Alaattin Karaer

Alaattin Karaer

İZİNDEN AYRILMAYACAĞIZ!

ataturk-1[46656]-001.jpg    

 “Mal ve mülk, bana ağırlık veriyor. Bunları, soylu milletime geri vermekle büyük ferahlık duyuyorum. Zenginlikten ne çıkar; insanın serveti, kendi manevi şahsiyetinde olmalıdır!”   diyen, Cumhuriyetin kurucusu Ulu Önder M. Kemal Atatürk’ü ölümünün 84. yılında her yıl olduğu gibi bugün de tüm ulus olarak anıyoruz.

     Onurlu bir millet olmamızı sağlayacak ilk adımları atan, dünyadaki bütün ezilmiş, sömürge altında olan ülkelere örnek olan, halkına güvenen ve halkın güven ve desteğini alarak bağımsızlığımızı ve çağdaş bir ülke olmamızı sağlayan büyük insanını aramızdan ayrıldığı gündür bugün.

     Girmek için uğraştığımız Avrupa’nın, diktatörlerin ve gerici yönetimlerin altında inim inim inlediği dönemlerde Türk Devrimi tutarlı ve kararlı bir biçimde M. Kemal Atatürk önderliğinde demokrasi meşalesini “Yurtta barış, dünyada barış!” ilkesi ile ülkemize yerleştirmiştir. Ülküleri ve düşünceleri ile ulusuna önderlik etmeyi sürdürebilen tek önder olduğu dünyaca bilinmekte ve söylenmektedir.

     M. Kemal Atatürk’ün değerini bilmeyen gerici, art niyetli düşüncedeki kişilere, ölümünden sonra özellikle dünyanın en saygın bilim, sanat ve siyaset adamlarının yaptığı değerlendirmeler günümüze kadar güncelliğini korumuştur. Bu duygular içinde; bugün andığımız Ulu Önder için, Prof. Dr. Özer Ozankaya’nın “Dünya Düşünürleri Gözüyle Atatürk ve Cumhuriyet” isimli kitabında yaptığı röportajlardan, Atatürk’ün nasıl bir deha olduğunu bir tüm dünya milletlerinden devlet adamları, tarihçiler, Üniversite öğretim üyelerinin yazdıkları sayfalarca övücü sözlerden, bizim ne kadar şanslı bir ülke olduğumuzun kanıtıdır.

     İşte birkaç örnek:

  • “Atatürk; Özgürlük ve Barışın Ölümsüz Mimarı”

       Prof. Dr. Bernard Lewıs (Tarihçi ABD Princeton Üniversitesi Öğretim Üyesi)

 

  • “Dünyada Kadınların Toplumdaki rolüne Mustafa Kemal kadar duyarlılık gösteren pek az önder vardır”

Prof. Dr. Heath Lowry (Siyaset Bilimci, ABD Princeton Üniversitesi Atatürk Kürsüsü Başkanı)

 

  • “ Atatürk’ün bir İlke için ve Yurdu için Avrupalılara karşı durabilmiş ve savaşabilmiş olması Avrupalıların Türklere karşı saygısını artırmıştır”

Prof. Dr. Ali Mazrui (Siyaset Bilimci, ABD Binghamton Üniversitesi Küresel Kültür İncelemeleri Enstitüsü Yöneticisi)

 

     Çalıştığım kurumda; elime geçen Selahattin Şanbaşoğlu Anısına TMMOD Metolurji Mühendisleri Odası tarafından yayınlanan “Paydossuz Bir yaşam” isimli kitabı ilgimi çekmişti.

     1932 yılında Kırıkkale Askeri Fabrikalar Çelik Fabrikasında Dökümhane Mühendisi, teknik Büro Mühendisi, Çelikhane Şefi, teknik Müdür, fabrika Müdürü, Makina Kimya Endüstrisi Kurumu Genel Müdür Yardımcılığı, Genel Müdürlüğü ve çeşitli kuruluşlarda görev yapan, 199 yılında 87 yaşında bir trafik kazasına hayatını yitiren, deyim yerindeyse eski toprak, büyüğümüz Selahattin Şanbaşoplu’nun, 1963 yılında 10 Kasım törenindeki konuşmasını, kendisini de saygıyla anarak yazmadan geçmek istemiyorum.

