Alaattin Karaer
JAPONYA GEZİMİZ! (12)
Alaattin KARAER
e-mail: akaraer@hotmail.com
SANAT KALEMİ
Tokyo’da kaldığımız Monday Akihabara Asakisabashi oteldeki sabah kahvaltıdan sonra, bizi bekleyen otobüsümüzle, Osaka şehrine gideceğimiz tren istasyonuna gidiyoruz. Tren kalkış saatine kadar, istasyonda bulunan restoranda zaman geçirdik.
Tokyo İstasyonu: Tokyo'daki ana şehirlerarası demiryolu istasyonudur. İstasyon Chiyoda semtinde Marunouchi ticaret bölgesinde İmparatorluk Sarayı ve Ginza ticaret bölgesi yakınlarında yer almaktadır. Günlük tren sayısı (3000'in üzerinde) bakımından Japonya'nın en yoğun ve yolcu kapasitesi bakımından da Doğu Japonya'nın beşinci en yoğun istasyonudur. İstasyona ayrıca, Japan Railways’in birçok bölgesel banliyö ve shinkansen hattının yanı sıra Tokyo metrosu da hizmet vermektedir.
1889'da Tokyo'da belediye komitesi, Shinbashi’deki Tökaidö Ana Hattı terminalini Ueno’daki Nippon Demiryolu terminaline bağlayan yükseltilmiş bir demiryolu hattı için planlar hazırladı. 1896'da İmparatorluk Dieti, bu hat üzerinde İmparatorluk Sarayı'nın bahçelerinin hemen önünde yer alan Merkez İstasyonu adlı yeni bir istasyon inşa etme kararı aldı. İstasyon Tatsuno Kingo tarafından tasarlanmış olup 20 Aralık 1914 tarihinde açıldı. İstasyon 1923 Kanto depremine dayanabilmiştir.
Tokyo İstasyonu iki büyük siyasi suikaste sahne oldu. 1921'de Başbakan Hara Takashi, Kyoto’ya giden bir trene binmek için güney platformu önünde bir aşırı sağcı tarafından bıçaklanarak öldürüldü. 1930'da Başbakan Osachi Hamaguchi bir sağcı tarafından vuruldu ve yaralarından dolayı ertesi yılın Ağustos ayında hayatını kaybetti.
25 Mayıs 1945 tarihinde II. Dünya Savaşı'nın sonlarında istasyon ABD tarafından bombalanması sonucunda neredeyse tamamen yıkıldı. Savaştan sonra istasyon yeniden inşa edilirken çatısı geçici bir süreliğine üçgen şeklinde inşa edildi. 2003 yılında önemli bir kültür alanı olarak belirlendi ve istasyonun aslına uygun olarak restore edilmesine karar verildi. Restorasyon çalışmaları 2007 yılında başladı ve 2012 yılında tamamlandı.
Hareket saatimiz geldi ve trende yerlerimizi aldık… İki saat sürecek yolculuğumuz.
Sinkansen: Japonya’da Japan Railways tarafından işletilen yüksek hızlı demiryolu ağıdır. Ağın en yüksek işletme hızı 240–320 km/h arasında olup, kuzeyde Hokkaido'da devam eden bir bağlantı inşaatı ile birlikte Honshu ve Kyushu adalarındaki çoğu büyük şehri birbirlerine bağlamaktadır.
İlk Şinkansen hattı olan Tökaidö Shinkansen, Tokyo Olimpiyatları için 1 Ekim 1964 tarihinde açıldı. Aynı zamanda 200 km/h hızıyla dünyanın ilk ticari amaçlı yüksek hızlı demiryolu hattıydı. Bu hız o zamana dek hiçbir trenin ulaşamadığı bir hızdı ve ayrıca bu yüksek hızlı demiryolu hattı Japonya'daki diğer dar hat açıklıklı ana hatlardan farklı olarak standart hat açıklığı ile inşa edilen ilk demiryolu hattıydı. Bunun nedeni trenlerin yüksek hızda giderken kurplardan (demiryolu virajı) dar hat açıklığına göre daha rahat ve daha güvenli geçebilmesiydi. Bu hizmet, 13 Temmuz 1967 tarihinde en az üç yıl içinde 100 milyon yolcuya ve 1976 yılında bir milyar yolcuya ulaşma başarısını gösterdi.
