Alaattin Karaer

Alaattin Karaer

Böyle Kazandık Zaferi!

26 Ağustos 1922 saat 02.30

kayalıklarda şayak kalpaklı nöbetçi
okşayarak gülümseyen bıyığını
seyrediyordu Kocatepe’den
dünyanın en yıldızlı karanlığını.


dağlarda tek tek ateşler yanıyordu.
Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki
şayak kalpaklı adam
nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
güzel, rahat günlere inanıyordu
ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,
birdenbire beş adım sağında O’nu gördü.
Paşalar onun arkasındaydılar.
O, saati sordu.
Paşalar : «üç,» dediler.
Sarışın bir kurda benziyordu.
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu.
Bıraksalar
ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe’den Afyon Ovası’na atlayacaktı.

 

(Nazım HİKMET, Kuvva-yi Milliye Destanı'ndan)

 

    kose-yazisi--alaattin-karaer-016.jpg

 Yarın Türk ulusunun yeniden diriliş günüdür.

     Yarın; 30 Ağustos 1922 tarihi, Türk ulusunu esir etmek isteyen emperyalist güçlere karşı; kadınıyla, çocuğuyla, ordusuyla birlikte verdiği bir savaşın ve ulusal benliğini kurtardığı ve Zafer Destanı’nın yazıldığı gündür.

     "Halkın genelini ilgilendiren bir bayram değil" diyerek karşı çıkan bazı kendini bilmezler umarım utanırlar!

     Dünyadaki tüm uluslar, kendi tarihleri ile övünürler!

     Tarihlerini onur ve gururla sahiplenirler, çocuklarına, gençlerine, kısaca gelecek kuşaklarına emanet etmek için de hiçbir engeli tanımazlar.

     Bayramlarını da bu anlayış içinde gururla kutlarlar…

     30 Ağustos Zaferi Türk milletinin birlik ve beraberlik içinde verdiği onurlu ve kahramanca mücadelenin sonucudur.

     "Tüm tarihi boyunca bağımsız yaşamayı ülkü edinmiş milletimiz, tarihinden aldığı onuru, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün 'Ya İstiklal Ya Ölüm' sözleriyle perçinleyerek onun komutasındaki kahraman ordumuzla 30 Ağustos tarihinde muhteşem bir zafere imza atmıştır.

     26 Ağustos 1922'de Kurtuluş Savaşı’nın en önemli safhalarından biri başladı. 30 Ağustos 1922'de Başkomutanlık Meydan Muharebesi zaferiyle taçlanacak olan Büyük Taarruz’a Mustafa Kemal Paşa, “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir; ileri” diyerek başlama emrini verdi.

     Anadolu’nun her yerinden gelmiş vatan için çarpışan askerlerimiz, 30 Ağustos’un sıcağında çarpışarak gencecik bedenlerini bırakarak, kanlarını dökerek şehit olmuşlardır. Her karış toprağımız şehit kanlarıyla doludur.

     Buna rağmen; Türkiye Cumhuriyeti pek çok fırsat çıktığı halde komşularının toprak bütünlüğüne sınırlarına saygılı olan vicdan sahibi ve “Yurtta Barış Dünyada Barış” isteyen bir ülkedir.

     Bu gün; 30 Ağustos Zafer Bayramı…

     Çünkü bu gün; bağımsızlık ve yurt aşkıyla şahlanan Türk ulusunun ATATÜRK’ün önderliğinde Kurtuluş Savaş’ını kazandığı, Sevr Antlaşması’nı parçaladığı, Lozan Barış’ını sağladığı ve Cumhuriyetin temeline ilk harcı koyduğu gündür…

     30 Ağustos 1922 tarihi, Türk ulusunu esir etmek isteyen emperyalist güçlere karşı; kadınıyla, çocuğuyla, ordusuyla birlikte verdiği bir savaşın ve ulusal benliğini kurtardığı ve Zafer Destanı’nın yazıldığı gündür.

     İşte yıllar önce, neredeyse bir asır’a yaklaşacak, böyle yaz günlerinde bu topraklar için, her ne pahasına olursa olsun, düşmana vermemek için Türk insanının canını ve malını verdiği gündür.

     Bu topraklar kanla yıkanmıştır. Kolay olmamıştır, bugünlerde olduğu gibi bu ülkeye göz koyanlar o dönemde de tüm olanaklardan yoksun Türk askeri ve Türk halkının birlik ve beraberlik ruhu içerisinde özverili mücadelesi, dillere destan olacak niteliktedir.

     Atatürk’ün Türkiye’yi dünya milletleri arasında en şerefli medeniyet seviyesine çıkarmak için yaptığı devrimlere baktığımızda, onun nasıl bir karakter sahibi olduğunu tahmin etmek zor değildir. Bu devrimler bir çırpıda olup bitmiş şeyler değildir. İyice düşünülmüş, dikkatlice hazırlanmış ve milletin yararına sunulmuş devrimlerdir.

     Bizler de kahraman atalarımızdan aldığımız güçle Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği çağdaş uygarlık yolunda kararlı bir şekilde ilerlemek ve ülkemizi çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkarmak için birlik ve beraberlik içerisinde var gücümüzle çalışacağız.

     Bu mutlu günde, zaferi bize yaşatan Atatürk ve arkadaşları ile kahraman Türk Ordu’suna, halkımıza minnet borçluyuz.

     30 Ağustos’un Türkiye’nin geleceği için binlerce şehidin, milli birlik ve beraberlik ruhu içinde canları pahasına, özgürlük ve bağımsızlık meşalesinin sonsuza dek sönmemek üzere yakıldığı büyük bir zaferdir

     Gericilere karşı, bize dayatılanlara karşı boyun eğmeyeceğiz!

     Hiçbir kısıtlama, hiçbir engel ve yasak bizlerin yüreğindeki özlem ve sevgiyi söküp atamayacaktır.

     Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu zaferi bize armağan eden İstiklal mücadelemizin bütün kahramanlarını, kanlarıyla canlarıyla bu toprakları vatan yapan ve ülkemizin milletiyle bölünmez bütünlüğü için canlarını seve seve feda eden aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyor ve aziz hatırları önünde saygıyla eğiliyorum.

        98. Zafer Bayramımız kutlu olsun!

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
Alaattin Karaer Arşivi

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (20)

29 Nisan 2026 Çarşamba 10:15

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (19)

20 Nisan 2026 Pazartesi 11:18

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (18)

13 Nisan 2026 Pazartesi 15:20

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (17)

08 Nisan 2026 Çarşamba 12:46

Avukatlar Günü!

05 Nisan 2026 Pazar 11:03

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (16)

01 Nisan 2026 Çarşamba 10:47

27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü!

27 Mart 2026 Cuma 09:57

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (14)

18 Mart 2026 Çarşamba 11:45

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (13)

14 Mart 2026 Cumartesi 13:02