Makbule Pekdoğan

Makbule Pekdoğan

Gençliğin imanından mı korkuyorsunuz?

Bugün sokaklarda, ekranlarda ve klavye başlarında "özgürlük" naraları atanların asıl derdini biliyoruz. Derdiniz özgürlük değil; derdiniz köklerine sıkı sıkıya bağlı, eğilmeyen, bükülmeyen ve kimsenin önünde diz çökmeyen bir neslin ayak sesleridir. Celal Karatüre’nin arkasında duran o gençlik, uykularınızı kaçırmaya yetti! Modernlik adı altında gençliğe köpek gibi havlamayı, değerlerine sövmeyi ve kimliğini inkâr etmeyi pazarlayan o "sosyal kirlilik" tayfasına sormak lazım: Siz kimsiniz? Her türlü ahlaksızlığa "hoşgörü" maskesiyle alan açan, vatan-millet denince yüzünü ekşiten ama iş gençliğin inancına gelince aslan kesilen o yürüyüşleriniz; aslında bir tükenişin ilanıdır. Siz, bu milletin evlatlarını kendi karanlık ajandalarınızın figüranı yapmaya alışmıştınız ama o devir artık kapandı!

​Siz bu gençliği kalıplara sokmaya, küçük hesaplarla bölmeye çalışsanız da başaramayacaksınız! Bizim gençliğimiz; Sünnisiyle ,alevisiyle ve tüm meşrepleriyle aynı kıbleye dönen, aynı Kur'an ahlakıyla yoğrulan tek bir yürektir. Belki bir baş bağlamamız, bir telimiz, bir usulümüz farklıdır ama hepimiz tek bir Allah’ın birliğine, Kur'an-ı Kerim'in hakikatine ve Peygamber efendimiz’in son peygamber olduğuna iman etmişiz. Bu aziz toprakların evlatlarını ayrımcılık fitnesiyle birbirine düşman edebileceğinizi sanıyorsanız, yanılıyorsunuz! O "sosyal kirlilik" odakları bilsin ki; bizi birbirimize bağlayan bağ, sizin nifak tohumlarınızdan çok daha derindedir. Bu gençlik, hiçbir mezhep farkı gözetmeksizin İslam’ın izzetinde birleşmiş, vatan sevdasıyla kenetlenmiştir. Sizin karanlık ajandalarınız, bu muazzam kardeşlik kalesinin burçlarına çarpıp geri dönecektir!

​Bu aziz toprakların ruh köküne yabancılaşmış, kendi milletinin mukaddesatına "çağ dışı" yaftası vurmaya yeminli o "modern" maskeli güruha tekrar sormanın vaktidir: Bin yıldır bu coğrafyanın semalarında yankılanan ezan sesinden, paylaşmanın ve kardeşliğin zirvesi olan Ramazan ikliminden rahatsız olanlar; iş Batı’nın dayattığı, köksüz, ruhsuz ve karanlık "Cadılar Bayramı" gibi saçma sapan kutlamalara gelince neden en önde saf tutuyor? Çocuklarımızı kendi öz değerlerinden, irfanından ve tarihinden koparıp; korku figürlerine, yabancı kültürlerin piyonu haline getiren o "sosyal kirlilik" akımlarına sessiz kalanlar, hatta buna "hoşgörü" diyerek alkış tutanlar; bugün neden gençliğin sarsılmaz inancını hedef alıyor?

​Sizin "çağdaşlık" dediğiniz şey, sadece bu milletin evlatlarını kendi öz yurdunda ötekileştirme projesidir. Müslüman Türk gencinin alnının secdeye gelmesi, kalbinin vatan ve iman aşkıyla çarpması hangi karanlık odakların tekerine çomak sokuyor? Kendi medeniyetine düşman, elin "cadısına" hayran bu zihniyet; gençliğe edebi, vakarı ve şahsiyeti değil; yabancılaşmayı ve kimliksizleşmeyi öğütlüyor. Gençliği sokaklarda "köpek gibi havlatmak" isteyen, onları köksüz birer figüran olarak kullanmaya alışmış olan o kirli yapıların uykusunu kaçıran tek bir gerçek var: Celal Karatüre ve onun etrafında kenetlenen o imanlı, bir ve beraber olan gençlik! Şunu o dar kafalarınıza iyice kazıyın: İnadınıza bu gençlik inancını yitirmeyecek! Kim oldukları, kime hizmet ettikleri belli olmayan üç beş kişinin gürültüsü, bu devasa iman kalesinde tek bir taş bile yerinden oynatamayacak. Siz bu millete tepeden bakıp hakaretler yağdırırken, hor gördüğünüz bu inançlı gençlik, gün gelecek size bile "insanlık" nedir, edep nedir, asalet nedir öğretecek!

​Siz istediğiniz kadar sahte "aydınlık" sloganları atın; bu milletin feraseti sizin o boyalı maskenizi söküp atmıştır. Ramazan kutlamalarından, iftar sofralarından ve manevi uyanıştan rahatsız olanlar bilsin ki; bu coğrafyanın mayası inançla yoğrulmuştur. Bizim çocuklarımıza sahip çıkmayan, onları Batı’nın kokuşmuş ritüellerine meze eden sizlerin, bu gençliğin inancını sorgulamaya haddi de yoktur, hakkı da! Biz bayramımızla, orucumuzla ve sarsılmaz irademizle buradayız.Hakikati haykıranların sesi, sizin karanlık gürültünüzü boğmaya yetecektir! İstediğiniz kadar engel olun, istediğiniz kadar bağırın; değerlerine sahip çıkan, kimseye boyun eğmeyen bir gençlik geliyor!

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
19 Yorum
Makbule Pekdoğan Arşivi

Cam tabuttaki zehir

17 Şubat 2026 Salı 14:49

ÖLDÜRMEYİN YETER!

14 Şubat 2026 Cumartesi 17:30

Kronik Hasta Değil, Kronik Müşteriyiz

11 Şubat 2026 Çarşamba 14:10

İnsan Avı: Dünyanın Gizlenen Vahşeti

04 Şubat 2026 Çarşamba 11:40

Annelerin Sessiz Kıyameti

02 Şubat 2026 Pazartesi 10:07

Vahşetin Görünmez Ortakları

18 Ocak 2026 Pazar 11:49

Söylediklerimizden İbaretiz

12 Ocak 2026 Pazartesi 13:11

Gaz Lambasından Dijital Karanlığa

05 Ocak 2026 Pazartesi 15:23