Alaattin Karaer

Alaattin Karaer

5 Nisan Avukatlar Günü!

 kose-yazisi--alaattin-karaer-038.jpg

(oğlumuza)

 

“Görevinizi yaparken kimseye, ne müvekkile, ne hakime, hele ne de iktidara tabiiz. Bizim aşağımızda kişilerin varlığı iddiasında değiliz. Fakat hiçbir hiyerarşik üst de tanımıyoruz. En kıdemsizin, en kıdemliden veya isim yapmış olandan farkı yoktur. Avukatlar esir kullanmadılar, fakat efendileri de olmadı.”

Molierac

     Molierac’ın son cümlesi çok hoşuma gitmiştir. “Avukatlar esir kullanmadılar, fakat efendileri de olmadı.”

     Bugün, hukukun ve yargının vazgeçilmez unsuru, insanların en zor dönemlerinde var olan, hakkın, adaletin, özgürlüğün ve bağımsızlığın savunucuları Avukatların günü!

     Oğlumuzda İstanbul’da bu savunucularından birisi olarak hayatını sürdürüyor. Tüm günlerde bir şeyler yazıyorsun, bizim avukatlar gününde hiç yazmıyorsun sitemini duyar gibiyim.

     Sizin sorunlarınızı ülkenin sorunlarından ayrı düşünemeyiz.

     Bu güzel gününüzde, sizlerin sorunlarından bahsetmek istemiyorum.

     Ülkemizde de 1958 yılından bu yana her 5 Nisan gününü “Avukatlar Günü” olarak kutlamaktadır. Ancak, meslek sorunlarının her geçen gün çoğalarak arttığı, yasalarla getirilen kazanımların karar ve fiili uygulamalar ile törpülenerek erozyona uğratıldığı, savunmanın gittikçe güçsüzleştirildiği bir ortamda Avukatlar Günü’nü kutluyorsunuz…

     Bu gerilemenin yavaş ve hissettirilmeden yapıldığını bilmediğimiz ya da fark etmediğimiz sanılmamalıdır. Bunu bizler de biliyor ve anlıyoruz. Unutmayalım ki bağımsız savunmanın var olmadığı yerler de adaletten söz edilemez.

     Yargının kurucu unsuru olan Avukatlık mesleğinin kamu hizmeti olması mesleğin ifasında, yaşanan sorunların göz ardı edilmesi gerçeğini ortadan kaldırmayacaktır. Demokratik hukuk devleti ilkesi ve hukuka bağlılık olduğu asla unutulmamalıdır.

     Özellikle, hukukçuların ve avukatların birilerinin yanında veya karşısında değil, hukukun yanında, hukukun gereklerine uygun hareket etmesi elzemdir. Zira Avukatlık Kanununun 76. Maddesinde barolara diğer görevlerinin yanında “hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak” görevi özellikle verilmiştir.

     Hukuk devleti ve eksiksiz demokrasi için gerekli olan bağımsız ve tarafsız yargının kurucu unsurlarından biri olan savunmanın önemini idrak edemeyen zihniyetlerle mücadele etmek zorunda kalmaktasınız. İşlerine geldiğinde avukatlık mesleğini kamu görevi olarak kabul edenler, işlerine gelmediğinde ise mesleğimizi serbest meslek olarak gören bir tavır sergilemektedirler. Tabi ki bu zihniyetin temelinde savunmanın yargı içindeki yerini tam olarak anlayamamak ve adaletin savunmasız olamayacağını bilmeme cehaleti yatmaktadır.

     Avukat, müvekkilinin taleplerini ne pahasına olursa olsun yerine getiren, iş bitirici tek odak noktası başarı ve kazanç olan kişi olmalıdır. Avukat, kimsenin memuru olmamalıdır. Halkın adalete erişiminde en önemli ve etkili unsur, yargılamada vatandaşın tek temsilcisidir. Bu nedenle avukatın sorunları vatandaşın sorunlarıdır.

     Sizler, savunanlar kim olduğunuzu, mevkiinizi, makamınızı gayet iyi bilenlerdensiniz. Özgürlüğünüzün, bağımsızlığınızın karşısına çıkartılacak bilançonun hesabını da vermeye her zaman hazır olunuz.

     Avukatların ekonomik ve mesleki hiçbir sorununa, bilerek ve isteyerek, hiçbir ciddi ve kalıcı çözüm üretilmediğini, yine bilerek ve isteyerek ekonomik ve mesleki çöküşün eşiğine getirildiğini, avukatlık mesleğine ve avukatlara yönelik saldırıların her geçen gün daha da yoğunlaştığını, bütün dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 küresel salgınının yıkıcı sonuçlarından en çok etkilenen mesleklerden birinin de avukatlık olduğunu biliyor ve görüyoruz. Bunun en üzücü örneğini 16 Mart 2021 tarihinde, İcra memurlarıyla birlikte Kocaeli’nin Gebze İlçesi’nde bir eve hacze giden İstanbul Barosu üyesi meslektaşınız, 27 yaşında hayatının baharında gencecik, Avukat Ersin Arslan’ın, ev sahibinin silahlı saldırısına maruz kaldığını ve hayatını kaybettiğini duymuştuk. Ailesine ve sevenlerine baş sağlığı dilemekten başka ne gelir elimizden bilemiyorum. Acılar paylaştıkça azalırmış…

     Bir avukat babası vatandaş olarak; Avukat, yargı mekanizmasının sacayağıdır, hakim ve savcı nasıl korunuyorsa, avukat da öyle korunmalıdır diyorum. Gün gelecek herkesin de avukata ihtiyacınız olacağı unutulmamalıdır.

     Kayseri’ye gittiğimizde, 3 yıl önce ölen deden devamlı bana bakarak; “Baba oğluna bir bağ bağışlamış da; oğlu ona bir salkım üzüm vermemiş.” diye takılırdı!

     Biz sana bağ bağışlamadık ki, bir salkım üzüm isteyelim!

     Sana gönül sevgimizi bağışladık.

     Ne kadar büyüsen de sen bizim çocuğumuzsundur…

     Yaşam ve yaşamak en güzel günler senin de hakkın!

     Bu güne kadar, sana ne şirket, ne villa, ne de bir araba gönderebildik.

     Sana sevgimizle birlikte yüreğimizi gönderiyoruz.

     Geçen yıl gününüzde birlikte olamadık. Bu sene de olamayacağız. Sevimli kara gözlü, şimdi ise yakışıklı delikanlı olan oğlumuz, sende baba oldun.

     Yaşam da seni nasıl bir hayat bekliyor bilemeyiz ama, sen bizim, kara gözlü, sevimli küçük oğlumuzsun.

     Sen; ettiğiniz yemini unutma, paranın esiri olma! Haktan ve adaletten ayrılma, haklının, yoksulun ve ezilenin yanında ol devamlı. Sermaye adına elin halkın cebinde olmasın! Onurlu ol, dürüst ol!

     Her zaman yanındayız.

    Gününüz kutlu olsun!

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Alaattin Karaer Arşivi

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (27)

22 Haziran 2026 Pazartesi 11:20

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (26)

17 Haziran 2026 Çarşamba 10:32

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (25)

08 Haziran 2026 Pazartesi 13:20

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (24)

03 Haziran 2026 Çarşamba 16:17

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (23)

20 Mayıs 2026 Çarşamba 10:03

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (22)

13 Mayıs 2026 Çarşamba 10:52