Alaattin Karaer

Alaattin Karaer

(15-17 Aralık 2023- Sivas-Kemaliye-Divriği Turu) (19)

thumbnail-img-2699-19-yazi-icin.jpg

Tam aracımıza binerken, arkadaşım aradı. Gök Medreseye geldiğini ve beklediğini söyledi. Beş on dakika sonra, aracımız Gök Medreseye yaklaşıyordu. Benim gözüm de yıllar sonra, komşumuz ve çocukluk arkadaşımı görme heyecanı içindeydi. Gök Medrese önündeydik. Bekleyen arkadaşımla karşılaşmamızı tüm grup arkadaşlarımızda merakla izlediler. Biraz duygusal anlar yaşadık. Grup Gök Medreseyi gezerken, biz arkadaşımla, kısa dakikalarda olsa hasret giderme fırsatı bulduk. Baharda bizi ayrıca Sivas’a beklediğini belirtti. Fazla özele girmeden, Gök Medrese hakkında bilgi edinelim:

Gök Medrese ya da diğer adıyla Sahibiye Medresesi…

Anadolu Selçuklu Devleti döneminde, batı yönünde giriş kapısının yer aldığı ana büyük kapı üzerindeki kitabesinden anlaşıldığına göre 1271 yılında Sahip Ata Fahrettin Ali tarafından Mimar Kaluytan'a (Kaluyan el-Konevi) yaptırılmıştır. Taç kapısının yan sütunca başlıkları üzerinde karşılıklı olarak yazılı imzaya göre Gök medresenin mimarı Konyalı Kaluyan'dır.

55-yil-sonra-duran-salihoglu-alaattin-karaer.jpeg

Taç kapının üzerindeki kitabede şöyle yazılmıştır:

"Ulu sultan, yüce şahlar şahı, dünya ve dinin yardımcısı Kılıç Arslan oğlu Keyhüsrev’in devleti zamanında yapılmıştır. Allah devletini daim eylesin."

Çifte minareli taç kapısı, ve kapının üzerindeki süslemeler, yapının en görkemli bölümüdür. Süslemelerde 12 tür hayvan başı, yıldız, ve hayat ağacı motifleri kullanılmıştır. Duvarları yontma kalker taşından yapılan medresenin minareleri 25 metre uzunluğundadır.

Açık avlulu, iki katlı, dört eyvanlı plan şeması gösteren bir medresedir. Giriş eyvanının sağındaki mescidin ve iki yan eyvanın firuze renkli çinileri bu medreseye Gök Medrese adını verdirecek kadar etkili olmuştur. Selçuklu sanatının en seçkin en abidevi anıtlarından biri olan Gök Medrese, süsleme sanatı ile mimarinin birbiriyle bütünleştiği nadide eserlerimizdendir. “Gök Medrese, özellikle anıtsal mermer taç kapısı ve cephesiyle XIII. Yüzyılın karakterini tam anlamıyla yansıtır. Medresenin doğu yönünde olması gereken ana eyvan yıkılmış; sonradan Müftü Seyyid Abdullah Efendi tarafından ahşap olarak yaptırılmıştır.

Girişin sağındaki mescit bölümünün firuze renkli çinilerinin büyük bir kısmı düşmesine rağmen ihtişamını korumaktadır. Mescit mihrabının çevre bordürleri koyu mavi, mor ve firuze renkli çinilerle çiçekli kufi tarzda yazılı ayet çevrelemektedir. 5.20 x5.20 miç ölçülerindeki kare planlı mescit kubbesinin onaltıgen kasnağına Türk üçgenlerinin yardımı ile geçiş sağlanmıştır. Üçgenler ve kubbede tuğla-çini mozaik birlikte kullanılmıştır. Onaltıgen kasnaktan sonra yarım küre kubbe eteğine çepeçevre üç hadis yazılmıştır. Çinilerle süslü mihrabın çevresinde kufi yazı ile âyetel-kürsi yazılıdır.

duran-salihoglu-alaattin-karaer.jpeg

Gök Medrese’nin cephesi 31.25 m’dir. Taç kapı yaklaşık cephenin 1/3’ünü kaplamaktadır. Minarelerle birlikte yüksekliği 25 molan taç kapı cepheden 1.80 m.öne çıkmıştır. Medreseye 4 x7 m. boyutlarındaki bir kapıdan girilir. Giriş eyvanının üstü yıldız tonozla örtülüdür. Giriş eyvanının yanlarındaki karşılıklı iki kapıdan sağdaki medresenin mescidine, soldaki darü’l-kurra kısmına açılır. Minarelerine bu odaların içinden çıkılır. Mescit, dershaneye göre daha büyük yapılmıştır. Bu mekân bütünüyle üçgenli bir kuşak üzerine oturan kubbe ile örtülmüştür.

