KIRIKKALELİLEŞTİREMEDİKLERİMİZDEN MİSİNİZ?

Kırıkkale’ye has birkaç sorun sırala deseler ilk olarak herkesin aklına bölgecilik gelir. Obalı, Keskin’li, Kırşehir’li olmak şeklinde tanımlanan aidiyetler kimi zaman hemşehrilik duygusunu pekiştirse de çoğu zaman kentlilik bilincinin önünde ciddi bir engel oluşturmaktadır. Bu dar ve yerel kimlikler üzerinden kurulan aidiyetler, şehrin bütününü sahiplenmeyi zayıflatmakta ve kentte ortak bir gelecek inşa etme iradesini törpülemektedir.

Kırıkkale, Cumhuriyetin sanayi yatırımlarıyla büyümüş bir kenttir. Demiryolu işçisinden silah sanayisine, göçle gelen nüfustan yerli halkına kadar bu şehir, farklı unsurların bir araya gelmesiyle var olmuştur. Ancak bugün hâlâ “bizden olanlar” ve “bizden olmayanlar” ayrımının yapılması, toplumsal bütünlüğü zedelemekte ve ortak bir kent kimliği yaratılmasını imkânsız hale getirmektedir.

Oysa ki bir kentin gücü, kendi iç dayanışmasında gizlidir. Bölgecilik, parçalanmış bir aidiyet yaratarak Kırıkkale’nin iç cephesini zayıflatmakta; dayanışma ve ortak hedef duygusunu yok etmektedir. Bu anlayış sürdükçe Kırıkkale’nin sorunlarıyla yüzleşmesi, gelişmesi ve geleceğe güvenle bakması mümkün olmayacaktır. Çünkü bölgeciliğin hakim olduğu yerde, kentlilik bilinci ve ortak sorumluluk duygusu kök salamaz.

Bölgecilik hastalığı en çok seçim zamanlarında görünür olmakta ve siyasetçiler kendilerini tanımlarken kim olduklarından ziyade nerde doğduğunu öne çıkarmaktadır. Adayların profili, projeleri, kariyeri yerine doğduğu köy üzerinden anılması sağlıklı bir bakış açısı değildir. Mesela Keskin’in bir köyünde doğan ancak hiç Kırıkkale’de yaşamayan birinin seçim zamanı gelip yönetici olması mı daha iyidir yoksa Kırıkkale’de doğmamış ama yıllardır Kırıkkale’de yaşayan birinin mi yönetici olması daha iyidir? Aidiyet bilinci doğumla mı kazanılır yoksa bir kente bağlılık hissetmekle mi? Belli bir köyde doğmak başarılı siyasetçi olmanın garantisi midir? Bu bakış açısıyla şehrin yakın tarihinde görev almış siyasetçilerin tamamının başarılı olduğu söylenebilir mi?

Bu sorular çoğaltılabilse de aslında cevapları bellidir. Kırıkkale bir an önce bu kısır döngüden kurtularak ortak bir ‘biz’ bilinci inşa etmelidir. Ortak bilinci ve birliktelik ruhunu inşa ederken öne çıkması gereken siyasiler ise parçalı bir görüntü vermekte ve asıl kendileri bir araya getirilmeye muhtaç görünmektedir. Siyasi hırs ve kaprislerden kaynaklı ortaya çıkan bu görüntünün tek mağduru Kırıkkale’dir.

Kırıkkale’nin ihtiyacı, hangi köyden, hangi ilçeden geldiğimizi değil; hangi şehir için yaşadığımızı ve çalıştığımızı hatırlamaktır. Kırıkkale’nin sorunlarıyla dertlenmek ve bu minvalde şehre katkı sağlamaya çabalamak, bu kente aidiyetin ve sorumluluğun en güçlü göstergesidir. Ancak bu bilincin kökleşmesiyle birlikte Kırıkkale, hem toplumsal bütünlüğünü güçlendirecek hem de geleceğe daha emin adımlarla yürüyebilecektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Dr. Hasan Kaya Arşivi

ADAY ENFLASYONU

26 Mart 2026 Perşembe 13:42

Değer Düşmanları

19 Mart 2026 Perşembe 11:42

Aynadaki aday

04 Mart 2026 Çarşamba 14:02

Milliyetçi misin? Ulusalcı mı?

18 Şubat 2026 Çarşamba 13:22

Hayırlı Cumalar Deterjanı

11 Şubat 2026 Çarşamba 12:39

Saç Örgüsü

04 Şubat 2026 Çarşamba 11:30

Yükselen Milliyetçilik

15 Ocak 2026 Perşembe 13:33

İdeolojik Körlük

07 Ocak 2026 Çarşamba 11:20

Ahlaki Erozyon

24 Aralık 2025 Çarşamba 12:16

Hamasi Ezberler

10 Aralık 2025 Çarşamba 13:56