Alaattin Karaer
JAPONYA GEZİMİZ! (18)
Alaattin KARAER
e-mail: akaraer@hotmail.com
Sabah kahvaltı sonrası, günün en önemli ziyaretimizin için hazırdık! Yolumuz biraz uzaktı.
Türk – Japon dostluğunun temelinin atıldığı ve acının iki ülkeyi yakınlaştırdığı Ertuğrul Fırkateyni Şehitliği için otobüsümüz hareket etti. Ülkemizden, kilometrelerce mesafede bulunan şehitlerimiz için ziyaret, hem sevindirici, hem de hüzünlüydü bizim için!
Bugünde hava kapalıydı! Yolculuğumuz süresince otobüsten çevreyi görme fırsatımız olmuştu. Bir kez verdiğimiz mola yeri de tertemiz ve bakımlıydı! Bu kelimeyi kullanmamda anlamsızlaştı artık. Çünkü, Japonya’da her yer bakımlı ve temizdi. Şehir merkezide, dağ başı da bakımlıydı.
Kuşimoto:Japonya'nın Wakayama prefektörlüğünde bulunan bir kasabadır. Ertuğrul Anıtı ve Ertuğrul Faciası, Kuşimoto açıklarında gerçekleşmiştir. 1974 yılında inşa edilen Ertuğrul Anıtı ve Müzesi'nde Ertuğrul Fırkateyni'nin maketi, gemideki asker ve komutanların fotoğrafları ve heykelleri bulunmaktadır.
Ertuğrul Sokağı tabelasını görünce, heyecanlanmıştım. Çanakkale’de de aynı duyguları yaşamıştım.
Tarihi ve hüzünlü bir hikaye, Ertuğrul Fırkateyni...
Türk halkı ile Japonlar arasında önemli ve duygusal bir bağa sebep olmuştur bu hikaye...
Ertuğrul: Sultan Abdülaziz döneminde yaptırılmış ve 19 Ekim 1863 Pazartesi günü Padişah huzurunda denize indirilmiş Osmanlı fırkateyni. Makine ve kazanları 1864’te Büyük Britanya'da monte edilmiştir. 1865’te Kosova ve Hüdavendigar gemileriyle birlikte Britanya'dan ülkeye dönerken Cherburg, Toulon ve bazı İspanyol limanlarına uğramış, İstanbul’a gelişinde de Beşiktaş Sahil Saray-ı Hümayunu (Domabahçe Sarayı) önünde demirli kalmış, bir süre sonra da Haliç’e kapatılmıştır.
Ertuğrul 79 metre boyunda, 15,5 metre genişliğinde idi ve 8 metreye yakın su çekiyordu. 60 ton su alıyor, aldığı kömürle de 10 mil süratle 9 saat seyredebiliyordu. Gemi zamanına göre modern araçlarla donatılmış, elektrikle aydınlatılmıştı. Bunlar göz önüne alınarak fırkateynin çürüklüğünden başka kusuru yoktu.
Ertuğrul’un mürettebat sayısı kaynaklarda farklı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bazı çalışmalarda 607, bazılarında 609,bazılarında 655 olarak verilmektedir. Ne fark ederdi ki sonuçta, er, erbaş, subay, memur, mühendisi ve sivil teknisyen 600 kadar kişi, bizim insanımızdı.
Fırkateynin mürettebatının 35'i Samsunlu 47'si ise Giresunluymuş.
II. Abdülhamit, 1887 yılında Japonya İmparatoru Meiji’nin akrabası Prens Komatsu Akihito’nun bir savaş gemisiyle İstanbul'u ziyaret etmesinin ardından Japonya'ya bir heyet gönderilerek iade-i ziyaret yapılmasını emretmişti. Gemi, II. Abdülhamid’den Japon İmparatoruna mücevherli imtiyaz nişanı ve diğer hediyeleri götürecekti.
Padişahın isteği üzerine donanmanın en güzel gemisi olan Ertuğrul bu iş için tahsis edildi. Bazı uzmanların bu geminin çürük olduğu ve böyle bir seferi tamamlayamayacağı yönündeki raporlarına rağmen Ertuğrul Fırkateyni, Temmuz 1889’da İstanbul’dan yola çıktı. İlk arızasını Süveyş Kanalında yaptı ve güzergahı boyunca çeşitli limanlara uğrayarak seyahat etti. Fırkateyn, Singapur’a vardığında kafile başkanı Miralay Osman Bey amiralliğe terfi ettirildi ve paşa oldu. Kafile, uğradığı ülkelerin halkları tarafından görkemli sevgi gösterileriyle karşılandı, gemiyi kimi zaman binlerce kişiden oluşan gruplar ziyaret etti. Gemi, 11 ay sonra 7 Haziran 1890 tarihinde Japonya’nın Yokohama Limanı'na vardı.
