Ekrem Özdemir
OSMANLI’DA ŞEHZADELER VAK’ASI VE HÜRREM SULTAN’IN ENTRİKALARI
Sevgili Okuyucu,
Bu hafta size “Muhteşem Yüzyıl” dizisinden de halkımızın ilgisini çekmiş olan Şehzadeler Vak’ası’ndan bahsedeceğim şöyle ki:
Ortada bir veraset kanunun olmadığından Kanuni Sultan Süleyman’ın yaşı ilerledikçe oğulları arasında da endişe artmış idi. Şehzadeler vak’asının yaşandığı dönemde Kanuni Sultan Süleyman, günümüze göre değerlendirecek olursak pek de yaşlı sayılmayacak bir yaşta yani 60 yaşında idi.
1553 senesinde Kanuni Sultan Süleyman’ın en büyüğü Şehzade Mustafa olmak üzere Selim, Bayezid, Cihangir isimlerinde dört oğlu vardı. Mustafa 39 yaşında, Selim 30, Bayezid 28 ve Cihangir ise 23 yaşlarında idiler. Konya’da vali olarak bulunan Şehzade Mustafa Manisa’da doğmuş olup hem sima ve hem de vücut yapısı olarak dedesi Yavuz Sultan Selim’e çok benzemekte idi.
Şehzade Mustafa, iyi eğitim görmüş ahlaki sağlamlığı ve ciddiyeti ile hem yeniçeriler ve hem de münevver zümre tarafından çok sevilmekte idi. Dolayısıyla hem yaşı itibariyle ve hem de bu özelliklerinden ötürü hükümdar olmaya en yakın şehzade idi. Fakat Hürrem Sultan bu vaziyete karşı çıkmakta idi.
Şehzade Bayezid, Mehmet, Selim ve Cihangir bilindiği üzere batılı kaynakların Rokzalan dedikleri ve bizim kaynaklarda Hürrem Sultan diye bilinen Kanuni Sultan Süleyman’ın baş kadınının oğulları idi. Şehzade Mehmet ve Şehzade Cihangir Sultan Süleyman’ın sağlığında vefat etmişlerdir. Hürrem Sultan, oğullarından Şehzade Bayezid’i padişah yapmak için el altından faaliyetlere başlamıştı.
Hürrem Sultan’ın Entrikaları
Hürrem Sultan, güzelliğinden dolayı padişahın kendisinin tesir altında olduğunu pek iyi biliyor ve bunu da kullanmaktan çekinmiyordu. Bayezid’in padişah olabilmesi için Şehzade Mustafa’dan mutlaka kurtulmak gerekmekteydi. Ancak vezir-i azam İbrahim Paşa Şehzade Mustafa’nın hükümdarlığı hususuna daha yakın ve taraftar olduğundan ilk önce ondan kurtulması icap ediyordu ve saltanat içinde İbrahim Paşa aleyhindeki faaliyetlerden haberdardı ve bunlardan istifade ederek İbrahim Paşa’yı ortadan kaldırmaya muvvaffak oldu.
Sıra Şehzade Mustafa’da idi, Manisa’da sancak beyi bulunan Mustafa’nın önce yerini değiştirdi, önce Amasya’ya ve daha sonra da Konya’ya nakledilmesini sağladı. Damat Rüstem Paşa ile iş birliği yaparak Şehzade Mustafa’nın İran Şahı ile mektuplaştığını ve Mustafa’nın imzasını taklit ederek sahte mektuplar tertip ediyor ve bununla da padişahı iğfal ediyordu. İran Şahı üzerine sefere çıkan Damat Rüstem Paşa, Aksaray’a vardığı sırada güya başlarından padişah olmadan askerin sefer gitmeyeceği haberini İstanbul Padişaha arz etmek için adam yolladı ve emir bekledir. Bu ara da Şehzade Mustafa hakkında olmadık şaialar yayıyorlar ve yeniçerilerin sefere çıkmayan padişahı hal ederek Şehzade Mustafa’yı tahta geçireceklerini de ima ediyorlardı.
