Uzman Diyetisyen Beyza Nur Bişkin

Uzman Diyetisyen Beyza Nur Bişkin

OKULLARIN AÇILMASIYLA ÇOCUKLARDA BESLENME VE BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ

Okul zilleri yakında çalmaya başlayacak ve en kıymetli varlıklarımız olan çocuklar pandemi nedeniyle ayrı kaldıkları okullarına ve arkadaşlarına yeniden kavuşacaklar. Bu dönemde çocukların bağışıklık sistemini güçlü tutmak için beslenme, egzersiz ve uyku kalitesi gibi vücudun savunma mekanizmalarında etkili olan faktörlere dikkat edilmesi gerekir. Güçlü bir bağışıklık demek, tüm besin gruplarını yeteri kadar içeren, dengeli ve çeşitli bir beslenme düzenine sahip olmak demektir. Çocukların; karbonhidrat, protein, yağ gibi makro besin ögeleri ile vitamin ve mineral gibi mikrobesin ögelerini ihtiyaçları kadar almaları gerekir. Çocuklarımız okuldayken çeşitli beslenme sorunlarıyla karşı karşıya kalır. Bunlardan en önemlileri ise çocukların kahvaltısız okula gitmeleri söylenebilir. Kahvaltı öğünün atlamanın birçok nedeni bulunmakta bunların başında; sabah geç kalkma yüzünden okula yetişememe korkusuyla zaman bulamama, yemek yeme isteği duymama, ekonomik yetersizlik ve önemsememe gelmektedir. Ancak güne enerjik başlanılması, derslere odaklanılması için mutlaka kahvaltı yapıp okula gidilmelidir.

Vücudumuzda önemli miktarda protein deposu yoktur. O nedenle, çocuklarımızın her gün mutlaka protein değeri yüksek olan başta yumurta gibi yiyecekleri beslenmesinde bulundurması gerekir. Kırmızı ve beyaz et (balık/hindi/tavuk) proteinden zengin olmasının yanında B12 ve demir açından da zengindir. Demir ve B12 vitamini beyin fonksiyonlarının gelişiminde önemlidir. Daha dikkatli, daha akıllı kuşaklar yetiştirmek için özellikle kırmızı ve beyaz et kaynaklarını kavurma, yağda kızartma yerine; haşlama, fırında veya buğulama gibi doğru pişirme yöntemleriyle vitamin değerini kaybetmeden almak faydalı olacaktır. Kalsiyumdan zengin peynir, süt ve süt ürünleri de zengin protein kaynakları arasında olmasıyla çocukların beslenme rutininde mutlaka yer almalıdır.

Sağlıklı karbonhidrat kaynaklarından bahsedecek olursak; tam tahıllı ekmekler, yulaf, bulgur, baklagiller ve patates vb yiyecekler lif ve B vitaminleri kaynağı olmalarında tercih edilmelidir. Sağlıklı yağ kaynaklarının bulunması da sağlıklı bağırsaklar ve güçlü bağışıklık için şarttır. Bu yağların başında zeytin veya zeytinyağı damarları güçlendirir ve kalp hastalıklarından korur. Doymamış yağ asitlerinden zengin ceviz, çiğ badem, çiğ fındık gibi kuruyemişler ara öğünlere veya kahvaltılara eklenebilir.

Meyve ve sebzelere renk kazandıran maddelere fitokimyasallar denir. Bu fitokimyasallar vücudumuzu koruyucu ve bağışıklık sistemimizi onarıcı bileşenler içerir. Her yiyeceğin içerdiği fitokimyasal türü ve miktarı farklılık gösterir. Ne kadar renkli, mevsiminde taze sebze-meyveler olursa, o kadar güçlü bağışıklık sistemi oluşur. Sebze yemeklerini sevmeyenler için ise çocukların seveceği şekillerde hazırlamak etkili olabilir. Örneğin; fırında kabak mücver, pırasalı köfte, kabak spagetti gibi yemekler tercih edilebilir.

Vücudumuzdaki toksik maddelerin atılması, yani yabancı maddelerden temizlenmesi içi yeterli su tüketimi şarttır. Çocukların yaş grubuna göre su ihtiyacı değişir. 1-4 yaş arası 4 su bardağı, 4-8 yaş arası 4-6 su bardağı, 8-12 yaş dönemi arası 6-8 su bardağı ve 12 yaş üzerinde 8-10 su bardağı su tüketilmesi önerilir.

Bağışıklığı güçlendiren besinler kadar bağışıklığımızı zayıflatan yiyecekler de iyi bilinmelidir. Şekerli, doymuş yağdan zengin, paketlenmiş ve yüksek tuzlu besinler bağışıklık sistemini zayıflatıcı etkiye sahiptir. Ders aralarında hızlı ve pratik olan fast-food besinler sıklıkla tercih edilmektedir. Bu tarz besinleri tüketmek yerine çocukların okul çantalarında sağlıklı besinler eklenmesi tercih edilebilir. Bunlar; mevsim meyveleri, ayran veya ceviz, badem gibi faydalı yağlı tohumlar olabilir. Sağlıklı bağışıklık sisteminin olmazsa olmazlarından düzenli ve yeterli uyku ile düzenli egzersizdir. Bağışıklığı güçlendirmesinin yanında düzenli uyku ve fiziksek aktivite çocuklarımızın okul başarısını da arttırıcı etki gösterebilir. Bütün bunlarla birlikte çocuklarımızın herhangi bir sağlık sorunu, vitamin-mineral yetersizliği olup olmadığını da kontrol ettirmek adına, düzenli olarak senede 1-2 kez kan tahlilleri yaptırmasını öneririm. Ayrıca, çocuklara küçük yaştan itibaren hijyen kurallarının öğretilmesinin ve bu konudaki gerekli alışkanlıkların zamanında kazandırılmasının da atlanmaması gerektiğini hatırlatmak isterim.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Uzman Diyetisyen Beyza Nur Bişkin Arşivi

Sağlıklı beslenme Antioksidan beslenme

22 Ocak 2024 Pazartesi 10:43

METABOLİZMANIZ KIŞA HAZIR MI?

28 Eylül 2021 Salı 09:39