M.Bilge Demir
Yaz mevsimi kabusu: Sivrisinekler
Yaz mevsiminin gelmesiyle ortaya çıkan ve bize eşlik eden olmazsa olmazımız sivrisinekler.
Bizlere itici gelen bu canlılara, Bill Gates epeyce kafa yormuş. Öyle ki Kolombiya'daki Sinek Fabrikası'nda her hafta genetiği değiştirilmiş, 30 milyon sivrisinek, 11 farklı ülkeye dağıtılıyor.
İyi niyetle kurulduğu iddia edilen bu tesis, sivrisinekleri daha az hastalık yayıcı hale getirmeyi amaçlıyor(muş). İyi niyetli mi yoksa dünya nüfusunu azaltmak için planlanmış yeni bir salgın mi bekliyor bizi, bilemiyorum. İlerleyen yıllarda hep beraber göreceğiz, iyi niyetli bir girişim olmasını dilerim çünkü sivrisinekler yüzünden her yıl dünyada binlerce insan hayatını kaybediyor.
Evrende var olan her şey bir amaca hizmet etmek üzere yaratılmıştır. Bugün de benim yazıma konu olan bu canlılar hakkında epeyce bilgiye sahip oldum.
Sinekler, sivrisinekler ekosistemimizdeki yüzlerce türün temel besin kaynağıdır.
Kuşlar, kurbağalar, örümcekler hatta bazı bitkiler sineksiz yapamaz. Ayrıca, sinekler özellikle de sivrisinekler sıtma, zika, sarıhurma gibi birçok hastalığın yayılmasına da neden olurlar.
Küresel ısınma nedeniyle artan sıcak hava dalgası, sel, aşırı yağış, kuraklık gibi ekstrem hava olayları da sivrisineklerin anormal bir şekilde çoğalmasına neden oluyor. Aşırı yağış, sulak alanlar sivrisinekler için biçilmiş kaftan.
"Bizden başka canavar yok belki ..."
SİNEKLERİN TANRISI
Doğal yaşamın işleyişine müdahale edersek eğer o da ziyadesiyle karşılık verir bize hem de hiç affetmez.
Sivrisinekler, ekosistemin dengesini korumada önemli bir rol oynarlar. Özellikle larvaları, suda yaşayan organizmalar için temel bir besin kaynağıdır . Aynı zamanda sivrisinekler kuşlar ve yarasalar gibi bazı canlılar için de besin zinciridir.
Yumurta ve tam olmamış formları bazı hayvanların beslenme ihtiyacını gideriyor. Sivrisineklerin en önemli etkilerinden birisi de suya yakın bitkilerde tozlaşmaya yardımcı olmasıdır.
Aslında doğaya yararı bulunan canlılardır . Birçok bitki, meyve ve sebzede polenleri taşıyarak döllenmeye yardımcı olurlar. Tabi biz işin bu kısımlarını pek bilmek istemiyoruz.
Doğa ile neden-sonuç ilişkisi içinde yaşayan bu canlıların insanlarla arası pek iyi değil.
Peki bize sempatik gelmeyen sivrisineklere, biz neden sempatik geliyoruz?
Neden durup durup gecenin bir vakti kulağımızın dibinde bir vızz sesi ile sersemliyoruz, telaşa düşüyoruz?
Dişi sivrisinekler, yumurta üretmek için gerekli proteinleri kan emerek karşılarlar ve avını bulmak için antenlerle karbondioksiti tespit ederler. Kirli kanı emmediklerini de söylemeliyim.
Özellikle de hayvan ve insan nefeslerinden çıkan karbondioksiti bulmakta tam bir profesyoneller. 50 metre uzaklıktan karbondioksit kokusunu alabiliyorlar.
Karbondioksit dişi sivrisinekleri konak aramaya başlamaları için uyarır. Ve insanların başlarının etrafında uçar dururlar çünkü karbondioksit en fazla bu bölgeden dışarı atılıyor. Ve biz ne kadar rahatsız olursak olalım onların yaratılışının gereğidir böyle davranmaları.
Neden gece ısırırlar?
Çünkü terdeki laktik asit ve diğer maddelerin kokusunu alabilen bu canlılar, avına gece daha kolay ulaşabiliyor. Gece çok terliyorsak onların avı olmaktan kurtuluşumuz yok.
*Laktik asit: Vücudun ve kasların ürettiği organik bir asittir.
Peki nasıl tedbirler alırsak rahat uyuruz?
Tamamen metabolizmamizla ilgili. Sivrisinekler bizim algılayamadığımız ve yaydığımız kokulara geliyor. Yediğimiz içtiğimiz yiyeceklerin kanımızda oluşturduğu ya da kaslarımızın ürettiği laktik asit, karbondioksit... onlar için cezbedici. Yani bizim bilmediğimiz bir mekanizma onları çekiyor.
Hafifletici bir neden yok mu derseniz var ama ne kadar etkili olur bilemiyorum.
Örneğin, nevresim takımlarımızı ve kıyafetlerimizi açık renk tercih edebiliriz. Derisi ince olan insanlar av olmaya daha müsait olduğu için cildine limon yağı, okaliptus yağı, karanfil yağı, tarçın yağı gibi doğal yağlar sürebilir. Yurt dışı çalışmalarında, bu yağların olumlu sonuçlar verdiği gözlenmiş. Doğal karışımların iyi bir sivrisinek kaçırıcı olduğu tespit edilmiştir. Lavanta kokusunun pek faydası olmadığı iddia ediliyor.
Alacağımız ufak tefek önlemler ile uykumuzu ve yaşamımızı belki de daha kaliteli hale getirebiliriz.
" Düşüncelerini dile getirecek sözcüklerden yoksun olduğu için, belli belirsiz kalan, bir yığın karmakarışık düşüncelere daldı. Kaşlarını çattı, bir daha düşünmemeye çalıştı."
SİNEKLERİN TANRISI
Konusu değil ama ismi bu haftaki yazıma uygun olan bir kitaptan alıntı yaparak herkese keyifli okumalar diliyorum.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.