Bunun üzerine Kanuni Sultan Süleyman, Damat Rüstem Paşa’yı geri çağırdı ve kendisi bizzat İran seferine çıktı. Şehzade Bayezid’i de Rumeli taraflarını muhafaza için Edirne’ye gönderdi. Manisa valisi bulunan Şehzade Selim babasının çadırına gelerek el öptü ve sefer katılmak için hazır olduğunu bildirdi. Şehzade Mustafa’da Konya valisi bulunması münasebetiyle sefere katılmak üzere orduya iltihak ederek çadırını kurdurdu. Bu vaziyet alındıktan sonra ileri gelen devlet adamları Şehzade Mustafa’nın çadırına gelerek el öpüp konuşmaları üzerine Mustafa’da el öpmek üzere babasının çadırına gelmek üzere yola çıktı. İleri gelen devlet adamları Şehzade Mustafa’ya eşlik ederek çadıra kadar getirdiler. Mustafa çadıra girdiği vakit babasını göremeyince şaşkınlık içinde kaldı. O sırada çadırda hazır bulunan yedi adam Şehzade Mustafa’nın üzerine çullanarak boğmaya çalıştılar fakat muvaffak olamadılar ve Şehzade ellerinden kurtularak çadırdan çıkıp kaçarken saray hademelerinden Zal Mahmut Ağa isimli kişi arkasından yetişerek boğuşmaktan yorgun düşen Mustafa’yı altına alarak boğdu. Bu Mahmut Ağa daha sonra vezir olup İstanbul Eyüp de cami, medrese ve imareti bulunan Zal Mahmut Paşa’dır.
Şehzade Mustafa’nın ölüm haberi asker arasında süratle yayıldı ve yeniçeriler buna sebep olanların cezalandırılmasını istediler ve Damat Rüstem Paşa vezir-i azamlıktan azlolunarak yerine Kara Ahmet Paşa tayin edildi. Şehzade Mustafa’nın katledilmesi üzerine Taşlıcalı Yahya Bey, çok acıklı bir mersiye yazmış bu mersiye asker arasında üzüntü duyularak uzun müddet okunmuştur. Yahya Bey bu mersiyesinde
“Getirdi arkasını yere Zal-ı devri zaman
Vücuduna sitem-i Rüstem ile irdi ziyan”
Diyerek Zal Mahmut Paşa’nın ve Rüstem Paşa’nın Şehzade Mustafa’nın katilleri olduklarını beyan etmiştir. Günümüzde bu iki katilin türbesi ve camii Müslümanlar tarafından ziyaret edilerek onlara bilmeden fatiha okunmaktadır.
Hürrem Sultan’ın ana baba bir iki oğlu kalmıştı. Bunlar Şehzade Bayezid ve Selim, Hürrem Sultan Kanuni Sultan Süleyman’a benzeyen oğlu Bayezid’i çok severdi ve onun hükümdar olmasını arzu ederdi. Ölümüne kadar da her iki şehzadenin birbirleriyle iyi geçinmelerini de temin etti. Ancak ömrü bunu kimin hükümdar olacağını görmeye yetmedi ve 1558 senesinde vefat etti. Şehzade Bayezid yüksek kültüre sahip, şair ve aynı zamanda mütevazı, iyi ahlaklı cesur ve cömertliği sayesinde herkes tarafından sevilmekteydi. Şehzade Mustafa’nın ölümünden sonra hükümdar olmaya en yakın kişi idi. Hürrem Sultan sağ olabilseydi bu husus belki de gerçekleşecekti.
