Alaattin Karaer

Alaattin Karaer

(15-17 Aralık 2023- Sivas-Kemaliye-Divriği Turu) (18)

thumbnail-img-2639.jpg

Programda olmayan, Kangal Köpeği Yetiştirme Çiftliğini de, şoförümüzün Kangal’lı olması ve orada ikamet etmesinden dolayı görmüş olduk.

Kangal Köpeği Yetiştirme Çiftliğinde fazla zaman kaybetmeden, Sivas’a doğru hareket ettik. 1 Saat kadar yolumuz kalmıştı. Saat 14.00 gibi Sivas’ta olacaktık. Öğle yemeğini Sivas’ta yiyecek ve saat 18.00’de hareket edecek tren saatine kadar programımıza devam edecektik. Daha öncede söylemiştim, Kayseri’de gecekondu evimizin yanındaki komşumuz olan aynı yaştaki arkadaşım Duran’ı görmek istiyordum. 50 yılı geçmişti görüşmeyeli… Hayat şartları diyelim!

Kendisine telefon ettim. Sivas’a yaklaşırken yeniden arayacağımı, uygunsa görüşmemizi söyledim.

Birkaç saat sonra, yıllarca görüşme fırsatımız olmayan çocukluk arkadaşımla bir araya gelecektik. Eşim ve grup arkadaşlarımda merak etmeye başlamıştı bu buluşmayı…

Yol geçen zaman içinde Sivas’ı kısada olsa tanımaya çalışalım:

Sivas: İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan bölgenin en eski ve önemli kentlerinden biridir.

Kazı ve araştırmalarda ele geçen buluntular, yörede ilk yerleşimin Cilalı Taş Devri'ne (M.Ö. 8000-5500) uzandığını göstermektedir. Kent, M.Ö. 2000'lerde değişik yerleşmelere sahne olmuştur. Kaynaklarda geçen yazılı tarihi M.Ö. 2000 yılı başlarında Hititler'le başlamakta olup merkez Tatlıcak köyü ile Uzuntepe köyündeki höyükler, Divriği ilçesine bağlı Maltepe köyünde bulunan höyük ve Gürün ilçesi sınırlarındaki Şuğul vadisindeki Hititçe yazılar başlıca Hitit yerleşim alanlarıdır. Maltepe Höyüğü kazıları, yörede ilk yerleşmenin M.Ö. 2600'lerde başlayıp M.Ö. 2000'lere kadar kesintisiz sürdüğünü göstermektedir. Coğrafya olarak İç Anadolu'da bulunmasına rağmen Şebinkarahisar'ın 1933 yılına kadar kazaları olan Suşehri, Akıncılar, Gölova ve Koyulhisar ilçeleri Doğu Karadeniz

thumbnail-img-2643.jpg

Bölgesi’nin kültürel hinterlandında yer almaktadır.

Sivas'ın ilçelerini Karadeniz'deki Suşehri ovasına Geminbeli Geçidi bağlar. Divriği ve Gürün ilçeleri de Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alırken, Doğanşar ile Zara'nın kuzeyi de Karadeniz Bölgesi'nde yer alır. Sivas topraklarında İç Anadolu, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinin kültürleri de yer alır. Sivas merkez ve çevre ilçelerinde gırnata, zurna ile Sivas'a özgü halk oyunları oynanırken, Karadeniz'deki ilçelerinde kemençe ve zurna ile horonlar oynanır. Divriği ve Gürün yöresi Doğu Anadolu kültüründe yer alır. İç Anadolu bölgesindeki ilçeleri ise kültür olarak Sivas merkez bölgesinin kültür ve şivesine sahipken, Karadeniz'de kalan ilçeler büyük ölçüde Giresun ve Ordu ile aynı şiveyi kullanırlar.

İlk uygarlıklar dönemi: M.Ö. 17. yüzyılda Hitit sınırları içinde yer alan kentin güney kesimi Geç Hitit devletleri döneminde Tilgarimmu adıyla anılmaya başladı. MÖ 8. yüzyılda Kimmer ve İskit istilalarına uğradı. M.Ö. 6. yüzyıl başlarında Medlerin, aynı yüzyılın ortalarında da Perslerin egemenliğine girdi. M.Ö. 4. yüzyılın ikinci yarısındaki kısa süreli yönetimin ardından Büyük İskender’in Makedonya Krallığı'na bağlandı. MS 17'de bütün Kapadokya ile birlikte Roma İmparatorluğu'nun egemenliğine girdi. Bu dönemde kısa sürelerle Partların ve Sasanilerin eline geçti. Bizans döneminde önce Armeniakon Themas’nın sınırları içindeydi. 12. yüzyılda Sebasteia Theması'na bağlandı.

