OSMANLI İMPARATORLUĞU’NDA SULTAN İBRAHİM DÖNEMİ -1-

Kıymetli Okuyucu, önceki yazılarımızda da izaha çalıştığımız gibi, Sultan Murad kardeşlerini öldürttükten sonra Osmanlı saltanatına varis olarak şehzade İbrahim hayatta kalmıştı. Sultan İbrahim’in hayatta kalması validesi kösem sultanın sayesinde olmuştur. Bu rivayet kesin olmamakla beraber Sultan Murad, kardeşi İbrahim’i de öldürtmek için Şeyhülislam Yahya Efendi’den fetva almasına rağmen bunda muvaffak olamamıştır. Zira hem hastalığı çok ilerlemiş ve hem de biraz önce de bahsettiğimiz gibi valide sultan buna mani olmuştur. Sultan Murad’ın oğullarının küçük yaşta ölmüş olmaları ve hayatta başka şehzadenin olmayışı da Sultan İbrahim’i tahta varis yapmıştır.

Tahta Geçmesi İçin Zor İkna ve Ölüm Korkusu:

Sultan İbrahim’in şehzadelik dönemi Osmanlı sarayının en karışık ve çetrefilli dönemine rastlar, Babası Sultan Ahmed’in genç yaşta ölmesi, amcaşı Birinci Mustafa’nın akıl hastası olmasının getirmiş olduğu bunalımlı dönem, Ağebey’i Genç Osman’ın tahtan indirilerek feçi şekilde öldürülmesi, Sultan Murad’ın saltanat döneminin ilk yıllarındaki akıl almaz zorluklar, daha sonra Sultan Murad’ın son derece sert ve kanlı olaylarla tedbir alması, bütün bu zor yıllardaki şahit olduğu hadiseler kardeşleri Bayezid, Süleyman ve Kasım’ın öldürülmeleri kendisinin de karşı karşıya kaldığı ölüm tehlikesi ister istemez Sultan İbrahim’in de ruh dengesini bozmuştur. En çokta ana baba bir kardeşi Kasım’ın öldürülmesi sıranın kendisine geldiği hissiyle kafes hayatında sürekli öldürüleceği endişesiyle yaşaması ve her kapının çalındığında cellatla karşı karşıya geleceği endişesi sinirlerini iyice bozmuştu.

Dönemin Sadrazamı Kemankeş Mustafa Paşa’nın tahta geçmesi için kapı ağasını kafese yollaması ve Sultan Murad’ın vefat ettiği haberini kendisine verdiğinde; öldürülmek için bir bahane zannıyla odasından asla çıkmak istememiş ve annesinin kendisini iknaya çalışması da sonuç vermeyince ancak Ağabey’i Sultan Murad’ın cesedini görmek istemiş ve cesedi görünce ikna olmuş ve tahta geçmiş ve biatları kabule başlamıştır. (9 Şubat 1640)

Kemankeş Kara Mustafa Paşa

Sadrazam Kemankeş Kara Mustafa Paşa, Sultan İbrahim’e ağabeyi Sultan Murad’tan miras kalmıştır. Paşa, devlet işlerinde son derece ciddi ve dürüst bir kişiliğe sahipti. Hatta bu sadaret makamını çok önceden yani Bayram Paşa’nın vefatından sonra hak ettiği halde Sultan Murad’ın yakın arkadaşları Silahtar Mustafa Paşa ve onun akıl hocası İbrahim Efendi’nin padişahı ikna etmesiyle Tayyar Mehmet Paşa’ya verilmiş ve Tayyar Mehmet Paşa’nın şehit olmasından sonra bu göreve getirilmişti.

Sultan İbrahim’in Osmanlı tahtında saltanatı 8 yıl sürmüştür. Bu dönem Sultan Murad dönemine nispeten gerek içte ve gerekse dışta daha sakin geçmiştir. Zira Sultan Murad’ın sert ve sıkı rejimi yerini daha serbest bir idareye bıraktı. Bunda da Sadrazam Kemankeş Kara Mustafa Paşa’nın almış olduğu mali disiplin sayesinde gerek İstanbul’da ve gerekse taşrada ciddi bir rahatlama görüldü. Her ne kadar Sultan İbrahim de ağabeyi IV. Murad gibi idareyi kendi eline almak istemişse de birtakım ruhi bunalımları bu pek fırsat vermemiştir. Bunda Kemankeş Kara Mustafa Paşa’nın da dirayetli ve ciddi devlet adamlığı göstermesi de büyük rol oynamıştır. Bu arada Silahtar Mustafa Paşa, Kemankeş Kara Mustafa Paşa ve IV. Murad arasında geçen bir hadiseyi anlatmakta devlet yönetimi ve ciddiyeti açısından önemli buluyorum. Kanaat ve takdir sizindir. Tarihçi Naima bu hadiseyi şöyle Nakleder:

“Bağdat seferi esnasında vezir-i azam Bayram Paşa, silahtar Mustafa Paşa’nın padişah yanındaki nüfuzunu görerek ona selam durmaya ve temenna göstermeye mecbur olmuş, padişaha arz etmiş olduğu evrakın bir suretini de Silahtar Mustafa Paşa’ya bildirip bu münasebetle onunla hoş geçinmeyi muvafık bulmuştu. Bayram Paşa’nın vefatından sonra sadrazamlık mührü Tayyar Mehmet Paşa verilip Kemankeş Kara Mustafa Paşa’da sadaret kaymakamı olarak tayin edilmişti. Kara Mustafa Paşa, Sultan Murad’a arz edeceği meseleleri, Silahtar Mustafa Paşa’ya bildirmeden doğrudan padişaha bildiriyordu. Silahtar Paşa, bu işe gücenerek Kara Mustafa Paşa’yı padişaha şikâyet etti. “Bu kulunuzu adam yerine komaz ve işlerine na mahrem addeder, yanında cürmümüz nedir?” dediğinde bunun üzerine Sultan Murad, Mustafa Paşa’ya hitap ederek: “Niçin Silahtarım tarafını ihmal edersin, bana yazdığını ona da yazmazsın” deyince Kara Mustafa Paşa, Sultan Murad’a hitaben:

Şevketli padişahım evvela bu kuluna bildir, Silahtar kulunun senin saltanatında ortaklığı var mıdır yok mudur? Eğer varsa emir padişahımın; her umuru ona da yazmak gerekir. Yok ise padişahım ben yalnız seni padişah bilirim, ancak sana yazarım ve layık olanı budur ki benimle padişahımın arasındaki muamele ve yazılışlar gibi sırlara katiyyen Silahtar ve gayrısı muttali olmaya ve illa ben hükümet ve vezaret edemem” diye karşılık verince bu açık sözlülükten memnun olan IV. Murad, Kemankeş Kara Mustafa Paşa’yı takdir etmiş ve bu yüzden Silahtar Paşa ile arası iyice açılmıştır.

Silahtar Mustafa Paşa’nın Gözden Düşmesi:

IV. Murad’ın ölümü padişahın etrafını çevirip türlü entrikalarla padişaha istediklerini yaptıran ve hatta padişahı içkiye alıştıran ve daha sonra da onuruna düzenlemiş olduğu bir ziyafette içmesini teşvik ederek yatağa düşüp ölümüne sebep olan Silahtar Mustafa Paşa ve avanesi için de zor günlerin ve yılların başlangıcı olmuştu.

Sadrazam Kemankeş Kara Mustafa Paşa’nın yeni padişah göreve başlar başlamaz ilk icraatı ve büyük hizmeti İranlılarla “Kasr-ı Şirin” anlaşmasını imzalamak olmasının yanı sıra müthiş hasmı Silahtar Paşa’yı da dize getirmek oldu. Paşa’nın bütün malları müsadere edildikten ve iyice bir hırpalandıktan sonra Temeşvar valiliğine tayin ettirerek İstanbul’dan uzaklaştırdı.

Silahtar Paşa, Temeşvar valiliğinden sürekli İstanbul’a gelmek için mektuplar yazdıysa da buna muvaffak olamadı. Son çare valide sultanında teşvikiyle Sultan Murad’ın kızı Kaya Sultan ile evlenip saraya damat olarak İstanbul’a gelmesinin önü kesilmek için Sadrazam Kemankeş Kara Mustafa Paşa, Silahtar Paşa’nın katledilmesi için emir verip ortadan kaldırdı. Ancak bu hadise valide Kösem Sultan ile Sadrazamın arasının açılmasına sebep oldu.

Mali Yapının Düzelmesi ve Devlete Çeki Düzen Verilmesi:

Sultan İbrahim göreve başladıktan kısa bir müddet sonra kendisine bazı raporların sunulmasını istemiştir. Buna göre sunulan raporlar doğrultusunda hareket etmeye de itina göstermiştir. Paranın ayarının bozulması neticesinde meydana gelen olumsuzları gidermek için ayarı düzeltilmiş yeni para basılmıştır. Daha sonra Anadolu’da umumi bir tahrir yapılmıştır. Olağanüstü hal vergisi olan avarız için esas alınacak hane sayılarının sağlıklı bir şekilde tespiti gerçekleştirilmiştir. Ocak mevcudunun yeniden ele alınarak ve gerçek sayılarına indirilerek maaşların muntazam ve tam olarak ödenmesi sağlanmıştır. Devlet maliyesi denk bütçeye kavuştu. Tersane işleri yoluna koyulup kanunla her sene belli bir miktar kadırganın donatılması temin edildi. Çarşı pazarda her şey bol miktarda bulunuyor ve fiyatlarda makul seviyelerde idi.

Padişahla sadrazamın uyumlu çalışması gerek İstanbul’da ve gerekse taşrada sukuneti ve huzuru getirmiş oldu. Zaman zaman padişahın tebdili kıyafetle dolaştığı ve görmüş olduğu uygunsuzlukları sadrazama bildirdiği ve bunların önlenmesi için teftişe çıkması gerektiği yolunda uyarılarda bulunduğu tarihçiler tarafından bildirilmektedir.

Devlette huzur ve sükunu sağlayan Sadrazam Kara Mustafa Paşa, sadrazamlık işlerine kimseyi karıştırmadığı ve kimseye müdahale ettirmeden iş gördüğü için gerek sarayda ve gerekse taşrada hasımları da çoğalmaktaydı. Zira aldığı kararlar devlet maliyesine yapışmış haybeden geçinenlerin işlerine de çomak sokmaktaydı. Zaten valide Kösem Sultan Silahtar Paşa’nın saraya damat olamamışından dolayı sadrazama diş bilemekteydi ve sadrazamın bütün hasımlarının arkasında da muhtemelen valide Kösem Sultan bulunuyordu.

Haftaya devam edeceğiz.

Selam ve Muhabbetle

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ekrem Özdemir Arşivi