ASIM ATABEY
KIRIKKALE’NİN ŞEKER DEDESİ
Değerli okuyucular. Bu yazı İl Gazetesinde, 20.11.2020 tarihine gönderilmiştir. Yayınlanmıştır. ŞEKER DEDE, 3.Şubat.1992 günü rahmetli oldu. Cuma günü Osman Gazi Camisinden namazı kılınarak, Yuva Mezarlığına defnedildi. Allah öte dünyasını aydınlık etsin. Ölümü 33 torunu, sekiz evladı ve 13 gelinini çok üzdü. Kendisini tanıyan tüm dostlarını, ahbaplarını, şiir okuma günlerinde buluştukları şair arkadaşlarını da çok üzdü. Gazetemizin köşe yazarlarını, başta ben ASIM ATABEY olarak ve gazetemizin sahibi SAYIN ALİ ÇETİN VE RAMAZAN ÇETİN’İ DE ÇOK ÜZDÜ. Sayın Ali Çetin ta Ankara’dan gelerek cenazesine katıldı. Kırıkkale Belediye Başkanı Sayın Mehmet Saygılı, CHP Kırıkkale Milletvekili Sayın Ahmet Önal, Kırıkkale Ticaret Odası Başkanı Sayın Ahmet Varlı, AKP Kırıkkale İl Başkanı Sayın Mustafa Kaplan, MHP İl Başkanı Sayın Murat Abalı ve Şeker Dedemizi seven, pek çok Kırıkkaleli cenaze törenine katıldı. Katılanlara ailesi adına çok teşekkürler ediyorum.
Cenaze günü şu duyduğum Şeker Dede hakkındaki sözler de bu yazıyı okuyanların ders alacağı kıssalardır. Şeker Dede, ölümünden önceki İl Gazetesinde yayınlanan şiiri gerçekten ders alınacak şiirdir. Eşinin sağlığı da iyi değildir. Hanımı ile el ele tutuşarak ölümlerini istemiştir. Şiirinin üzerinden bir hafta geçmeden kendisi rahmetli olmuştur. İkinci bir konu şudur. Şeker Dedenin Kırıkkale ‘de oturan bir kızı vardır. Babasını telefonla aramış. Yarın seni görmek için geleceğim demiş. Şeker Dede de kızına Geleceksinde beni görmen mümkün olmayabilir demiş. Bu söylediğini büyük oğlu Hanifi söyledi. Bir üçüncü de İl Gazetesi sahibi Sayın Ramazan Çetin anlattı. Şeker Dede bir gün gazeteyi ziyarete gelmiş. Yemek zamanı olmuş. Fatma teyze yemek için, sofraya Şeker Dedeyi davet etmiş. Şeker Dede ben yemek yemen demiş. Yemesi için ısrar etmişler. Yemek yemeyeceğini, eşi olmadan hiç yemek yemediğini söylemiş. İyi öyleyse demişler. Hanımını yiyeceği yemeği sana verelim. Hanımın yemeği evde yesin. Senbizimle ye demişler. Şeker Dede buna da razı olmamış. O zaman demişler ki senin de yiyeceğin yemeği verelim. Evde eşinle yiyin demişler. Şeker Dedenin ailesine karşı inceliğini anladınız mı?
ŞİMDİ BENİM ŞEKER DEDE HAKKINDA YAZDIĞIM YAZI AŞAĞIDADIR. ŞEKER DEDEYE RAHMET DİLEYEREK yazımın yayınlanmasını istedim. Şeker Dede unvanıyla bilinir. Asıl adı Abdüllatif Piliç’tir. Emekli öğretmendir. Yaşı doksanın üzerindedir. Ancak gönlü genç. Ruhu genç. Aklı başında. Hâlâ okuyor. Hâlâ yazıyor. Ufak tefek yaşlılık sıkıntıları olsa da sağlığı yerindedir. Dinçtir. Ayaktadır. Yazdıklarından ibret alabilirsiniz. Beğendiği yazıları, yazarlarıyla paylaşmaktan zevk alır. Büyüklenme, kibirlenme bilmez. Milliyetçi özü başta gelir. Atatürk’e dil uzattırmaz. Ordusuna ve polisine saygılıdır. Jandarmamız gününde, jandarmamız için yazdığı şiir, çok beğenilmiştir. Jandarma tarafından çıkarılan dergide, kapak şiiri olarak yayınlanmıştır. Polis günlerinde polislerimiz için yazdığı şiirler de ilgiyle okunur. Şiirlerini Kırıkkale İl Gazetesinin her cumartesi günü şairlerimiz ve şiirleri sayfasında yayınlanır. Her şiirini okurum. Beğenirim. Söz aramızda şiirlerini severek okurum.
