Kırıkkale’den dünya müzesine: Rahmi Pehlivanlı’nın izleri
18
Türk resim sanatının önemli isimlerinden Rahmi Pehlivanlı, yarım asrı aşan sanat hayatında binlerce esere imza atarak hem Türkiye’de hem de dünya sanat sahnesinde adından söz ettirdi. 1926 yılında Kırıkkale Keskin’de doğan Pehlivanlı, 1940’lardan itibaren kalemini özellikle krallar, kraliçeler ve devlet adamlarının portrelerine ustalıkla konuşturdu.
28
Sanatçının adı, sadece Türkiye’de değil; Şam’dan Bağdat’a, Berlin’den Londra’ya, Lahor’dan Lagos’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada açtığı kişisel sergilerle anıldı. 60’tan fazla sergi açan Pehlivanlı’nın eserleri, Avrupa, Afrika, Orta Doğu ve Türkiye’de bulunan 17 müzede ve birçok prestijli koleksiyonda sergileniyor.
38
Pehlivanlı’nın sanat kariyerinde dönüm noktalarından biri, 1953 yılında Atatürk’ün doğduğu evi resmetmek üzere Selanik’e gönderilmesi oldu. Bu, onun tarih ve kültürle kurduğu derin bağın önemli bir göstergesiydi. Aynı yıl resmettiği “Nene Hatun” portresi ise Harbiye Askeri Müzesi tarafından koleksiyona alındı.
48
Sanatçının uluslararası başarıları da dikkat çekici. 1969 yılında “Kel Mıstık” adlı eseriyle katıldığı Cote D’Azure uluslararası sanat sergisinde portre dalında birincilik ödülü kazandı. Ayrıca, 1967’de Vatikan tarafından büyük bir onur yaşandı; Papa IV. Paul, Pehlivanlı’nın eserlerinden birini beğenerek sanatçıya madalya ile ödül takdim etti.
58
Ömrü boyunca 25’ten fazla kral, kraliçe ve devlet adamının portresini yapmak üzere davet edilen Pehlivanlı, sanatını profesyonel bir seviyede sürdürebilmek için İngiltere’ye giderek sağlık sorunlarını da tedavi ettirdi.
68
Rahmi Pehlivanlı, 24 Ağustos 1992’de aramızdan ayrılırken geride zengin bir kültürel miras bıraktı. “Kralların Ressamı” lakabıyla anılan bu büyük sanatçı, Türkiye’nin dünya sanatına açılan kapılarından biri olarak anılmaya devam ediyor.
78
88
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.