Alaattin Karaer
Dünya Kadınlar Günü!
KADIN
Kimi der ki kadın
Uzun kış gecelerinde
Yatmak içindir.
Kimi der ki kadın yeşil bir
Harman yerinde dokuz zilli
Köçek gibi oynatmak içindir.
Kimi der ki ayalimdir.
Boynumda taşıdığım vebalimdir.
Kimi der ki hamur yoğuran
Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal
O benim kollarım bacaklarım.
Yavrum, anam, karım, kız kardeşim
Hayat arkadaşımdır.
diyordu Nazım Hikmet, yıllar önce yazdığı şiirinde…
Bir kadınlar gününü daha kutluyoruz. Tüm dünyada erkekler tarafından ve kendi cinsleri tarafından horlanan kadınlarımızın günü.
Ülkemizde; İçişleri Bakanlığı’nın açıkladığı kadın cinayetleri ile Kadın Cinayetleri Durduracağız Platformu’nun verileri farklılık gösterse de, ne fark eder… Kadın cinayetlerinin her yıl arttığı görülmektedir.
İçişleri Bakanlığı’nın resmi verilerine göre 2022 yılında 284, 2023 yılında 309, 2024 yılında 276, 2025 yılında 294 kadın cinayeti gerçekleşti.
Platformun verilerine göre 2022 yılında 334, 2023 yılında 315, 2024 yılında 394, 2025 yılında 391 kadın cinayeti gerçekleşti.
Yıllardır değişen bir şey olmadığı için, geçen yılki yazımdan fazla farklı bir şeyler yazamayacağım.
Cennet analarımızın ayağının altında dense de, yaşamda hiç de öyle olmadığını hepimiz görüyoruz. Erkek olarak en iyimizin dahi baskılarından kurtulamamışlardır yaşamları süresince. Hep baskı içerisinde yaşamlarını sürdürmüşlerdir doğumlarından ölümlerine kadar.
Ne kadar;
Anamız…
Bacımız…
Kızımız…
Yarımız…
Aşkımız…
Sevgilimiz…
desek de, sevsek de, aşık olup onlar için dağları delip, çöllere düşsek de, onlarsız hayat düşünmesek de, onlara gereken değeri, saygıyı, sevgiyi verebiliyor muyuz acaba? Tek suçları kadın olmak mı? En cahilinden, okumuşuna, evlisinden, bekarına, duluna, gencinden, yaşlısına hepsinin suçu kadın olmak. Özellikle Türkiye’de kadın olmak kolay olmasa gerek.
Ekonomik özgürlüğü olmayan kadınlarımızın sorunları ayrı, çalışan kadınlarımızın sorunları ayrı, genç kızlarımızın, dul kadınlarımızın sorunları ayrı. Sorunların tek nedenleri de, özeleştiri yapacak olursak biz erkekler.
Bencilliğimizin kurbanı olmuştur onlar. En cahilinden, en okumuşuna kadar tüm kadınların sorunu kadın olmak.
Köyde, bağda bahçede, hayvanlara bakan, tohum eken, çapa yapan, ürün toplayan, bu arada ev halkının yeme, içme, temizlik, çocuk bakımı gibi sorumluluklarını üstlenen kadının durumu kentte de farklı değil.
Eğitimlisinden eğitimsizine kadar, her türlü baskıya maruz kalan kadınlarımız; en önemli iki baskı altında yıllarca ezilmektedir. Toplum içindeki baskı, aile içindeki baskı.
Ülkemizde ve gelişmekte olan ülkelerde kadın hakları ne yazık ki istenen seviyeden oldukça uzakta.
Kadınların yüzde 100’ünün psikolojik, yüzde 75.3’ünün sözel, yüzde 58.2’sinin fiziksel, yüzde 72’sinin ekonomik, yüzde 49.5’inin cinsel şiddete, yüzde 13.7’sinin tecavüze, yüzde 16,9’unun da ensest ilişkiye maruz kaldığına işaret ediliyor.
Bugün dünyada 8 Mart Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanıyor. Çeşitli etkinlikler, konferanslar düzenleniyor her yerde. İyi güzel de; peki yarın ne olacak.
Yine bazı bölgelerde töre cinayetlerine kurban gidecekler mi?
Çocukluklarını yaşayamadan başlık parası için, babaları yaşındaki insanlara satılacaklar mı?
Tarlada tapanda her türlü haktan yoksun karın tokluğuna ne zamana kadar çalışacaklar!
Artan ekonomik çıkmaz, yoksulluğun ve pahalılığın körüklendiği günümüzde kadınlarımız ahlak dışı, cinsel tacize mi? uğrayacaklar. Fuhuş yaygınlığı önlenecek mi?
Ülkemizde, bedenlerinden kazanç sağlayanlara vergi rekortmenliği plaketi verilecek mi?
Çalışan kadınlarımız, kadın erkek eşitliğinin sağlandığını görecekler mi.?
Yalandan, iftiradan kendini bilmezlerden kurtulacaklar mı?
Siyasi yelpazede yerlerini geniş şekilde alacaklar mı?
Avrupa Birliği üyeliği Türk kadınları için umut ışığı olacak mı?
* * * * * *
Tarihte 8 Mart Dünya Kadınlar Günü!
8 Mart 2005 — 1857 yılında New York’lu dokuma işçisi kadınların daha insanca bir yaşam isteyerek, eşitsizliklere ve ayrımcılığa karşı sürdürdüğü mücadele ile başlayan süreçte 8 Mart, tüm dünya kadınlarının, kutladığı uluslararası bir güne dönüştü.
Böylece 8 Mart, dünyada kadınların yüzyıldır yürüttüğü özgürleşme mücadelesinin kutlandığı ve kadınların güncel taleplerinin ifade edildiği bir gün haline geldi.
* * * * * *
Emeğinizin sömürülmemesine, her türlü sosyal güvenceye kavuşmanız için,
Tüm olumsuzlukların ortadan kalkması ve tüm haklardan yararlanmanız için,
Biz erkekler olarak her zaman yanınızdayız.
Kendi sorunlarınıza, sizler daha duyarlı olmalısınız.
Sizler bizlerden daha güçlüsünüz.
Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi:
“Şuna inanmak lazımdır ki, dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir.”
Kadınların aktif katılımı olmadığı takdirde ne güvenlik, ne adalet, nede barış mümkündür.
Bütün kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutluyor, eşitlik, özgürlük ve mutluluk dolu bir yaşam sürmelerini diliyorum.
Gününüz kutlu olsun!
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.