Dr. Ahmet Polat

Dr. Ahmet Polat

Vekaletle Kurban Organizasyonunda Canlı Şahitler IV

Soru: Kısaca kendinizi tanıtabilir misiniz?
Cevap: İsmim Ali ERÇERMAN, evli ve 3 çocuk babasıyım. Fransa'da doğdum, Strasbourg'ta yaşıyorum. Özel bir şirketin teknik sorumlusu ve idarecisi olarak görev yapmaktayım.

Soru: TDV’nin Vekaletle Kurban Organizasyonu kapsamında hangi ülkeye gittiniz?
Cevap: 2025 yılında gönüllü olarak Madagaskar'da görev aldım.

Soru: TDV’nin Vekaletle Kurban Organizasyonunu yakînen sahada gördünüz. Objektif bir bakış açısıyla müspet ya da menfi intibalarınızı aktarabilir misiniz?
Cevap: TDV bu organizasyonda neredeyse tüm dünyaya temas ediyor. Bu çok büyük bir iş ve başarıdır. Türkiye'nin o beldelerde hem ümmet hem millet için bıraktıkları izler unutulmaz ve saygınlıkla karşılanmaktadır. Bağışların toplanması ve sahada dağıtımı neredeyse kusursuz işliyor. Bana göre sadece gönüllülerin organizasyon kısmı biraz daha planlı ve erken yapılırsa, o kadar rahat olur (gidilecek ülke, gidiş geliş tarihleri, iş yeriyle özel izinler, aşılar vs.). Bu bilgiler kurbandan bir ay önce gelince zorluk çıkarabiliyor, 2024 yılında mesela organizasyona bu sebeplerden dolayı katılamadım. Son olarak bu katılım fırsatları sadece dernek yönetim üyelerini değil de tüm halka hitap etmesi, organizasyonun herkesçe bilinmesi açısından daha değerli olur.

Soru: Sahada, TDV’nin dışında diğer vakıfların kurban faaliyetlerini gördünüz mü? Gördüyseniz TDV’nin faaliyetleriyle mukayese edebilir misiniz?
Cevap: Sahada görmedim ama başka bir kuruluşun üyeleriyle dönüşte havalimanında karşılaştık ve tanışma fırsatı oldu. Biz 10 kişiyle, 5 farklı bölgede, toplam 500 büyük baş kesip dağıttık. Onlar ise aynı kişi sayısıyla 100 kurban bağışladılar. TDV'nin bu konuda çok güçlü bir faaliyet gerçekleştirdiğine şahit oldum.

Soru: Sizler, Vekaletle Kurban Organizasyonu kapsamında sahada yer aldınız, bu hizmetler yeterli midir yoksa (milletçe/ümmetçe) daha fazlasını yapmamız gerekir mi?
Cevap: Bir önceki sorunun cevabında belirttiğim gibi Türkiye hayır işlerinde TDV ile neredeyse tüm dünyaya temas ediyor. Ama sahaya inince yaptığımız ya da yapabildiğimiz yardımların ne kadar az olduğuna şahit oldum. Gittiğimiz bölgenin yanı sıra, farklı ülkelerdeki insanların maddi-manevi yardımlara çok ihtiyaçları var. Elimizden geleni yapıyoruz ama ümmet ve millet olarak daha fazlasını yapabiliriz. Hayır işlerinde hizmetin sınırı yoktur. Sahada görev alıp birebir temas edince, bu duygular daha net ortaya çıkıyor ve içten yaşanıyor.

Soru: Gittiğiniz ülke ya da ülkelere, başkalarının da gidip bu faaliyetlerde aktif rol almasını ister misiniz? 
Cevap: Evet herkesin görüp yaşamasını, tanıklık etmesini isterim. Bu tecrübe anlatılmaz yaşanır. Pasif bir duruştan aktif bir rol alınca, sahada her şeyi birinci dereceden şahit oluyoruz ve içten yaşıyoruz. Kafada hiçbir soru işareti bırakmamakla beraber, ayrı bir olgunluk getiriyor. Bir sonraki hayır işlerinde bulunmak için ekstra motivasyon oluşturuyor.

Soru: TDV’nin, Vekaletle Kurban Organizasyonunda ticari bir gaye güttüğünü sezdiniz mi? Daha açık bir ifadeyle, milletimize, kurbanlarını gönül rahatlığıyla bağışlayabileceklerini söyleyebilir misiniz?
Cevap: Ticari bir gaye söz konusu olamaz. Yerel partnerlerin yardımıyla ve hâli hazırda bulunmasıyla sahadaki görevimiz kolay işliyor. Afişler, isim listeleri, kurbanların kontrolü vb. ön hazırlık eylemleri, sürekli TDV ile iletişim içinde bulunulması işleyişin ne kadar iyi olduğunu gösteriyor. Her kurbanın şartlara uygun kesilmesi ve kayıt altına alınması ayrı bir sorumluluk içinde yapılıyor. Gönül rahatlığıyla kurbanlarımıza TDV'ye teslim edebiliriz, hatta gönüllü olarak organizasyona katılıp şahitlik edebiliriz.

Soru: Unutamadığınız, bizimle paylaşmak istediğiniz bir hatırayı aktarabilir misiniz?
Cevap: Evet, aslında orada yaşadığım her gün ayrı bir hatıra, bir iz bıraktı bende. İnsanların imkansızlıkların içinde yaşaması ve buna mukabil olarak da bizim ne kadar az hamd/şükür içinde yaşadığımızın bir göstergesidir. 
Madagaskar, 1960'larda Fransız sömürgesinden kurtulup egemenliğine kavuştu. Lakin Fransızların bıraktığı acının izleri ve hâlen orada etkili oldukları aşikardır. Türklere karşı insanların duyguları çok daha samimi. Majunga bölgesini geldiğim gün bir polis ile muhabbet etme fırsatım oldu. Nereden ve niçin geldiğimi sordu. Kendimi tanıttım ve hiçbir karşılık beklemeden Türk milleti ve Müslümanlar adına onlara yardım etmeye geldiğimize anlattım. Polis, gözleri dolu bir şekilde şunları söyledi: “Size sarılabilir miyim? Siz Türkler, çok iyi insanlarsınız” dedi. Sarıldıktan sonra da sözlerine şöyle devam etti: “İnsanlar her sene kurban döneminde Türklerin gelmesini bekliyor, yardımlarınızı bekliyorlar.” Bu olayı üç kere yaşadım, Türkleri bekliyorlar... Sömürgeden kurtulan insanların, bir "beyaz" yabancı tarafından karşılıksız yardım edilmeyi inanamıyorlar. Bu durum milletimiz ve ümmetimiz için çok gurur verici.
 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
Dr. Ahmet Polat Arşivi

Giyim Kuşamda Ölçü

27 Nisan 2026 Pazartesi 12:27

Mahremiyet

23 Nisan 2026 Perşembe 10:50

Yeme İçme Âdâbı

09 Nisan 2026 Perşembe 10:22

Yolun Başındaki Gençlere Tavsiyeler III

02 Nisan 2026 Perşembe 10:14

Irkçılık II

26 Mart 2026 Perşembe 11:00

2026 Bayram programım

18 Mart 2026 Çarşamba 10:30

Irkçılık

12 Mart 2026 Perşembe 10:57

Zekât ile Faiz arasında mukayese

26 Şubat 2026 Perşembe 10:40