Dr. Ahmet Polat

Dr. Ahmet Polat

Ölüm Gerçeği

İlmi çalışmalarımız ve vekâletle kurban organizasyonundaki görevimiz nedeniyle bir müddet birlikteliğimize ara vermiştik. Kaldığımız yerden devam edeceğiz inşallah.

Ölüm, hayatın karşıtı olup sözlükte “hayatın sona ermesi” anlamına gelir. Genellikle “ruhun bedenden ayrılması suretiyle kişinin maddî hayat kaynağını yitirmesi” şeklinde tanımlanmaktadır. Dünyaya gelen her faninin karşılaşacağı gerçektir ölüm. Hayat sermayesinin bittiği, ebedi hayat diye tanımlanan sonsuzluğa gidilen yolculuğun ilk durağıdır. Başka bir ifadeyle, ölüm bir son veya kurtuluş değil yeni bir başlangıcın adıdır.

Muhtelif ayet ve hadislerde, ölüm ve sonrası hayatta, daha az nedamet duyulmasına yönelik bazı tavsiyelerde bulunulmaktadır ki bunlar; planlı yaşama, yaşanan her bir şeyden öğüt alma, hayatı istikamet üzere sürdürmeye çalışma, kullukta bulunma, imtihanın şuurunda olma vd.

Yüce Allah’ın Kur’an’da vaad ettiği üzere hepimiz ölünce pişmanlık duyacağız. Daha az nedamet duyma adına, iyi yönlerimizi ön plana çıkarıp kötü yönlerimizi ise asgariye indirmenin çarelerini aramalıyız.

Ölüm; iyi sonlu ölüm (hüsnü hâtime) ve kötü sonlu ölüm (sûi hâtime) olmak üzere ikiye ayrılır. Kimi zaman yatağında uyku halindeyken ruhunu teslim edenleri gördüğümüz/duyduğumuz gibi kimi zamanlarda da sosyal medyada veya canlı olarak feci ölümlere tanıklık etmekteyiz. İşte bu tüyler ürpertici ölümlerle ruhumuzu teslim etmeme adına, kötü ölümlere sebebiyet veren halleri tanımalı ve bunlara karşı bazı tedbirler almalıyız. İnancı gereği ahiret endişesi taşıyan akıllı ve şuurlu mümin, ölüm ve sonrası için kabaca şu hazırlıkları yapmalıdır:

  • Karşılaştığı ve duyduğu ölümlerden ders çıkarma,
  • Yaşadığı çevreyle uyum içerisinde bulunma,
  • Kul hakkına girmeme, kalp kırmama/gönül yıkmama, bilerek-bilmeyerek işlediği günahların hemen akabinde tövbe ve istiğfarda bulunma,
  • İyi yerde ve iyi bir ölümle emanetini teslim etme düşüncesi,
  • Allah’tan korkarak yaşama, haramlardan sakınma,
  • İman ve takva üzerinde ölmek için Allah’a dua etme,
  • Hâl ve kâl diye tabir edilen söylem ve eylemlerimizin bir olması,
  • Belirli bir zamanla sınırlanan ömrü, salih amel ve iyilikler üzerine planlama vd.

Miras taksimatında, mal-mülk uğruna verdiğimiz mücadeleler, üç günlük dünya hayatında ihtiraslarımız uğruna kırdığımız kalpler, incittiğimiz onurlar veyahut da evlatlarımız arasında büyük/küçük-erkek/kız ayrımlarına gitmek ölüm gerçeği karşısında anlamsızdır. Zira yapıp ettiklerimizden, ahirette, hesaba çekileceğimizi düşündüğümüzde daha duyarlı davranmanın gerekliliğini içselleştiririz. Dolayısıyla kötü ölüme sebebiyet verebilecek halleri tanımalı ve bu doğrultuda tedbirler almalıyız. Kötü ölüme yol açan haller şunlardır:

  • Allah’tan ve Allah’ın koyduğu hükümlere yüz çevirme,
  • Allah hakkında suizanda bulunma,
  • Verilen nasihatlere kulak asmama,
  • Gurur, kibir, öfke, haset, kin gibi manevi hastalıkların kalbi sarması,
  • Muhtelif bahanelerle farzları erteleme veya yerine getirmede gevşeklik gösterme,
  • Zina, içki vb. günahları işleme,
  • Kul hakkına tecavüz, beddua alma ve kötü yolda yürümekte ısrar etme,
  • Hâl ve kâl (eylem ile söylem) arasında zıtlık,
  • Çok günah işleyerek kalbin kararması ve tövbeyi erteleme,
  • Yanlış ve hatada ısrar etme
  • Dünyanın cazibesine kapılıp ahireti unutma,
  • Ana babaya asi davranma,
  • Akraba ziyaretini kesme: (Miras taksimatı, alacak verecek gibi meseleler yüzünden ters düşmemiz, zihinlerimizde/gönüllerimizde onulmaz yaralar açtığını mazeret göstererek akrabalarımızla ilişkimizi kesmemiz hoş görülmemektedir. Öte yandan, “hak”; Allah’ın isimlerinden biri olması itibariyle ilahi adaletin tecelli edeceğini aklımızdan çıkarmamalı ve sıla-i rahim hususunda elimizden gelen gayreti göstermeliyiz.)

Toparlamak gerekirse, ölüm gerçeği karşısında uyanık davranmalı, iyi yerde ve iyi ölümle hayatımızı sonlanması için üzerimize düşenleri yerine getirmeye çalışmalıyız. Hz. Allah hepimize hüsnü hâtime nasip eylesin. Âmin.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Dr. Ahmet Polat Arşivi

Tersinden Okuma

20 Mayıs 2026 Çarşamba 10:14

Giyim Kuşamda Ölçü

27 Nisan 2026 Pazartesi 12:27

Mahremiyet

23 Nisan 2026 Perşembe 10:50

Yeme İçme Âdâbı

09 Nisan 2026 Perşembe 10:22

Yolun Başındaki Gençlere Tavsiyeler III

02 Nisan 2026 Perşembe 10:14