 

     Şanbaşoğlu Atatürk’e inanmış, Cumhuriyet rejiminin temel ilkelerini ideallerini rehber edinmiş, o ilk ve yenilikçi kuşağın insanlarındandır. Atatürk hakkındaki düşüncelerini, 1963 yılının 10 Kasım günü yapılan anma töreninde yaptığı konuşmasında şöyle dile getirmişti:

     “Ufulünün 25.yıldönümü münasebetiyle, Atatürk’ü anmak üzere toplanmış bulunuyoruz.

     Atatürk’ün büyüklüğünü zaman uzadıkça daha iyi anlıyoruz, büyük dağlar gibi, yakında iken bazı kısımları görülmekte, uzaklaştıkça heybeti meydana çıkmaktadır.

     Bugünkü hayatımızın her safhasında O’nun getirdiklerinin bir izi vardır. Hayatımızı Ondan evvelki devirle mukayese edecek olursak giyinişimiz, aile mefhumumuz, kadınların sosyal hayattaki yeri, fertlerin cemiyete karşı telâkkisi, yazımız, yılımız, hafta tatilimiz, her şeyimiz, her şeyimiz değişmiştir. Bu değişiklik O’nun eseridir.

     Bugün bir bayrak altında bir millet topluluğu altında yaşıyorsak. Bu O’nun sayesinde olmuştur. İlerde aynı şekilde yaşamak istiyorsak bu, O’nun getirdiği ilkeleri tatbikte mümkün olacaktır. Bu ilkeler bir milletin muasır medeniyet seviyesine ulaşması ve bu seviyeyi muhafaza etmesi için inhiraf edemeyeceği prensiplerdir.

     Muasır medeniyete ulaşmamış milletlerin millet vasfını muhafaza edebilmesi ise mümkün olmayabilir.

     Bu ilkeler millî şuuru âmirdir. Millet olarak yaşamak isteyen bir topluluk, milli şuura sahip olmak mecburiyetindedir. Bunun başında insanların birbirini sevmesi gelir. Toplum olarak birbirimizi sevmek mecburiyetindeyiz. Bu ilkeler değişik şartlara göre ve bu şartlara uygun tedbirlerin alınmasına âmirdir. Zamana ayak uydurmayan, ilerleyen medeniyetle gerekli reformları yapmayan mistik veya kalıplaşmış telâkkilere bağlı kalan topluluk geri kalmaya ve dejenere olmaya mahkumdur. Bu ilkeler, kendi iç âlemimizi ve topluluğa karşı ödevlerimizi birbirine karıştırmamağa âmirdir.

     Arkadaşlar, bu ilkeler fert olarak ta, toplum olarak da benimsemek ve uygulamak zorundayız. Atatürk’ü anmanın, O’nun ruhunu memnun etmenin tek yolu budur.

     Büyük Atam, bugünkü varlığımızın, bugünkü yaşayışımızın, bugünkü düşünüşümüzün sebebi sensin. Yarını senin tuttuğun ışıkla elde edeceğiz. Sen olmasan dünümüz de olmazdı. Mazide de, halde de ve istikbalde bizim hepimizin içinde, vücudumuzun her zerresinde sen varsın.

     Burada toplanmış aziz ve kıymetli arkadaşlarım adına, İstiklâl savaşında sık sık yaptığın ziyaretlerinle, mensuplarına dünyalar bağışladığın teşekkülümüz adına söz veriyoruz.

     İzinden ayrılmayacağız. “

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Alaattin Karaer Arşivi

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (36)

02 Eylül 2026 Çarşamba 17:00

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (35)

27 Ağustos 2026 Perşembe 17:00

Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri! (2)

21 Ağustos 2026 Cuma 17:00

Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri! (1)

20 Ağustos 2026 Perşembe 15:00

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (34)

13 Ağustos 2026 Perşembe 17:00

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (33)

04 Ağustos 2026 Salı 10:07

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (32)

28 Temmuz 2026 Salı 17:00

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (31)

15 Temmuz 2026 Çarşamba 12:02