Likya Yolu'nda!

Kitaplı bir gezginin not defterinden!

"Yolculuk, önce seni sözsüz bırakır, sonra da iyi bir hikâye anlatıcısına dönüştürür." Ibn Battuta

Bazı yollar vardır; insanı bir yere değil başka bir zamana götürür. Likya Yolu da onlardan biridir.

Ve ben o defterin sayfalarına kendi kelimelerimle geçmişin gölgesinden bugüne sızan bu kadim yolu yeniden düşmek istiyorum. 

Bu yol yalnızca taşların, patikaların, kayalıkların birbirine bağlandığı bir hat değildir. Antik kentlerin sessizliğini, denize bakan kayıp şehirlerin hafızasını, bir zamanlar yaşayan insanların nefesini taşır.

 Likya, bir uygarlığın adı olduğu kadar bir yaşam biçimidir de; dağla denizin arasına sıkışmış ama asla sıkışmamış, aksine yayılmış bir kültürün izidir. Bu yollarda yürüyen biri, yalnızca doğayı değil, zamanın katmanlarını da adımlamış olur. 

 Bana göre, bütün bunlardan daha mühim bir meseleye dikkatinizi çekmek istiyorum. Likya Yolu'nun modern anlamda yeniden hayat bulmasında etkili olan bir isim var: Kate Clow. İngiliz asıllı, Türkiye'yi benimsemiş bir gezgin ve araştırmacı. O bir kadın.

"Bir yolculuğun en iyi ölçüsü katettiğin kilometre değil, yolculuk sırasında edindiğin arkadaşlardır." Tim Cahill

Bir kadının geçmiş zamanlardan şimdiki zaman arasında nasıl bir köprü olduğunu her adımımımda hissettim. Saygı duymamak mümkün değil. 

Kate Clow, taşların arasındaki sessizliğe eşlik etmiş ve onların dili olmuş. Ve Likya Yolu gibi bir rotayı işaretlemiş. Bugün Likya Yolu'nu yürüyen binlerce insan varsa, bu birazda onun azmi, sabrı, inadı ve emeği sayesindedir.


Likya Yolu Fethiye'den Antalya'ya uzanan Antik Likya kentlerini birbirine bağlayan, Türkiye'nin ilk uzun mesafeli yürüyüş rotasıdır. Tarihi patikaların işaretlenmesiyle oluşturulan bu 500 km'lik rota, dünyanın en iyi 10 yürüyüş rotasından biri olarak kabul edilir. Tarih, doğa ve eşsiz Akdeniz manzaralarını birleştirmesi nedeniyle önemlidir. 

"Gittiğin yerlerden sadece iyi hatıralar al ve sadece ayak izlerini bırak." Chief Seattle

Likya aslında coğrafyanın şekillendirdiği bir uygarlık. Ve bu coğrafya, sıradan bir coğrafya değil. 

Bir yandan Toros Dağlarının sert ve geçit vermeyen yapısı, diğer yandan Akdeniz'in açık ve ticarete elverişli kıyıları ve bu iki zıtlık Likya'yı doğrudan etkilemiştir. 

Dağlar Likyalıları küçük ve bağımsız şehirler halinde yaşamaya itmiştir. 

Denizler ise onları dış dünyaya açmış, ticaretle ve farklı kültürlerle de tanıştırmıştır. 

Tarihi ve Kültürel mirasımızın kökleri M.Ö 2000'li yıllara dayanmaktadır. Antik Likya sadece yürüyüş rotası olmaktan çok fazladır. 

"Her şey kötüye gittiğinde kendine bir tatil ısmarla." Betty Williams

Kırıkkale'nin en vizyonlu Dağcılık Klubü olan Bozkır Dağcılık Doğa Sporları ve Spor Kulübü  doğaseverlere tarifi mümkün olmayan hazlar yaşatmıştır. Klubümüzün Kurucusu olan Mehmet Dim ve Tuna Kavak hocamıza ve bu anlamlı etkinliğe eşlik eden tüm katılımcı doğasever arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. 

Kıymetli Cemal Zerepcan hocamız Dağcılık konumundaki profesyonelliği ile Likya Yolu'nda bizlere eşlik ederek, şeref vermiştir. Tekrar teşekkür ederiz Cemal Hocam. 

"Ne kadar uzağa gidersem kendime o kadar yakınlaşıyorum." Elizabeth Gilbert

Likya dağ ile deniz arasına sıkışmış bir şehir değildir; ikisinin arasında biçimlenmiş bir uygarlık.  Sert kayalıklar onları bölmüş,  Akdeniz ise dünyaya açmış. Bu yüzden bu yol inişli çıkışlı, sert ama büyüleyicidir.

"İyi bir gezginin sabit planı ve varmaya niyeti yoktur." Lao Tzu

Likya'ya dair söylenecek sözler, yazılacak yazılar bitmeyecek. Ben bu yazımı Kate Clow'a ithaf ediyorum.

* Çünkü bazen bir kadın bir yolu değil, insanın bakışını da değiştirir. 

•Çünkü kadının gücü bağırmakta değil, unutulmuş yolları yeniden görünür kılmaktadır. 

•Çünkü kadın sadece bir yol açmaz. Dünyaya ayak izini bırakır. Başka kadınlara- insanlara ilham olsun diye. 

Likya Yolu; ticaretin izini süren tüccarlara, fikirlerini taşlara kazıyan insanlara, inançlarını dağlara taşlara emanet eden topluluklara uzanır.  

Biz de bu yolun yolcusu olduk, sıra bunu başka yolculukların rotası olsun diye yazmakta! 

İlham olması dileğiyle, keyifli okumalar diliyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
M.Bilge Demir Arşivi

Zamanın Demi Bir Bardakta Zaman

17 Nisan 2026 Cuma 10:00

Bir Gezginin Hafızası

02 Mart 2026 Pazartesi 11:06

Büyük birader Rusya mı?

13 Şubat 2026 Cuma 13:24

İtirazım var!

03 Şubat 2026 Salı 12:40

Bozkırı Yeşerten Kadınlar

29 Ocak 2026 Perşembe 15:48

Çocuk Çeteleri

16 Ocak 2026 Cuma 11:12

Bir Boşluk Meselesi

07 Ocak 2026 Çarşamba 12:56