Alaattin Karaer

Alaattin Karaer

(15-17 Aralık 2023- Sivas-Kemaliye-Divriği Turu) (3)

thumbnail-img-1988.jpg

TOLSTOY’un dediği gibi; “Öyle zamanlar olur ki; Nereye gittiğin önemini yitirir. Çünkü asıl önemli olan, yanında kiminle gittiğindir.”

Saat 08.30’a doğru Hızlı trenimiz geldi. Yerlerimizi aldık. Binmemizle hareket etmemiz bir oldu. Yerlerimizi aldık. Ankara’dan binen arkadaşlar ve rehberimizle selamlaşıp konuşmamız daha tamamlanmadan, 1,5 saat sonra Sivas Tren Gar’ındayız!

Sivas Tren Garı hem de Doğu Ekspres hem de Hızlı Tren Garıydı. Daha önce Van gezimize gidip gelirken mola vermiş ve görmüştük.

Sivas deyince aklıma geldi. Tarih; 24 Temmuz 1984

thumbnail-img-1994.jpg

Ben Kırıkkale’de M.K.E. Kurumu Çelik Çekme Boru fabrikasında memuriyete başlamıştım. Tıp fakültesini bitiren eşim, mecburi hizmet kurasını çekecekti. O yıllarda M.K.E Kurumunda mecburi hizmetli doktor çalıştırıyordu. Sağlık Bakanlığına başvurduğumuzda kabul etmediler ve kuraya girecek, kurada neresi çıkarsa orada mecburi hizmetini bitirecek demişlerdi. 12 Eylül 1980 askeri darbesinin semerelerini görüyorduk o zamanlar. Okulu bitiren doktorlar, mecburi hizmet sürelerince de, uzmanlık sınavlarına giremeyeceklerdi. Sağlık Bakanlığının cevabı netti. Kurasını çekecek ve çektiği yere gidecek. Sizde o sürede askerlik yapıyorum diye düşününüz diye dalga geçer gibi cevap veriyorlardı müsteşar durumunda görev yapanlar…

Ben zaten askerlik görevini yapmıştım, bir daha yapardık ne yapalım. O zaman paralı askerlik yoktu ki!

Eşim mecburi hizmet kurasını çekti.

Sivas-Suşehri Verem Savaş Dispanseri Baştabibi olarak…

thumbnail-img-2002.jpg

Yeni memuriyete başladığım için izin hakkım yoktu. Farika doktoruna başvurdum. Durumu anlattım. Eşimle Sivas – Suşehri’ne gideceğimi belirttim. Hasta olmayan birisine rapor veremem dedi. Doğru söylüyordu. Hep doğrularda bizi buluyordu her nedense.

Sivas’a oradan 130 km. mesafedeki Suşehri…

Uzatmayalım…

7 Nisan 2017 Perşembe günü cep telefonum çalıyordu. Bilmediğim bir numara arıyordu. Açtım. Yıllar önce doğduğum Kayseri’deki gecekondu mahallede evimiz yana yana olan, Duran Salihoğlu arıyordu. 50 yılı geçmişti görüşmeyeli. Sohbet. Analar, babalar, çocuklar soruldu…

O da okumuş, Mal Müdürlüğü ve Defterdar olmuş, çocuklarını okutmuş. Emekli olunca da Doktor olan oğullarının yanında, Sivas’a yerleşmiş, torunlarına bakıyorlarmış…

Annesi Şerife teyze, babası Salih amca yaşıyorlarmış. Babasının çok iyi olmadığını söyledikten sonra görüşme dilekleri ile konuşmamıza son vermiştik.

Van gezimize giderken de, arasam mı acaba diye aklımdan geçmişti. Çocukluk arkadaşımı görmek istiyordum. Gece geç saat olmuştu. Rahatsız etmek istememiştim!

Geçen yıl görüştüğümüzde Babası Salih amcayı kaybettiklerini söylemişti.

Bu sefer, dönüşte Sivas’ta 4-5 saat kalma ihtimalimiz olacaktı. Dönüşte aramayı ve görüşmeyi düşünüyordum.

Aracımız, Garın önünde bekliyordu.

Aracımıza yerleşerek Kangal üzerinden Divriğe doğru hareket ettik!

Sivas – Kangal arası 90 km. kadardı.

Sivas çıkışında bir benzinlikte ihtiyaç molası verildi. Hava, Kış ayı olmasına rağmen, güneşliydi!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Alaattin Karaer Arşivi

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (27)

22 Haziran 2026 Pazartesi 11:20

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (26)

17 Haziran 2026 Çarşamba 10:32

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (25)

08 Haziran 2026 Pazartesi 13:20

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (24)

03 Haziran 2026 Çarşamba 16:17

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (23)

20 Mayıs 2026 Çarşamba 10:03

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (22)

13 Mayıs 2026 Çarşamba 10:52