Nisan Çalışkan
Adaylar ve küskünler
Partilerde Milletvekili aday adaylık müracaatları sona erdi hepimizin malumu.
Ak Partide 50’ye yakın aday adayı var.
İyi Partide de hatırı sayılır bir aday adayı müracaatı oldu.
CHP ve MHP’de aday adayları sayısal durum hemen hemen birbirine yakın.
Açıklandığı üzere bu partilerde kesin aday listesinin belirlenmesinde ön seçim imkanı bulunmuyor.
Adayları genel merkez yoklaması tayin edecek.
Kriterler partilerin iç dinamiklerine göre değişiyor tabi ki.
Yukardan işi bağlamaya çalışanı var, Kırıkkale kamuoyunda ismi ve gücünün olduğunu düşünüp beklentileri yüksek olanı var.
Kimi verdiği emeğin karşılığını almada adaylığın kendi hakkı olduğunu düşünen var.
Ama; her ne olursa olsun sonuçta kararı verecek genel merkez.
Buraya kadar aday adaylığı süreci normal seyrinde devam ediyor.
Süreç ne zaman normal seyrinden çıkacak biliyor musunuz?
Ben söyleyim.
Partilerde kesin aday listeleri açıklansın işte o zaman ortalık karışacak.
-Kızanlar,
-Küsenler,
-Haklarının gasp edildiğini düşünenler,
-Emeklerine acıyanlar,
-Güvendikleri dağlara kar yağanlar.
Partilerde böylesi bir atmosferin olmayacağını, yaşanmayacağını düşünmüyorum.
Sıralamaya giremeyenlerden bazılarının yeni arayış içine girmesi kaçınılmaz olacak sanırım.
İstifalar başlayacak ardından Partiler arası geçişler hızlanacak sanırım.
İsyanlar kamuoyunu ve yandaşları da etkileyecek doğal olarak.
Hep birden veryansın edilecek, ardından pazarlıklar gündeme gelecek, hiç beklenmeyen şahsiyetler bir bakmışınız hoop öteki partide.
Bunlar olmayacak, yaşanmayacak gelişmeler değil.
Zira geçmiş dönem seçimlerde Kırıkkale’de görülmemiş durum değil.
Hatırlayın, mesela Hacı Filiz.
Ak Partiye geçerek, aday adayı olmamış mıydı?
Ertuğrul Pehlivanlı mesela, yılların birikimi Baba ocağı DYP’yi terk etmiş, Ak Partiden aday adayı olmamış mıydı?
Küsen, kırılan, kızan Parti yöneticileri, parti üyeleri, delegelerinin partilerini değiştirdiğini görmedik mi o dönemlerde?
Meselenin bir başka yönü daha var.
Bu dönem yapılacak seçim çok daha önemli.
Seçimin önemine binaen partiler arası geçişlerde çok değerli algılanabilir.
Dolayısıyla geçiş yapacak küskün ve kızgınlarda değer kazanmış olacak.
Partiler açısından geçişlerle kamuoyuna yani seçmene verilecek mesaj, seçmen tarafından ne kadar önem taşıyacak bilemiyorum ama bildiğim tek şey, olası bu geçişlerle gerek geçiş yapanların ve gerekse partilerin birbirlerini isim üzerinden kullanacak olmalarıdır.
Bir nevi, kullananda kendini kullandıranda bu işten faydalanacak.
Zaman daralıyor, bakalım, bekleyip göreceğiz.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.