Alaattin Karaer

Alaattin Karaer

(15-17 Aralık 2023- Sivas-Kemaliye-Divriği Turu) (7)

Ulu Camii ve Darüşşifasını moral bozukluğu içerisinde dış cephesinden görebildiğimiz kadar görmüş olduk! Öğle vakti gezmiş ve acıkmıştık.

2019 yılında Divriği Kaymakamlığı ve Divriği Belediye Başkanlığı’nın yardımları ile Hami Hatun Vakfı tarafından Divriği’nin tarihi özelliklerine uygun olarak restore edilen Huma Hatun Çarşısındayız.

Rehberimizin önerisiyle, Divriği Pilavcısında mola verdik. Pilavla birlikte üzüm hoşafı öğle yemeğimiz oldu! Pilav ve hoşafı hepimiz beğenmiştik. Kısa bir süre çarşıda dolaştık. Çaylarımızı yudumladık!

Çarşı yapılan restorasyon çalışmasının ardından Mengücek Vakfı tarafından kiralanmış ve ev hanımlarının kullanıma sunulmuş. Bu çarşıdaki esnafı tamamen kadınlardan oluşmuş. Divriğili ev hanımlarının kullanımına verilen dükkanlarda ilçeye has yemekler, el sanatı ürünler ve el işçiliği gerektiren alanlarda hizmet veriliyor. Çarşıdaki taş fırında ise yine kadınlar tarafından Divriği ekmeği üretiliyor. Çay ocağı bile kadın usta ve çıraklar tarafından işletiliyor. 13 kadın esnaf hizmet veriyor. Aynı zamanda burası bir turizm çarşısı da olmuş.

thumbnail-img-2122.jpg

Mühürzade Konağı olarak da bilinen Nuri Demirağ Müzesi 1886-1957 yılları arasında yaşayan Divriğili iş adamı ve siyasetçi Nuri Demirağ’ın konağı. 2 katlı, ahşap ve kerpiçle inşa edilen, beyaz sıvalı, cumbalı geleneksel bir Divriği evidir. Divriği evlerinde üst kat yaşama alanı olarak kullanılırken, alt katlar daha çok mutfak, kiler, ahır gibi işlevlere ayrılmıştır.

Müzede, Nuri Demirağ’ın yaşamına ve icraatına ait belge ve fotoğraflar sergileniyor. Ayrıca kapı ve pencereleriyle, merdivenleriyle, tavan süslemeleriyle klasik bir Divriği evi.

19. yüzyıl ortalarında inşa edilen ev, zaman içinde birkaç onarım geçirerek günümüze ulaşmıştır. Doğu-Batı ekseninde konumlanan ev, harem ve selamlık olmak üzere iki ana bölümden oluşur. Selamlık, evin batı tarafında geniş bir avlu içinde yer alır. Avlu, çift kanatlı ahşap bir kapı ile ayrılır ve içerisinde çeşmeler, at örtmesi gibi birimler bulunur. Selamlık dairesi, zemin katında ahır ve depo gibi mekanları içerirken, üst katta yaz odası, kış odası ve kahve ocağı gibi odalar bulunmaktadır. Harem bölümü ise doğuda yer almakta olup, çatı arasındaki köşke çıkan merdivenlerle ulaşılır. Harem dairesinde toy hane girişi, çeşitli odalar ve mutfak bulunmaktadır. Ev, tarihi dokusunu koruyarak günümüzdeki kullanımına adapte olmuştur.

pilavci-2023-12-21-at-18-49-02.jpeg

Rehberimizin Mühürzade Nuri Bey hakkında anlattıkları da ayrı bir dram sanırım!

Mühürzade Nuri Bey, Cumhuriyet’in ilk demiryolu müteahhitlerinden ve 10 bin km’lik demiryolu ağının 1250 km’sini inşa ettiği için soyadı da “demir ağlarla örülen yurda” atfen Atatürk tarafından veriliyor. Tipik bir girişimci ve ilklerin adamı. Türkiye’de ilk yerli sigara kağıdı üretimi, ilk yerli paraşüt üretimi gibi başarıları vardır, İstanbul Boğazı üzerine köprü yapılması, Keban’a büyük bir baraj yapılması düşüncelerini ilk kez gündeme getirmiş. Ama asıl önemlisi Türkiye’nin ilk uçak fabrikasını kurmuş olması. Aslında Vecihi Hürkuş veya Devrim Arabaları gibi, film olacak, ibretlik bir hikayesi var. Özetle şöyle:

1930’larda Türkiye Cumhuriyeti yurt dışından uçak tedariki yapılmaktadır. Nuri Demirağ yerli uçak imalatı için çalışmalara başlar. Beşiktaş’ta bir uçak fabrikası kurar. 1937’de ilk tek motorlu yerli uçak olan “Nu.D-36”yı üretir. 1 yıl sonra 6 kişilik ilk yolcu uçağımız olacak “Nu. D.38” üretilir. Testleri geçerek uçuşlara başlar, Türk Hava Kurumu tarafından sipariş edilir, dünya genelinde “Türk Tipi” uçak olarak (A) sınıfına girer. 1938’de THK tarafından istenen son testlerde, uçağın tasarımcısı da olan Selahattin Reşit Alan, Nu. D-36 uçağıyla iniş yaparken çevredeki hayvanlar hava alanına girmesin diye pistte açılan hendeği görmez ve hendeğe düşer. Reşit Alan bu kazada vefat eder.

thumbnail-img-2105.jpg

Bu kazadan sonra THK siparişi iptal eder. Nuri Demirağ, adalete başvurur ancak mahkeme THK lehine sonuçlanır. Uçakların yurt dışına satılmaması için kanun çıkartılır. Bu yüzden sipariş alamayan fabrika 1950’li yıllarda kapanır. Tipik bir meyve veren ağaç taşlanır veya bu topraklarda gerçekleşen hayaller bir paramparça edilir…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Alaattin Karaer Arşivi

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (3)

18 Ocak 2026 Pazar 13:15

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (2)

12 Ocak 2026 Pazartesi 11:35

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (1)

07 Ocak 2026 Çarşamba 13:45

2024 Yılında Kaybettiklerimiz (72)

30 Aralık 2025 Salı 15:16

2024 Yılında Kaybettiklerimiz (71)

29 Aralık 2025 Pazartesi 15:23

2024 Yılında Kaybettiklerimiz (70)

28 Aralık 2025 Pazar 11:55

2024 Yılında Kaybettiklerimiz (69)

26 Aralık 2025 Cuma 13:55

2024 Yılında Kaybettiklerimiz (68)

23 Aralık 2025 Salı 11:36

2024 Yılında Kaybettiklerimiz (67)

21 Aralık 2025 Pazar 14:33

2024 Yılında Kaybettiklerimiz (66)

15 Aralık 2025 Pazartesi 11:50