Alaattin Karaer

Alaattin Karaer

Tiyatrolar Günü!

      alaattin-karaer--kose-yazisi-008.jpg

Bugün 27 Mart Dünya Tiyatrolar günü!

      1948 yılında kurulan Uluslararası Tiyatro Enstitüsü, 1961 yılında aldığı bir kararla 27 Mart gününü Dünya Tiyatrolar Günü olarak kabul etmiş olup, bu enstitüye üye ülkeler, her yıl 27 Mart gününü Tiyatro Bayramı olarak kutlamaktadır…

      Dünyada ilk tiyatro olayının nerede nasıl başladığı kesinlikle bilinmiyor.

      Araştırmalar; tiyatronun ilkel insanların av dönüşü vurdukları avın çevresinde sevinç ve heyecan sesleri çıkararak dans etmelerinden doğduğunu anlatırlar.

      Bizde tiyatro olgusu; çok eskilere dayanan orta oyunu ile onun biçiminden başlar.

      Mart.1998’de Kırıkkale’de haftalık bir gazetede yazdığım yazıyı okudum. Geçen yılların Kırıkkale’de bir şeyi değiştirmediği, aksine geriye götürdüğünü gördüm.

      Yıllar önce yazmış olduğum yazıyı aynen tekrarlıyorum.

*     *      *

    Yazıma Alman oyun yazarı BERTOLF BRECHT’ın bir sözü ile başlamak istiyorum.

    “Sanatçı, yalnızca topluma karşı sorumluluk taşımakla kalmaz, toplumu da sorumluluğa çeker.”

    Biliyorsunuz 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü!

    Bu gün dünyada olduğu gibi Türkiye ‘de de belirli şehirlerde etkinlikler düzenlenmekte, oyunlarla, söyleşilerle, sergilerle ve törenlerle kutlanılmaktadır.

    Sanatçı da seyirci de durağan olmayan bir ortam içinde olmalı ki, iki taraf da mutluluğu yakalayabilsin.

    Evet, belirli şehirlerde diyorum. Çünkü Kırıkkale’ye 1984 yılında geldim. O gündür, bu gündür, bırakın 27 Mart Dünya Tiyatrolar Gününü kutlamayı başka etkinlikler dahi pek mümkün olmadı.

    Türkiye genelinde yayınlanmakta olan gazetelere, haftalık ve aylık sanat-kültür dergilerine baktığımızda, okuduğumuzda üzülmemek elde değil!

    Bakıyorsunuz sanat – kültür köşelerine, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük birkaç şehirden sanat haberleri!

    Tiyatro, sinema, sanat galerileri ve eğlence yerleri, kısaca tüm kültür etkinlikleri ve salonları buralarda.

    Doğru ya, hizmet gitmediğinden yakınılır her zaman!

    Ben de doğu-batı tüm şehirlerimizin, ilçelerimizin sanattan ve sanatçıdan tüm kültür etkinliklerinden mahrum bırakıldığını için yakınıyorum.

    Ancak birey olarak da kendimizi sorgulamamız gerektiğine inanıyorum.

    İşte 27 Mart geldi. Sanat adına, kültür adına Kırıkkale için yaptık, ne yapabiliriz diye uğraş verdik.

    Hiç!

    O halde.

    Evet!

    Hep eleştiri ve konuşmadan başka bir şey yapmadık.

    Ankara’nın yakın olması üzerimizdeki yükü ağırlaştırmış ve kambur olarak yıllardır devam etmiş. Böyle giderse devam da edecek.

    Yalnız sanatsal etkinlikler mi?

    Hayır!

    Tüm sorunlarımızın kurtuluşunu Ankara’da aramışız. Kendi yağımızla kavrulup, gelişmekten, büyümekten ve yeniliklerden korkmuşuz ve kaçmışız.

    Gönül isterdi ki; gazetemizin bu köşesine Kırıkkale’deki 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü ile ilgili haberler verelim.

    Maalesef!

    İl Kültür Merkezi yerinde duruyor. Kış uykusuna yatmış. O güzelim binanın değeri bilinmiyor.

    Benim sorunum kişilerle değil, bu alanda çalışmayı yapacak olan yerin adı üstünde “Kültür Merkeziyledir”

    İlimizin yüz akı olması gereken yerdir.

    Burada görev yapan herkesin tiyatroyu sevmesi, sinemayı sevmesi, müziği sevmesi, resmi sevmesi gerekmez mi?

    Sevmeli ki! Başarılı olsun.

    Sevmeli ki! 27 Martlar coşkulu olsun.

    Coşkulu olsun ki başarılı olsun! Hizmet gelsin.

    Yoksa bu köşeden Kırıkkale sanat ve kültür adına zor haber veririz.

    27 Mart Dünya Tiyatrolar gününün Türkiye ve Kırıkkale’mizde gelecek günlerde daha coşkulu kutlanması dileğiyle!   

*      *      *

  

     Tiyatro yaşamımızın bir parçasıdır. Sanat dalları arasında en ilgi çekici olanıdır. En zor olanı da diyebiliriz. Çünkü sinema, resim, kitap v.b. dallarında beğenilmeyen eksiklerin giderilmesi mümkün. Tiyatro da ise durum öyle değildir. O anda oyuncu ile seyirci karşı karşıyadır. Oynayan sanatçı ile seyirci arasında direk ve sıcak bir ilişki söz konusudur. Her şey o anda yaşanır. Risk fazladır. Fedakarlık, özveri ve dikkat gerektiren bir sanat dalıdır.

     Tiyatro insanlara verdiği mesajla eğitimine katkı sağlar. İnsanını insanca yaşama hissini kuvvetlendirir. İnsanlar arasındaki sevgi ve saygının pekişmesine, kendini sorgulamasına ve tanımasına yardımcı olur, daha toplumsal düşünmesini sağlar, bencilliğini yok eder.

     Yaşama sevincine katkı sağlar. İnsanların ve toplumların gelişmesinde, kavgadan, silahtan ve savaştan arınmış, barış içinde yaşayan çağdaş insanlar yaratmada en etkili iletişimi sağlar.

     O nedenle, çocuklarımızın gelişmesinde ve ruh sağlığı açısından iyiyi öğretmede etkileyici rol oynar.

     Çünkü Tiyatro şiddeti içermeyen, örnek alınması gerekli olana yardımcı olur.

     Kısacası tiyatro eğitir, eğitirken düşündürür. Tiyatro insanlara beraber gülmek, beraber ağlamak, beraber düşünmek gibi insanca duyguları aşılar.

     27 Mart Dünya Tiyatro gününün Ülkemizde ve Kırıkkale’mizde gelecek günlerde daha coşkulu kutlanması dileğiyle!   

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Alaattin Karaer Arşivi

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (20)

29 Nisan 2026 Çarşamba 10:15

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (19)

20 Nisan 2026 Pazartesi 11:18

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (18)

13 Nisan 2026 Pazartesi 15:20

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (17)

08 Nisan 2026 Çarşamba 12:46

Avukatlar Günü!

05 Nisan 2026 Pazar 11:03

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (16)

01 Nisan 2026 Çarşamba 10:47

27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü!

27 Mart 2026 Cuma 09:57

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (14)

18 Mart 2026 Çarşamba 11:45

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (13)

14 Mart 2026 Cumartesi 13:02