Kendine yetecek dini bilgileri de vardır. Kuran okur. Yasin okur. Kırıkkale şairlerinin her ay şiir günleri yapılır. Bu şiir günlerinde İl Gazetesinde şiirler yazan, bazen köşe yazıları yazan Rahmetli oldu-( Korena hastalığından). Sevgili Doğan Demir Kandemir başkanlığında İl Kültür Müdürlüğü tarafından, kendine teslim edilen bir odanın anahtarı ile şairlerimiz toplanırlar. O ayın ilk cumartesi günü saat onda toplanırlar. Ay içinde yazdıkları şiirlerini okurlar. Bu çok faydalı bir çalışmadır. Bir kere herkes yeni yazdığı bir şiiri ile bu toplantılara katılırlar. Karşılıklı yorumlar yapılır. Sonraki ay toplantılarına daha okunur, dinlenir şiirleriyle gelirler. Çok istedim, edebiyat öğretmenlerimizin öğrencileriyle bu toplantılara katılmasını. Hele küçük öğrencilerimizin bu toplantılara katılmasını. Çünkü şiir toplantılarına katılan şairlerimizin hemen hemen çoğu belli bir yaş üzerindedirler. Küçüklerin bu şairleri görünce yazmaya - okumaya heves etmemeleri mümkün değildir. Onlara özenecekleri ve yazma konusunda, okuma konusunda kendilerini sorgulayacaklarından şüphe duymuyorum.
Doğan Demir Kandemir deyince, benim üzerimde emeği olan bir isimdir. Kuran’ı Kerim-i bilgisayardan öğrendim. Ancak bazı işaretleri, bazı harfleri, ayet sonlarında yutulan harfleri bir bilenden de öğrenmek gerekiyordu. Kendisine benim okumama yardımcı olmasını istedim. Bir süre belli günlerde ve belli saatlerde İl Gazetesinin bir odasında buluşmaya karar verdik. Benim daha iyi okumama yardımcı oldu. Allah rahmet etsin.
Şeker Dede gençlik için bir hazinedir. Doksan yaşından fazla olan bu kişiden yararlanılması gerektiğini düşünüyorum. Belki bu yazımı Millî Eğitim yetkililerinden okuyanlar olabilir. Onlar okullarındaki Türkçe, edebiyat öğretmenlerimize destek olmalılar. Şeker Dede’yi okullarına sınıflara veya salonlara öğrencilerimizi toplayabilirler. Şeker Dede’yle on yirmi dakikalık söyleşilerde bulunmalarını, Şeker Dedenin on yirmi dakikalık konferans vermesini sağlarlar. Bu çalışmaların öğrencilerimizi okumaya ve yazmaya teşvik edeceği özellikte görüyorum. Doksan yaşında bir insan daha okuyorsa, daha yazıyorsa gençler de kendilerini sorgulayacaklar. Okumaya ve yazmaya olan ilgileri artacaktır.
Elimizde, Şeker Dede gibi bir kaynak kişi varken ondan faydalanmalıyız. Şunu söyleyim. Şeker Dede’nin bu çalışmalardan dolayı bir maddi beklentisi olmaz. Gençliğe faydalı olmayı gördükçe ve faydalı olduğunu anladıkça, O da Ülkemiz adına ve kendi adına mutlu olacaktır. Kendisinden beklenen özveriyi gösterecektir. Allah Şeker Dede’ye kalan ömründe, sağlık - sıhhat - afiyet versin. Eğitim- öğretimde fırsat eğitimi diye bir kavram vardır. Şeker Dede bir fırsattır. Yararlanmalıyız.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.