CUMHURİYETİMİZ İÇİN SONSUZ ASIRLARA!

Türk tarihi demek Türk milletinin hafızası demektir. Modernleşen Türkiye’nin tarihinde ülkenin 200 yıllık modernleşme süreci ayrıntısıyla ele alırsak 1800’lerden başlayarak cumhuriyete giden süreci ele alan ve Türk tarihini gayet iyi bilen ve bunu halka taşımak isteyen Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk Nutuk'u,15-20 Ekim 1927 tarihinde, Cumhuriyet Halk Fırkası'nın İkinci Büyük Kurultayı'nda, altı gün boyunca, toplam 36 saat 33 dakikada yapmış olduğu konuşma ile bizlere yakın tarihimizi aktarmıştır. 'Nutuk'un' tüm içeriği o kadar önemlidir ki ayrı bir ders olarak anlatılması gerektiğine şiddetle inanıyorum. Çünkü destandır. Yurdumuzun parçalanıp işgal edildiği günlerden başlayarak, Türk tarihinde bir dönüm noktası olan istiklâl savaşını, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunu ve inkılâpların yapılışını anlatan Nutuk, siyasî ve millî tarihimizin birinci elden, pek değerli kaynak eserdir. Atatürk 'Nutuk' ile sadece geçmişi değil aynı zamanda gelecekte olabilecek tehlikelerin önceden sezilebilmesi için alınacak derslerden bahsetmektedir. Ayrıca Ulu Önderimiz Atatürk, asil Türk kadınlarının Kurtuluş Savaşı'nda verdiği mücadeleyi de anlatmaktadır ve Anadolu kadınlarının Türk askerlerimizi nasıl giydirdiğinden tutun da nasıl yaralarını sardığına dair detaylandırma yapmıştır. Bu yüzden erkeklerle eşit olması gerektiğini savunan ilkeli bir Atatürk'ümüz vardır. Modern Türk kadınını inşa ederken "Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı başarısızlıkların sebebi, kadınlarımıza karşı ihmal ve kusurdur." diyerek

hem bir erkeğe minnet etmemesi için okumasını yani kendi ayakları üstünde durmasını hem de savaşta yanlarında yer aldığı için ahde vefa yaparak toplumda pozitif ayrıcalıklar sağlamış ve en önemlisi çalışma hayatına sokmuştur. Türk kadınına minnet için sadece kılık kıyafet devrimiyle yetinmemiş karma eğitimi de getirmiştir. Bunu belki de yanından hiç ayırmadığı "Çalı kuşu "romanına borçluyuz. Çalı Kuş’undaki karakterin benzer olaylarıyla karşılaşsak ta meslektaşlarımın desteğiyle cumhuriyeti sağlam adımlarla kurmaya devam edeceğiz.. Atatürk'ün niye yanından Çalı kuşu romanını hiç ayırmadığını daha iyi anlıyorum Bir yandan ülkenin yeni yüz yılına seviniyorum. Bir yandan da küçük hanım efendiler ve küçük bey efendiler yetiştirmek için uğraşıyorum tıpkı diğer meslektaşlarım gibi. Bunun için Anadolu kültürüne ve çalışkan Türk kadınını rol model edinmek zorundayız. Mesela kendi halamdan pay veriyim. Gündüzleri tarlada çalışıp geceleri ev işi yapan çalışkan bir Anadolu kadınıydı. Hepimiz böyle bulunduğu imkanlara dört elle sarılmalı ve Cumhuriyetin önemini bir kes daha vurgulamalıyız çalışmalarımızla. Atatürk, Türk kadınına ve Türk milletine güvenip güçlü bir cumhuriyet ilan etti. Çünkü güçlü kadın demek güçlü toplum demekti yani güçlü Türk gençliği demekti! Bu yüzden Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi sadece gençlere değil yediden yetmişe herkesin kulağına küpe olan mükemmel bir nasihattir. O yüzden Atatürk Nutuk'u özellikle de 'Gençliğe Hitabe' kısmını okurken çok duygulanması kamuoyu ve özellikle de gençler üzerinde büyük bir heyecan yaratmış olması ve Maarif Vekaleti 26 Ekim 1927'de aldığı bir karar ile 'Gençliğe Hitabenin' okullardaki bütün sınıflara asılmasına karar vermiştir. İdealist bir öğretmen olarak sınıflarda bulunan bu özlü sözleri kitaplarda ve sınıfımsılarımızda görmekten gurur duyuyorum ve bağımsızlık simgesi olan istiklal marşını her hafta okullarımızda okumaktan ve okutmaktan minnet ve gurur duyuyorum. Tüm dünyaya mihenk taşı olan Atatürk'ün 'Gençliğe Hitabesini' geleceğin parlayan yıldızları için ve en önemlisi birinci asrı kutlamak için paylaşmaktan onur duyuyorum.

Ey Türk gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbal de dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakrü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur! (26 Ekim 1927).

Bir nevi siyasi vasiyetnamesi niteliğinde olan gençliğe hitabeyi okurken Atatürk çok etkilenmiş ve gözyaşlarını tutamamıştır. Bu yüzden Türk milletinin geçmişte yaşadığı bu sıkıntıları tekrar yaşamaması için gençlere verilen bu öğütlere sıkı sıkıya sarılmak gerekir. Sanki koca yüreğine sığdıramadığı cumhuriyeti gözyaşlarına sığdırmayı denemişti. Ulu Önder ve Başöğretmenimiz Atatürk'ün şu güzel sözleriyle son noktayı koymak isterim. "Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır" diyerek aslında her şeyi özetliyor.29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı tüm kalbimle ve minnetle kutluyorum. Nice asırlara...!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Tuğba Ulucan Arşivi

Ah! Kandırıkçı Dünya

21 Haziran 2024 Cuma 10:33

Bazen bir vapur olmak istersin

19 Mayıs 2024 Pazar 13:59

Kalpteki kalıcı yara izi: Aşk

13 Nisan 2024 Cumartesi 14:57

"Kütüphaneler Haftası"

01 Nisan 2024 Pazartesi 11:28

Ramazan Ayı

11 Mart 2024 Pazartesi 09:23