Dr. Ahmet Polat
Mukayese
Her kitap; (yazarı, muhtevası, hitap ettiği kitle vb. yönlerden) kendine has karakteristik özelliklere sahiptir. Yüce kitabımız Kur’an’ı Kerim de Hz. Allah tarafından gönderilen son kitap olması itibariyle, diğer semavi kitaplardan farklı özellikleri barındırmaktadır ki, bunlar İHL ve İlahiyatta, tefsir dersleri bünyesinde teferruatlıca anlatılır, işlenir.
Yüce Kur’an’ın karakteristik özelliklerinden birisi de “bir olayı işlerken (iyi/kötü, güzel/çirkin, nur/zulmet şeklinde) karşılaştırma (mukayese) yapmak suretiyle verilmek istenen mesajın, mantık çerçevesi dahilinde zihinlerde yer edinmesini sağlar.
Biz de 7 Ekim 2023’ten beri, neredeyse aralıksız devam eden Filistin’de yaşanan katliamı, insanlık dramına dikkat çekme ve farkındalık oluşturma gayesiyle, Kur’an’ın eşsiz üslubundan hareketle, mukayeseye çalışacağız.
Kalbinde zerre miskal vicdan ve merhamet bulunan bir insan, (neredeyse aralıksız) 18 aydır devam eden zulme sessiz kalamaz. Şayet bu zulüm, Müslümanlara karşı yapılıyorsa, imanımız gereği, her platformda duruşumuzu ve tavrımızı göstermeliyiz. Hatta daha da öteye giderek bulunduğumuz pozisyona/konuma göre bir şeyler yapabilmenin derdine düşmeliyiz. Elimizden hiçbir şey gelmiyorsa (ki, bu durum imanın en zayıf halkasıdır) kalben buğzetmeliyiz.
Adolf Hitler liderliğindeki Nazi Almanyası, II. Dünya Savaşı sırasında “Üstün (Aryan) Irk” görüşü doğrultusunda, Çingeneleri, Siyahileri, Slavları ve Yahudileri sistematik bir şekilde tasfiye etmeyi hedeflemiş, bu doğrultuda politikalar izlemiştir. Yahudilerin, sistematik olarak toplama kamplarında ağır işlerde çalıştırılması veya katliama maruz kalmaları da bu kabildendir.
Auschwitz Toplama Kampı’na alınan, her an ve her saniye ölümle burun buruna gelen, daha sonra da oradan sağ çıkarak psikiyatride ekol oluşturarak kişisel gelişime katkı sağlayan ve “İnsanın Anlam Arayışı” kitabını yazan Viktor Emil Frankl’ın (ö. 1997); yaşadığı ruh halinin bugün bin katı Gazze’de yaşanmaktadır.
Akıl ve vicdan taşıyan her bir insan, Gazze’deki feryadı duymazdan gelemez; masum sivil halkın, göz göre göre ölüme, açlığa ve çaresizliğe mahkûm edilişini kabullenemez.
Haydi imanı bir tarafa bırakalım, insanlık, insaf ve namus gereği aklı başında olan her bir kimse Auschwitz ve Filistin’i terazinin iki kefesine koysun; vicdanının sesini dinlesin, yarın çocuklarına/torunlarına gururla anlatacak bir hatırası olsun
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.