Nisan Çalışkan
Tatsız, tuzsuz, huzursuz, neşesiz bir haldeyiz
Bugün, geçen günleri arar olduk.
Her ayımız, her haftamız ama her günümüz birbirine benzemiyor bugün.
Çocukluğumuz, gençliğimiz, iş hayatımız, sağlığımız, çevremiz, yaşamımız başta olmak üzere her şeyimiz farklılaştı adeta.
Yaşamsal ihtiyaçlarımızdan dostluklar, arkadaşlıklar, evlilikler, komşuluklar, sevgiler, muhabbetler, sohbetler, yürüyüşler, görüşler, eğlenceler, aşklar bile bambaşka artık.
Eskiyi özler, arar hale geldik.
Eskiden diyerek başladığımız sözlerimiz dahi tükendi, azaldı.
Ah o eski bayramlar diyorduk ya..
23 Nisan’ı beklerdi çocuklar,
Bayramlarda anne ve babalarının alacağı hediyenin özlemiyle dolardı.
Çocukluğumuzda bayramlaşma ayrı bir güzel geçerdi örneğin?
Şeker toplamak bile ayrı bir neşe kaynağıydı.
Büyükler, dört gözle şeker toplamaya kapıyı çalacak çocukları beklemez miydi?
Unuttuk gibi artık neredeyse.
Gençler ayrı bir heyecan içindeydi o günlerde.
-19 Mayıs’lar,
-Zafer bayramları,
-Cumhuriyet bayramı
-1 Mayıs İşçi bayramı gençlerin enerjilerini attığı, eskiyi yad ettiği heyecan duyduğu önemli günlerdi.
İnsanların iş hayatı, ayrı, sıcak bir atmosferde geçerdi.
Çalışanlar birbirleriyle aile gibiydiler örneğin.
Kimse kimsenin işine karışmaz, kimse kimsenin dedikodusunu yapmazdı mütevaziliklerinden.
Çevredeki insanlarla geçim, yaşam iyiydi.
Kim darda ise yetişilir, kim hasta ise alakadar olunur, kim düştü ise kaldırılmaz mıydı, düştüğü yerden?
Hal böyleyken o günlerde, çocuklar, aileler, gençler, toplumlar ve komşular hep mutluydu.
Bayramlar hep birlikte doyasıya yaşanır, üzüntüler de hep beraber hüzünde buluşulurdu.
Dedik ya!
Unuttuk gibi artık neredeyse.
Bugün ise her şey değişti.
Bayramlar doyasıya yaşanamıyor.
1 Mayıs İşçi bayramı duyarlı sendikacılarda olmasa sönük geçti desek yeridir.
23 Nisan Çocuk bayramı Salonlara kapatılıyor artık.
Çocukların neşesini göremiyoruz bugün.
30 Ağustos Zafer Bayramında, akşam saatlerinde heyecan ile sokağa çıktığımız fener alayları unutuldu neredeyse.
19 Mayıs’ta, aylar öncesinden hazırlanan gençlerin o heyecanlarını göremiyoruz.
29 Ekin Cumhuriyet halka inmiyor, sokaklara taşmıyor buruk, heyecansız geçiyor.
Kurban ve Şeker bayramı gelinceye dek küskün olanlar, bayram hatırına barışık olmak için gayret göstermiyor günümüzde.
Yani kısaca, ne halkın neşesi, ne gençlerin geleceğe dair umudu, ne vatandaşın insanlığı, ne milletin refahı, ne çocukların neşe çığlığı, ne de o eski bayramların tadı var.
Mutsuz, tatsız, tuzsuz, neşesiz, umutsuz, kaygılı, endişeli, huzursuz bir haldeyiz.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.