İmparator Meiji, Türk amiralini ve heyetini görkemli bir şekilde karşıladı. Şehir halkı Türk amiralinin saray arabası ile İmparatorun yanına gidişini sevgi gösterileriyle takip etti.
Ertuğrul Fırkateyni, Japon sularında kaldığı üç ay boyunca etrafındaki binlerce Japon kayığına 50 kişilik bandosuyla konserler verdi. Nihayet geri dönüş yolculuğu için hazırlıklar tamamlandı. Yola çıkılacağı gün Japon Deniz Kuvvetlerinin, Tayfun uyarısına rağmen, Ertuğrul Fırkateyni planlandığı gibi 15 Eylül 1890 tarihinde Yokohama Limanı’ndan ayrıldı. Kalkışta hava koşulları iyi geçti, ancak ertesi gün, akşam saatlerinde güçlenen rüzgâr ile birlikte şiddetli dalgalar altında gemi zorlukla ilerliyordu. 40 m yüksekliğindeki mizena babafingo kırıldı ve sallanarak diğer yelkenlere vurarak ciddi hasara neden oldu. Fırtına güçlenmeye devam ederken, gelen dalgalar güverte panellerini önden ayırdı. Su kazan dairesinde bulunan kömür depolarına sızdı. Dört gün boyunca mürettebat, yelkenleri yamayarak hasarı onarmaya çalıştı. Ayrıca pompalar yetersiz olduğu için gemiyi en fazla tehlikeye sokan kömür depolarına dolan suyu sürekli olarak kovalarla boşaltmaya çalıştılar. Bütün çabalarına rağmen, geminin parçalanması yakındı ve tek seçenek yakınlardaki bir limana sığınmaktı. Deniz suyunun dolması, makine dairesinde bulunan fırınlardan birini söndürdü. Yeterli itiş gücü olmamasından dolayı hareketsiz kalan gemi, rüzgâr ve dalgalarla Kuşimoto'nun doğu sahilindeki tehlikeli kayalara doğru sürüklenmeye başladı. Mürettebat, gemiyi kayaların önünde durdurmaya çalıştıysa da, başarılı olamadı. Ertuğrul Fırkateyni 18 Eylül 1890’da kayalara çarparak battı. Kazadan sadece 69 denizci kurtulabildi, Gemi Komutanı Amiral Osman Paşa da dahil olmak üzere diğer mürettebat öldü.
Şehitlerimiz Oşima Adası’nda Koşinoza’daki deniz fenerinin civarına defnedilir.
Ertuğrul Fırkateyni’nin trajik sonu Türk-Japon halklarını yakınlaştırdı. Yöre halkı, kazadan kurtulanlara büyük yardım ve yakınlık gösterdi. Torajiro Yamada isimli bir Japon, şehit yakınları ve kazazedeler için yardım kampanyası düzenledi. Toplanan para aynı kişi tarafından dönemin Padişahına teslim edildi. Hayatta kalan 69 denizci, Japonya İmparatorunun talimatıyla Hiei ve Kongō isimli iki askeri gemi ile İstanbul’a gönderildi.
Kazada ölenlerin anısına Kuşimoto’da bir anıt yapılmıştır. İlk anıt Japonlar tarafından 1891’de inşa edilmiştir, 1929 yılında yine Japonlar tarafından genişletilmiştir. Şehitlik Anıtı, 3 Haziran 1929 tarihinde Japon İmparatoru tarafından da ziyaret edilmiştir. 1937’de Türkiye tarafından restore edilen anıt önünde her yıl düzenli olarak anma törenleri yapılmaktadır.
Kuşimoto kasabası Mersin ve Yakakent ile kardeş şehirdir. Kuşimoto’da bir de müze bulunmaktadır. 1974 yılında inşa edilen Türk Müzesiʼnde Ertuğrul Fırkateyni’nin maketi, gemideki asker ve komutanların fotoğrafları, kişisel eşyaları ve heykelleri bulunmaktadır.
Öte yandan, Japonya’nın Kuşimoto kentinde bir de “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” yazılı Atatürk anıtı yer alıyor. 2010 yılında ise 7.5 metre bronz Atatürk heykeli Kuşimoto’ya dikildi.
devam edecek…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.