Alaattin Karaer
Oğlumuza !
Tarih 1 Ekim 1985…
Bizim için güzel bir günün başlangıcıydı.
Gecenin geç saatleri, eşimin doğum sancıları sıklaşmıştı. Kirada oturduğumuz evimiz şimdiki Valilik binasının yakınındaydı. Kırıkkale’ye geleli bir yılı aşkın bir süre olmuştu. Yabancısı sayılırdık veya fazla tanıdığımız yoktu. Devlet Hastanesine gittik, eşimi doğum odasına aldılar. Ben dışarıda beklemeye başladım. Kadın-Doğum doktoru aile dostumuz telefon üzerine hemen geldi. Saatler ilerlemeye başlamıştı. Eşimin feryatları yükselmeye başlamıştı. Kendisi doktor olmasına rağmen, demek ki acı ve ızdırap meslek tanımıyordu. Ben panikledim. Bu feryatların sonundaki insanın sonu sağlam olmazdı. Çocuktan da vazgeçmiştim. Eşim sağ salim kurtulsaydı diye düşünmeye başlamıştım. Doktor ve hemşirelerin gözünüz aydın dediğinde, gün yeni yeni ağarmaya başlıyordu. Bir oğlumuz olmuştu. İkinci çocuğumuz olarak bu dünyada yerini alacaktı.
İşte o günkü çocuğumuz, bugün 15 yıldır İstanbul Barosuna kayıtlı Avukat olarak hayatına devam etmeye çalışmakta…
Oğlumuzun dünyaya gözlerini açtığı gündü bugün!
Yıllar sonra, 1 Ekim bizim için üzüntü ve acıya dönüşmüştü, 2018 yılına kadar.
Tarih; 1 Ekim 2018
Saat: 11.03
İşyerindeyken, Kayseri’de yaşayan kız kardeşimden gelen telefonu açtığımda, daha alo demeden;
Hemen gel deyivermişti!
Hayırdır!
Hemen gel!
Kötü bir şey mi var, söylesene dememe kalmadı…
Babam öldü!
Tek başıma oturduğum odamda, ne yapacağımı bilemedim. Dondum bir an!
Beklenen son da olsa, öldü haberini duyunca insan tuhaf duygular yumağı içerisinde oluyor…
Ateş düştüğü yeri yaktığı için, bu duygu yumağının tarifi imkansız sanırım, empati kurmak da zor hatta imkansız sanırım.
Oğlumuzun doğum günü bugün!
Dedesinin ölümün birinci yılından, iki gün önce gece ofisinden telefonla aramıştı beni. Hiç bu kadar uzun konuşmamıştık… İki saati geçmişti konuşmamız!
Sonunda dayanamadı. İki gün sonra doğum günüm, benim için doğum günümün, anlamı da yok artık demesiyle birlikte, hıçkırıklara boğulmuştu birden. Ben dedemi çok severdim. Olur mu böyle bir şey baba! 365 günde benim mutlu günüme mi denk geldi ölümü demişti!
Acaba, ölmeden önce o gün benimi düşünüyordu!!!
“Oda seni seviyordu. Seni çok sevdiği için, unutmayalım diye aynı güne denk getirdi. Yaşam böyle. Ölümsüz değil. Bitmeyen ve gitmeyen ne var ki ömrümüz de? Deden, sağlıklı ve uzun bir yaşam sürdü. Elden ayaktan düşmeden aramızdan ayrıldı. Sen yine şanslısın“ dede sevgisini tattın. Herkese kısmet olmaz. Bana bak, ne anne, ne baba tarafından dede görmedim. Onlar dahi zor hatırlıyorlar babalarını.” diyerek teselli etmeye çalışmıştım.
Çocuklarımız ne kadar büyüseler de, bizlerin gözünde yine çocuk.
Yıllar nasıl geçti gitti. Göz açıp kapayıncaya kadar…
Ömür su gibi akıp gidiyor. Ne zaman, nasıl büyüdün…
Yıllar öncesinin kara gözlü sevimli çocuğu, büyüde de kendisi de baba oldu. Kendisinin de kara gözlü iki oğlu oldu şimdi.
Babalığın ne kadar güzel bir duygu olduğunun tadına varmış ki, evden onlardan ayrılırken dahi gözlerim doluyor diyordu.
Dedelik nasıl baba diye bana soruyordu! Bende dede olur muyum, o günleri görür müyüm acaba diyordu.
Çok güzel bir duygu oğlum. Kuzguna yavrusu Şahin görünürmüş... daha demeye kalmadı, lafımı kesti. Yok baba, benim çocuklarım çok tatlı, güzel ve sevimli diye sevgisini göstermeye çalışıyordu…
Kara gözlü oğlumun, iki çocuğu torunlarımı da, kara gözlü tavşanlarım diye seviyorum bende. Eşim’de kara gözlü tavşan mı olur diyor. Yok mu kara gözlü tavşan diyorum. Olmazsa da, benim onlar kara gözlü tavşanlarım diye ısrar ediyorum.
İşte hayat böyleydi!
Anonim özlü söz şöyle der;
“Hayat,
kısa gelen bir battaniye gibidir.
Yukarı çekersiniz,
ayak parmaklarınız isyan eder;
aşağı çekerseniz,
omuzlarınız titrer;
ama yine de neşeli insanlar dizlerini karınlarına çekerek rahat bir uyku uyumayı başarır...”
İşte bu yüzden, sende neşeni kaybetme!
Yaşadığımız her günün ve anın değerini bilelim…
Yaşam da seni nasıl bir hayat bekliyor bilemem ama, sen bizim kara gözlü, sevimli küçük oğlumuzsun. Artık sende baba oldun, sorumluğun arttı. Her zaman yanındayım dediğim cümlemi değiştiriyorum artık. Her zaman yanınızdayız.
İyi ki varsınız…
Sizi çok seviyoruz…
Doğum günün kutlu olsun Oğlum!
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.