Büyük birader Rusya mı?

Dünya bir savaş alanına dönüşürken insan nereye sığınacak? 

Rusya Hükümeti, WhatsApp'a erişimi engellediğini resmi olarak açıkladı.

 Moskova Hükümeti, yerel yasalara uymadığı gerekçesiyle WhatsApp'ı kaldırdı. Aynı zamanda İnstagram, X ve Facebook'ta Rusya'da kullanılmıyor. 

WhatsApp'ı kullanmayan tek ülke  Rusya değil, Çin'de kullanmıyor. 
 
Rusya kendi programları olan Max adında bir uygulama sunuyor  halkına, ama tamamen devlet kontrolünde olan bir uygulama. Kullanıcıların bilgilerine devletin istediği an ulaşabileceği bir uygulama, sosyal ağ.

Yani dijital özgürlük ile devlet kontrolü arasında bir denge söz konusu. Gündem teknoloji ama mesele teknoloji değil.

Devlet, güvenliği konuştu.
Şirket, gizliliği savundu.
Uzmanlar, şifrelemeyi tartıştı. 

Konu öyle derin ki, her açıdan insana dokunan bir yanı var. Ve insan yaşadığı onca şeyden sonra tabiri caizse öküz altında buzağı arar oldu. Herkesin haklı olduğu bir düzende ucu insana dokunan kararlar. Ve yine, yeniden bir tartışma gündeme oturdu.

Böylesine ultramodern bir çağda insan gerçekten yalnız kalabilir ve  korunabilir mi? 

Bütün teknolojik sistemlerin insanı kontrol etmek üzere tasarlandığı bir dünyada aklıma George Orwell'ın taa o zamandan bu zamana seslenen ölümsüz eseri, 1984 kitabı geldi.

George Orwell'ın kitabında bir kule vardı. Bir göz. Sürekli bakan, gözetleyen. Bugün kule yok. Ekran var. Veri merkezleri var. Sunucular, algoritmalar var. Yani artık Büyük Birader tek değil. Herkes "Büyük Birader" olmak istiyor. Ya da "Büyük Biraderlere" kafa tutuyor. 

Aslında sorulması gereken o kadar çok soru var ki!
 
İzleniyor olmak mı korkutucu, yoksa izlenmeye alışmak mı? 

Rusya bu kararı alırken, devlet aklı ile hareket ediyor.
 
Devlet aklı, güvenlik ister.
Güvenlik, düzen ister.
Düzen ise kontrol ve itaat ister.

Hobbes diyor ki: "İnsanlar güvenlikleri için özgürlüklerinin bir kısmını devlete devreder." 

Locke der ki: "Devlet, hakları korumak için vardır; yok etmek için değil."

Maalesef dünya bir savaş alanına döndü. Üstelik bu savaşlar siber saldırılar, görünmez ağlar, veri akışları üzerinden yürüyor. Casusluk ezelden beridir ülkelerin kendilerini korumak ve güçlerini devam ettirmek için değişmez silahlarıdır. Özellikle Rusya gibi bir ülke için. 

Şunu hepimiz biliyoruz ki, sınırları belirleyen şey satırlar arasına gizlenmiş kodlar.

Devlet aklı her zaman daha farklı işler elbette. Ben varoluşsal açıdan yaklaşmak istiyorum konuya. 

İnsan sadece korunması gereken değil; aynı zamanda özgür bırakılması gereken bir varlıktır. 

Sürekli gözetlendiğini düşünen bir bilinç değişir. Her şeyi kontrol eder; çünkü sürekli kontrol şüphe doğurur. Bir süre sonra insan başta eleştirdiği şeyi yaşarken ve savunurken bulur kendini. Kendi polisimiz kendimiz oluruz. 

Rusya'nın böyle bir kararı almasını önceli olarak güvenlik ilkesine  dayandırabiliriz. Çünkü dünya güvenli bir yer değil. Mevcut pozisyonunu korumak isteyebilir. Rusya dünya tarihinin en büyük ajanlarına sahiptir. Oluşabilecek zaafiyatlar için tedbir alabilir. Hakkı var. Tecrübesi var. Aynı zamanda Soğuk Savaş Dönemi'ni yaşamış bir ülke. Burada işte devlet aklı devreye giriyor. 

Romantik bir saflıkla meseleye bakmadığını düşünüyorum. Terör var, savaş var, siber savaş var, istihbarat savaşları var. 

Hiçbir devlet risk olsun, özgürlük yeter bize, diyemez. 
Hiçbir toplumda güvenlik olsun, özgürlük feda edilebilir diyemez.  Çünkü devletleri ve toplumları ayakta tutan temel mesele, güvendir. 

Yasaklar arttıkça yatay eksende güven azalır. Güven azalınca, tıpkı 1984 kitabındaki gibi, insanlar birbirini ihbar eder, şüphe artar ve hatta çocuklar ebeveynlerini bile şikâyet eder. 

Onca soruya verilecek onca cevap da vardır elbette. Belki de cevap tam bir uçta değildir.

Ne mutlak gözetim ne de mutlak başıboşluk.

Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? 

Rusya'nın aldığı bu karara bakış açınız nedir? 

Kendini ve halkını güvenceye almış mı dersiniz? 

Ya da insan haklarının ihlali olarak mı görürsünüz?

Yorumu sizlere bırakıyorum. 

"Aslında hiçbir şey yasadışı değildi; çünkü artık yasa diye bir şey yoktu." George Orwell- 1984

Keyifli okumalar diliyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
M.Bilge Demir Arşivi

İtirazım var!

03 Şubat 2026 Salı 12:40

Bozkırı Yeşerten Kadınlar

29 Ocak 2026 Perşembe 15:48

Çocuk Çeteleri

16 Ocak 2026 Cuma 11:12

Bir Boşluk Meselesi

07 Ocak 2026 Çarşamba 12:56

Sosyal Kurban!

19 Aralık 2025 Cuma 10:01

Çöp Atma Adım At!

16 Aralık 2025 Salı 11:10

Coğrafya Kader Midir?

08 Aralık 2025 Pazartesi 10:08

İsimlerin 0rmanı

26 Kasım 2025 Çarşamba 10:27

MKE A.Ş ağaç dikim etkinliği

18 Kasım 2025 Salı 12:20

Amasyalı Nakkaş Ferhat

13 Kasım 2025 Perşembe 15:00