Dr. Ahmet Polat
Hasetlik II
Yayınlanma:
Haset ve Hasetçilere Karşı Alınabilecek Tedbirler
- Allah’ın rahmetine sığınma,
- Tevekkül, Felak ve Nas Sureleriyle istiaze, dua ve zikir,
- Bir şekilde duyulacağından atanma, terfi, mülk edinme gibi müjdeli haberleri reklam yapıyormuşçasına dillendirmeme,
- Elde edilen dünya nimetlerini (insanların gözlerine sokuyormuşçasına) ifşa etmeme,
- Hayat felsefemiz; gelip geçici olan ve de Allah katında kıymeti bulunmayan mal, mülk, şöhret gibi dünyevi nimetler üzerine değil de “Allah’a kul olabilme” merkezli kurgulanmalıdır,
- Hasetçiliği bilinen kişiye karşı kötülük yapmama,
- Rukye,
- Hasedin kötülüğünü anlatma ve haset hakkında şuurlandırma,
- Dünyadan yüz çevirme (züht hayatı yaşama),
- Allah’ın taksimatına rıza gösterme,
- Nimet bakımından bizden daha aşağıda olan insanlara bakarak eldeki mevcut nimetlere kanaat gösterme,
- Mali gücü yerinde olanlar; zekât, sadaka ve kurban gibi infaka yönelik ibadetlerle paylaşmayı, paylaştıkça mutlu olmayı içselleştirmelidir,
- Fakirlik ve zenginliğin imtihan olduğunu içselleştirme,
- İslâm kurallarını yaşama
Konunun anlaşılması bakımından hasetle ilişkili bazı kavramları izah etmek yerinde olacaktır: Gıpta (İmrenme): Başkasının sahip olduğu nimetlere, kötü niyet taşımadan kendisinin de elde etmesini arzulamasıdır.
- Münafese: Başkasının sahip olduğu nimetleri elde etme adına çaba göstermeye ve olumlu bir rekabet içine girmektir.
- Kıskançlık: Esasında, hasetlikle kıskançlık birbirlerinin yerine eş anlamlı olarak kullanılsa da ayrı mana taşımaktadır. Haset iki kişi arasında gerçekleşirken, kıskançlıkta ise kıskanan, kıskanılan ve de kıskanılan şey olmak üzere üç unsur mevcuttur. Kıskançlık, “eldeki mevcut şeyin kaybedilme korkusudur.”
- Nazar: Bir şeye özenme, imrenme veya kıskançlıkla bakan kimsenin bakışlarıyla zarar verecek şekilde onu etkilemesi.
- Başkasının kötülüğüne sevinme: Almancada "Schadenfreude" olarak adlandırılan ve başkasının başına gelen talihsizlik veya acıdan zevk alma anlamına gelen bir duygudur ki, bizim kültür ve medeniyetimizde yeri yoktur.
Nasıl ki, yanlış saat günde iki defa doğruyu gösteriyorsa, haset de bize kendi konumumuzu gösterir. Diğer bir deyişle, başkalarının başarısını gördüğümüzde, dünya ve ahiret işlerinde kendi konumumuzu ve daha da çok çalışmamız gerektiğini gösteren ayna mesabesindedir haset.
Şu hâlde, nefsimizi terbiye edip haset etmekten ve hasetçinin şerrinden Hz. Allah’a sığınmaktan başka bir şey gelmiyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.