Selçuklu dönemi: Selçuklu Türkleri Malazgirt Meydan Muharebesi'nden önce Sivas'a kadar uzanmış ve 1059'a doğru bir ara kenti ele geçirmişlerdi. Ancak yörenin kesin olarak Türk egemenliğine girmesi Malazgirt Zaferi'nden kısa bir süre sonra gerçekleşti. Kutalmışoğlu Süleyman Şah'ın kumandanlarından Emir Danişment'in ele geçirdiği kent uzun bir süre Danişmentlilerin elinde kaldıktan sonra 1174'te II. Kılıç Arslan tarafından Selçuklu Devleti sınırları içine alındı. Selçuklular döneminde Sivas yeniden gelişti. Kentin surları 1221'e doğru,

thumbnail-img-2651.jpg

Sultan I. Alaeddin Keykubad tarafından onartıldı. Kısa bir süre sonra Moğolların saldırıları başladı ve Kösedağ Savaşı'ndan (1243) sonra Selçuklu topraklarıyla birlikte Sivas da Moğolların eline geçti.

Kentteki anıtların en önemlileri 13. yüzyılın ikinci yarısındaki İlhanlılar döneminde yapıldı. Sivas, Kayseri ile birlikte İlhanlılar'ın Anadolu'ya gönderdikleri valiler tarafından merkez olarak kullanıldı. 14. yüzyılın ilk yarısında Sivas'a gelen İbn-i Batuta, burayı İlhanlıların Anadolu'daki en büyük şehri olarak tanımlar. İlhanlı valilerinden Alaeddin Eratna Bey, 1345'te bağımsızlığını ilan ederek önce devletine merkez olarak Sivas'ı seçti. Eretna'nın 1353'te ölümünden sonra Kadı Burhanettin onun yerini aldı ancak Akkoyunlu Beyi Karayülük Osman ile yaptığı bir savaşta öldü (1398). Bunun üzerine Sivaslılar topraklarını Osmanlı padişahı Yıldırım Beyazıd'a teslim ettiler. 1400 yazında Timur Sivas'ı ele geçirdi, şehri savunan askerleri öldürttü, halkı kılıçtan geçirtti, şehri yağmalattı ve surları yıktırttı. Timur istilasından sonra şehir bir süre Kadı Burhaneddin'in damadı Mezid Bey'in elinde kaldı. 1403-1408 arasında yeniden Osmanlı hakimiyetine geçti ve bir eyalet merkezi oldu.

Osmanlı dönemi: Sivas'ta bulunan yapılar 17. ve 19. yüzyıllar arasında zaman zaman Anadolu'da meydana gelen ayaklanmalardan zarar gördü. 1649'da şehirden geçen Evliya Çelebi, surların kuşattığı alanda 44 mahalleye bölünmüş 4600 ev bulunduğunu ayrıca Yukarıkale adını verdiği İçkale ve Paşa kalesindekilerle bu sayının 6060'ı bulduğunu yazar. 19. yüzyıl gezginlerinin kent nüfusu için verdikleri rakamlar genellikle birbirini tutmaz. Bu yüzyılın sonuna doğru nüfusun 30.000-45.000 arasında değiştiği sanılmaktadır. Yine 19. yüzyıl başında bütün Osmanlı topraklarında Islahat Devri başlamıştır. Önce 7 sancak ve 72 kazadan oluşan Sivas, gittikçe daralmış ve önemini kaybetmiştir. Valiliğine bile mirimiranlar atanıyordu. 1813'te bu usulden vazgeçilerek yeniden vezir atanmasına başlandı. Bir yıl sonra şehirde büyük bir veba salgını baş gösterdi. Eyalet teşkilatı bazı küçük değişikliklerle XIX. yüzyıl ortalarına kadar sürmüştür. 1863'te uygulanmaya başlanan vilayetler teşkilatı içinde kurulan Sivas vilayeti; Sivas, Amasya, Tokat ve Şebinkarahisar sancaklarına ayrıldı. Bu durum Cumhuriyet döneminde sancakların vilayet haline getirilmesine kadar devam etti.

