Overthinking - Aşırı Düşünme

• " Kıymetsiz şeylerle ilgili tutkusu olmamalı insanın." diyor, Marcus Aurelius Kendime Düşünceler kitabında.

Modern zamandan mı, epigenetik faktörlerden mi, coğrafyadan mı, havasından suyundan mıdır bilinmez hepimiz "Overthinking/ Aşırı Düşünmenin" pençesine düşmüş birer avız. Ben de yok diyen yalan söyler.

Modern Psikoloji'nin konusu gibi görünsede temeli taaa Antik Yunan Felsefesine kadar dayanıyor, Sevgili okurlarım. Doğu Felsefesinden tutun, Stoacılara, Buda İnanışlarına kadar her yerde var, Aşırı Düşünme.

Geçmişten bugüne kadar hepimiz bir şekilde aşırı düşüncenin girdabında takılıp kalıyoruz. Gel de düşünme Bilge diyorsunuz. Haklısınız. Yaşam kailesi, gelecek kaygısı, ödenecek faturalar, çocukların okul masrafları, arabanın muayenesi, insan ilişkilerinde yaşanan sorunlar... eee hiç mi bir şey görmeyelim, yemeyelim, içmeyelim. Kafamızda kırk tilki ile yaşıyoruz. Bir de geçmişten gelen psikolojik trvamalar derken haklıyız hepimizde...

Gel de aşırı düşünme!

Günümüzde daha da artan bir psikolojik sorun olarak görünüyor Overthinking. Adını da Overthinking koymuşlar. İşin uzmanları bu konuya epeyce kafa yoruyor.

Her yaştan ve her cinsiyetten insanların maruz kaldığı haller.

İşin ilginç yanı şu, Overthinking, sadece olan değil, olmayan şeyler üzerinde de düşünmektir. Mesela emniyet kemeri takıyorsunuz ama Allah korusun ufak bir kaza geçirsem de yine öleceğim korkusu ile kendimizi yiyip bitiriyoruz. Ayakkabı alacağız kırmızı mı siyah mı olsun? Siyah olsun her şey ile gider. Yok kırmızı olsun. Kararsızlık hâli... İşe gideceğim ama erken gideyim, yolda aksilik olabilir. Kazası var belası var. Senaryolar üretme hâli.
Uykuda bile düşünürüz. Alarmı kurarız ama ne olur olmaz, ya çalmazsa geç kalırım. Kaygı, endişe hâli. Hırsımızı alamayız, kendimize döneriz. Ahh orada öyle konuşmamalıydım, başım ağrıyacak, o mesajı atmasaydım, hayır deseydim...Kendimizi suçlama hâli.

Oysaki sevgili okurlarım, Amerikalı bir Psikolog şöyle diyor: " Bireylerin geçmişte endişelendikleri olayların % 85'i hiç gerçekleşmemiş, %15'i de beklediklerinden daha az olumsuz sonuçlar ile neticelenmiş."

Bazen de akışına bırakmak lazım değil mi? Kendimize dert etmemiz gereken şeyler elbette olmalı ama önem ve önceliği olmalı kafamızı yorduğumuz şeylerin de.

Overthinking, hastalık olarak ifade ediliyor literatürde. Çünkü temeline baktığımızda aile yaşantımız, geçmişteki trvamalarımız, sosyal ilişkilerimiz, stres, kaygı bozukluğu, hata yapmaktan korkma, yetersizlik hissi, yargılanma korkusu, aksiyete... derken omzumuzda taşıdığımız yükler bizi bu hastalığa sinsice bağlıyor.

Overthinking, iyi ve güzel olan şeyleri pek kapsamıyor. Bizde iz bırakan olumsuz şeyleri büyütüyor da büyütüyor. Pireyi deve yapıyor. Geçmişte yaşadığımız ne varsa Overthinking'in ( aşırı düşünme) konusu.


Geçmişte olan olmuş, daha ne diye kafa yorarız ki? Yok olmaz, derdimiz az ya dert lazım bize. Daha hızımızı da alamayız, acı çekmelere doymayız olmayan şeyleri düşünürüz. Dertler derya çık çıkabilirsen işin içinden.

Aşırı düşününce öyle çok zeki, aydın falan olmuyoruz. Zekâ berrâk ve aydınlıktır. Kaygı ise bulanık, sömüren, karanlıktır.

"Ben aşırı düşünürüm." diyerek bunu bir zekânın yansıması sananlara "Hayır, senin sorunun başka." diyebilirsiniz.


Overthinking'in panzehiri, onu yöneten bir zihinsel akıştır.

"Zihin ne derse desin, sen her zaman onu dinlemek zorunda değilsin!" der Epiktetos.

Yaşamsal ve geleneksel bilgeliğimizin mirası olan atasözlerimizden biri ile yazımı bitiyorum.

Her şeyin azı karar, çoğu zarar.

Hele hele değişmesi ya da değiştirmemizin mümkün olamayacağı şeyler için neden ömrümüzden ömür gitsin ki?

Nasılsa, "Su akıyor, yatağını bulmuyor mu?"

Sizde Overthinking konusunda kendinize şöyle bir göz atın sevgili okurlarım. Keyifli okumalar diliyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
M.Bilge Demir Arşivi

Büyük birader Rusya mı?

13 Şubat 2026 Cuma 13:24

İtirazım var!

03 Şubat 2026 Salı 12:40

Bozkırı Yeşerten Kadınlar

29 Ocak 2026 Perşembe 15:48

Çocuk Çeteleri

16 Ocak 2026 Cuma 11:12

Bir Boşluk Meselesi

07 Ocak 2026 Çarşamba 12:56

Sosyal Kurban!

19 Aralık 2025 Cuma 10:01

Çöp Atma Adım At!

16 Aralık 2025 Salı 11:10

Coğrafya Kader Midir?

08 Aralık 2025 Pazartesi 10:08

İsimlerin 0rmanı

26 Kasım 2025 Çarşamba 10:27

MKE A.Ş ağaç dikim etkinliği

18 Kasım 2025 Salı 12:20