İlk günden beri göremediğimiz Fuji Yanardağını trenden net görebilme ve fotoğrafını çekebilme şansını yakaladık! Dağı görünce, doğduğum Kayseri’deki İç Anadolu Bölgesi Erciyes Dağı gözlerimin önüne geldi. Erciyes dağı manzarası bana göre daha heybetli!
Fuji Dağı: Honshu adasında bulunan, 3.766 m. (12.385 ft) yüksekliğiyle Japonya’daki en yüksek dağdır. Asya adalarında bulunan ikinci en yüksek yanardağdır ve dünya üzerindeki en yüksek yedinci ada doruğunu oluşturur. Fuji Dağı aktif bir startovolkan olmakla beraber, en son 1707-1708 yılları arasında patladı. Fuji Dağı'nın beş ay boyunca karlı olan simetrik konisi, Japonya'nın kültürel ikonu haline gelmiş, özellikle de sanat ve fotoğrafçılıkta betimlenir; ayrıca turist ve dağcıların sıkça ziyaret ettiği bir doğa harikasıdır.
Fuji Dağı, Tate Dağı ve Haku Dağı'nın yanında, Japonya'nın üç "kutsal dağından" biridir. Doğal güzelliği ile birlikte Japonya'nın tarihsel mekanlarından birisidir. 22 Haziran 2013'te Dünya Miras Listesi'ne kültürel bir mekan olarak eklendi. UNESCO'ya göre, Fuji Dağı "birçok sanatçı ve şaire ilham kaynağı olmuş ve insanlar yüzyıllardır oraya hacca gelir." UNESCO Fuji Dağı mahalinde 25 tane kültürel mekan tanımaktadır. Bu mekanların içinde dağın kendisi, Shinto tapınağı, Fujisan Hongu Sengen Taisha ve 1290 yılında kurulan Budist Taisekiji Baş Tapınak'ı bulunur; tapınak sonrasında Japon ukiyo-e sanatçısı Katsushika Hokusai tarafından resmedilmiştir.
Günümüz kanjisinde Fuji'nin yazılımı "zenginlik" ya da "bolluk" ve "saygınlık kazanmış adam" anlamına gelen karakterleri kullanılır. Fakat, Fuji isminin yazılışı kanji alfabesinin kullanımının öncesine dayanır ve karakterleri ateji alfabesinden gelmiştir. Yani yazılış şekli anlamına göre değil, telaffuzuna ve hece sayısına göre yazılmıştır.
Fuji isminin kökünün nereye dayandığı belirsizdir, ilk
kullanımına dair herhangi bir kayıt yoktur. 9. yüzyılda yazılan bir yazıya göre, Fuji isminin "ölümsüz" ve büyük orduların askerlerinin dağı aşabilmelerinden gelmiştir.
Zirve antik çağlardan beri kutsal kabul edilmiş ve bu nedenle kadınlara yasaklanmıştı. Japon hükûmeti 1872'de bir ferman yayınladı, "Tapınak ve tapınak topraklarında kadınların dışlanmasına yönelik kalan tüm uygulamalar derhal kaldırılacak ve ibadet vb. amaçlarla dağa tırmanmaya izin verilecektir.” Ancak, bu fermandan önce Tatsu Takayama adlı bir Japon kadını 1832 sonbaharında Fuji dağı'nın zirvesine çıkan kayıtlı ilk kadın oldu.
Ünlü bir Japon atasözü, bilge bir kişinin hayatında bir kez ancak yalnızca bir aptalın iki kez Fuji dağına tırmanacağını söyler.
devam edecek…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.