Millî Mücadele dönemi: Sivas'ın Millî Mücadele'nin kazanılmasında önemli bir yeri vardır. Bu mücadelenin hazırlık döneminde Mustafa Kemal Paşa önce, 27 Haziran 1919’da Samsun’dan Erzurum Kongresi'ni takiben burada 4 Eylül 1919'da Sivas Kongresi'ni topladı ve 18 Aralık 1919'da Ankara'ya gitmek üzere şehirden ayrıldı. Gerek 1927'de Chicago Üniversitesinden gelen arkeologların ve gerekse 1945 yılında da Türk arkeologların yaptığı kazı ve araştırmalara göre Sivas tarihin ilk dönemlerinden itibaren yerleşim birimi ve şehir merkezidir. Ayrıca dünyanın en eski medeniyetlerinden olan Persler, Etiler, Hititler, Asurlar Sivas'ta hüküm sürmüşlerdir.

Karadeniz'in tek yolcu treni olan Samsun Postası Sivas'tan gönderiliyor. Ayrıca Sivas, tren istasyonu olarak büyük bir kavşak konumundadır. Bugün birçok ilin demiryolu bağlantısı direkt olarak Sivas üzerine kuruludur. Sultan II. Abdülhamid döneminden beri vardır. Cumhuriyet tarihinin de ilk vagon ve lokomotif fabrikası ve Cer atölyesi TÜDEMSAŞ 1939’da Sivas'ta kuruldu. TÜDEMSAŞ kurulduğunda dünyanın en ileri tesislerinden biriydi. 2003 yılında Irak Savaşı'nın başlarında TÜDEMSAŞ, Saddam yönetiminin başında bulunduğu Irak'a 300 vagonluk ihracat yaptı. Bugün hala dünyanın değişik yerlerinden TÜDEMSAŞ’a gelen siparişler değerlendirilmektedir ve ihracatlar devam etmektedir. TÜDEMSAŞ, Sivas'ın geçim kaynağı ve bel kemiğidir.

Atatürk’ün 'Cumhuriyetin Temellerini Burada Attık' dediği Sivas'ta 4 Eylül 1919'da, Sivas Erkek Lisesinde toplanan Sivas Kongresi, alınan kararlar bakımından Türk Kurtuluş Savaşı öncesi toplanan en önemli kongredir. Hiçbir ülkenin manda ve himayesinin kabul olunmayacağı ve milletin istikbalinin yine milletin azim ve kararıyla kurtulacağı kararları bu kongrede alınmıştır.

* * *

Sivas’a yaklaşırken yağmur azalmaya, güneşli bir havaya dönüşmeye başlamıştı! Sanayi bölgesindeydik sanırım. Öğle yemeği için “Köfteci Kirli Ahmet Usta” da mola verdik.

Köfteci Ahmet Usta, dedesinden babasına geçen lezzetli Sivas Köftelerinin sırrını babasından öğrenerek küçük yaşta seyyar arabasıyla yapmaya başlamış. Dilden dile uzanan ve efsaneleşen köftelerini Sivas Sanayideki yerine taşıyınca artık tüm Sivas'ta bilinir olmuş köfteleri.

Pişmaniyeli Sütlaç servisi de ayrı güzel sunumlarıydı.

Yemek sırasında, arkadaşım aradı. Bulunduğumuz yeri söyledim. Yarım saate kadar, rehberimizin belirttiği gideceğimiz Gök Medreseyi söyledim. Orada buluşacaktık!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Alaattin Karaer Arşivi

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (24)

03 Haziran 2026 Çarşamba 16:17

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (23)

20 Mayıs 2026 Çarşamba 10:03

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (22)

13 Mayıs 2026 Çarşamba 10:52

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (21)

05 Mayıs 2026 Salı 12:23

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (20)

29 Nisan 2026 Çarşamba 10:15

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (19)

20 Nisan 2026 Pazartesi 11:18

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (18)

13 Nisan 2026 Pazartesi 15:20

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (17)

08 Nisan 2026 Çarşamba 12:46

Avukatlar Günü!

05 Nisan 2026 Pazar 11:03

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (16)

01 Nisan 2026 Çarşamba 10:47