Her iki yanı revaklı avlunun ölçüleri 24.25 x14.50 m. dir. Yedi açıklıklı revakların orta açıklıkları geniş olup bunların gerisinde yan eyvanlar, eş genişlikteki yan açıklıkların gerisinde de üçer adet sivri beşik tonozlu hücreler bulunur. Hücrelerin kapıları revak kemerlerine açılmaktadır. Minare gövdelerinde iri eşkenar dörtgenler ile eski gelenek devam ederken, cephe yan kanatlarındaki iri sekiz köşeli yıldız dikkati çeker. Plastik sanatın şaheserlerinden olan taç kapıda

mermer malzeme nedeniyle ışık-gölge değerleri genel görünüme katkıda bulunmaktadır. Plastik dekorlu yan kulelerin taç kapı bezemesiyle denge sağlamak amacıyla dekore edildiği düşünülebilir. Sırlı tuğla ve çini işçilikli minarelerle de berkitme kuleleri arasında bir denge aramasına gidilmiştir. Taç kapıyı dış şeritlerden sonra üç yönden dönen bitkisel ve geometrik dekorlu bordürler çevrelenmekte; portal üzeri mermer malzemeli dendanlarla son bulunmaktadır. Bugün bu dendan motifli mermer taşlardan sadece iki tanesi minare diplerinde birer örnek olarak kalmıştır. Minarelerin yücelttiği taç kapının iki yanında, içe açıklık ve aydınlık sağlayan mermer ve mukarnas kavsaralı iki pencere bulunmaktadır. Taç kapının solunda üç lüleli çeşmesi, üç dilimli kemeri, iki satırlık kitabesi ve üç yönü dolanan geometrik bordürüyle bir bakıma cephedeki simetriği bozmakta; ancak, cepheye zenginlik vermektedir.

thumbnail-img-2660.jpg

Minarelerin altında iki kare alan görülmektedir. Bu alanın altında geniş ve dışa taşıntılı kaval silmelerin çizdiği büyük şekiller bulunur.

Yine kaval silmelerin meydana getirdiği sekiz köşeli motifi dikkati çeker. Bunun altında kompozit bitki demeti kabartması mealinde simetrik olarak yanlardan çıkan yaprak motifleri, nar meyvesi, kuş ve en tepede cepheden görünüşü yapılmış kartal motifi oturtulmuştur. Bu motif, “Hayat Ağacı” motifi olarak adlandırılmaktadır.

Hayat ağacı motifinin altında ise kesişen iki karenin meydana getirdiği sekiz köşeli yıldızı bir oktogon doldurur. İçinde yazı olup boşlukları kıvrık dallar ile doludur. Yukarıda anlatılan motifler diğer minarenin altında da simetrik olarak işlenmiştir. Bu işleyiş detaylı ve itinalı olduğundan ve malzemenin mermer olması nedeni ile daha gösterişli dururlar.

Taç kapının girişi basık kemerli, geçmeli renkli mermerdendir ve tabana kadar kesintisiz iner. Üst köşe taşlarında yepyeni ve benzersiz bir motif olarak birer yaprak kabartma oturur. Yaprağın içini birbirine girift hayvan başları doldurur. Koç, tilki, boğa, ördek, at, kuş, arslan, yılan ve fil başlarının tanındığı bu kompozisyonda burç işaretlerinin kastedildiği sanılmaktadır. Türklerin on iki hayvanlı takviminde de bu hayvanların bir kısmı mevcuttur. Bu takvimin hayvanları sıçan, sığır, pars, tavşan, ejder, yılan, at, koyun, maymun, tavuk, köpek ve domuzdur.

Taç kapının on dört sıralı mukarnasdan oluşan kavsarası, petek manzarası göstermektedir. Evliya Çelebi de İslam diyarında eşine rastlanmayan medresenin kale kapısı gibi büyük bir kapısı olduğunu, dershaneleri ve öğrencilere ait olan odaların seksen kadar yekün tuttuğunu, iki kat olan medresenin yazın üst, kışın alt katında oturulduğunu yazar. (Hikmet Denizli, Sivas Tarihi ve Anıtları, Sivas 1998, s. 91–103.)

1934-1967 yılları arasında müze olarak kullanılmıştır.

1978 yılında ilk önemli restorasyon ve kazı çalışması yapılmıştır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Alaattin Karaer Arşivi

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (24)

03 Haziran 2026 Çarşamba 16:17

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (23)

20 Mayıs 2026 Çarşamba 10:03

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (22)

13 Mayıs 2026 Çarşamba 10:52

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (21)

05 Mayıs 2026 Salı 12:23

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (20)

29 Nisan 2026 Çarşamba 10:15

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (19)

20 Nisan 2026 Pazartesi 11:18

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (18)

13 Nisan 2026 Pazartesi 15:20

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (17)

08 Nisan 2026 Çarşamba 12:46

Avukatlar Günü!

05 Nisan 2026 Pazar 11:03

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (16)

01 Nisan 2026 Çarşamba 10:47