Annelerinin vefatı iki kardeşi birbirine düşürdü. Bu geçimsizlik sebebiyle Şehzadelerin valilik yaptıkları yerler değiştirildi ise de Bayezid’in İstanbul’a yakın olan Kütahya valiliğinden alınarak Amasya’ya nakledilmesini kabul etmedi ve gitmek istemedi. Şehzade Selim ise padişah fermanına itaat ederek Manisa valiliğinden derhal ayrıldı ve Konya’ya hareket etti. Her iki Şehzadeye nasihat etmek üzere Şehzade Selim’e Sokullu Mehmet Paşa, Bayezid’e ise Pertev Paşa gönderildi.
Bu dönemde yani Şehzadelerin mücadeleleri esnasında Rüstem Paşa yine vezir-i azam rütbesiyle görev başında idi. Şehzade Selim’in hizmetinde olan Lala Mustafa Paşa Rüstem Paşa’dan hiç hazzetmediği için Şehzadelerin bu tartışmasına dahil olmuş ve Selim’in iktidarını temin için ve Şehzade Selim’in de iznini alarak Bayezid’i iğfal edecek mektuplar göndermiştir. Şehzade Bayezid daha önce kendi maiyetinde bulunan Lala Mustafa Paşa’ya güven duyduğu için hiç çekinmeden her şeyi yazıyordu.
Lala Mustafa Paşa’nın Entrikaları ve Sonuç
Lala Mustafa Paşa’nın ikili oynaması ve entrikaları meyvesini vermeye başlamıştı. Durumu seyreden Rüstem Paşa ise Şehzade Mustafa olayında dolayı lekeli olduğu için hükümdar olmasını istediği Bayezid’e karşı bir yapamadan hadiseleri seyretti.
Nihayet birçok hileli mektup ve hareketlerden sonra Şehzade Bayezid, birçok kuvvet toplayarak kardeşi Şehzade Selim’in üzerine yürüdü ve Konya muharebesinde evvela galip gelmiş ise de sonradan bozularak Amasya’ya kaçtı. Bayezid, babasına ve kardeşine karşı asi durumuna düşmüştü bir kere. Lala Mustafa Paşa’nın kendisini iğfal ettiğine vakıf olup babasına affı için mektuplar yazdı ise de bunlarda yolda Lala Mustafa Paşa’nın eline geçtiğinden imha edildi ve padişaha ulaşamadı. Babasına derdini bir türlü anlatamayan Bayezid, karısın Amasya’da bırakarak 4 oğlunu yanına alıp İran Şahına sığınmak için yola çıktı ve arkasından şiddetle takip edildiyse de yakalanmadı. Hatta Erzurum Beylerbeyi Ayas Paşa Bayezid’i koruduğu için idam edildi. Bayezid kendisini takip eden Osmanlı kuvvetlerini yendikten sonra Revan valisi Şahkulu Sultan’a iltica etti. Kanuni Sultan Süleyman İran Şahı’na mektup yazarak Şehzade Bayezid’in teslimi ya da idam olunmasını ısrarla istemiş bu hususta üç defa heyet gidip gelmişti. Hatta padişahın dışında Şehzade Selim dahi rakibinden kurtulduğu için İran Şahı’na heyet ve hediyeler yolladı.
Nihayet üçüncü defa İran’a heyet olarak giden Van Beylerbeyi Hüsrev Paşa, ve heyet İran Şahı’nı ikna ettiler ve Şehzade Bayezid’i teslim aldılar ve hemen oracıkta 4 oğluyla birlikte boğdular. Cesetler Anadolu’ya getirilerek Sivas’ta defnedildi.
Annesi Hürrem Sultan’a benzemesi münasebetiyle “Sarı Selim” lakaplı Şehzade Selim Osmanlı devletine Kanuni Sultan Süleyman’dan sonra padişah oldu ve tahta oturdu. Hürrem Sultan ne Şehzade Selim’in tahta çıkışını ve ne de çok sevdiği Şehzade Bayezid’in ve torunlarının öldürülmesini göremeden vefat etmiştir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.