Alaattin Karaer

Alaattin Karaer

GAP GEZİMİZ ! (27) 63 – ŞANLIURFA

gap-gezimiz--27-1.jpg   

  İki saat süren Şanlıurfa müzesinden sonra, 5-10 daki yürüme mesafedeki Balıklıgöle doğru yürüyerek gidiyoruz. Karşımızda Urfa Kalesi!

     Gezme fırsatımız olmayacak sanırım. Kale’den Balıklıgöl manzarası güzel bir görünümdeymiş…

 

     Urfa Kalesi: Hz. İbrahim’in ateşe atıldığı Dambak Tepesi’nde yer alıyor ve bu tepenin tarihi geçmişi M.Ö 10 bin yılına kadar uzanıyor. M.Ö 2 bin yılında inşa edildiği bilinen kale, Romalılar tarafından yapılmıştır. Kale üzerindeki iki taş sütunun, Hz. İbrahim’in mancınık tekniği ile ateşe atılmasında kullanıldığı söyleniyor. Bu iki taş sütun ile doğudaki sütun üzerinde Süryanice bir kitabe yer alıyor.

      Seleukoslar, Bizans ve İslam uygarlıklarına ait pek çok tarihi kalıntıyı himayesinde barındıran kale, Selçuklular ve Osmanlı Dönemlerinde birçok kez tadilattan ve onarımdan geçmiştir.

     O dönemlerden günümüze kadar gelmeyi başaran kalede, beş adet kitabe bulunuyor. Biri Akkoyunlu biri Osmanlılara ait olduğu için rahatlıkla okunan bu kitabelerden diğeri okunamamaktadır.

*     *     *

     Balıklıgöle yaklaşmıştık ki, rehberimiz grubu durdurup, anlatmaya başlamıştı.

 

    Halil Ür-Rahman Camii / Döşeme Camii: Cami, Halil ür-Rahman Gölü’nün (Balıklıgöl) yanında yer almaktadır. Cami halk arasında “Döşeme Camisi” olarak da isimlendirilmektedir. 504 tarihinde Rahip Urbisyus tarafından Hz. İsa Peygamber’in annesi Hz. Meryem adına bir kilise inşa ettirilmiştir. Meryem Ana Kilisesi olarak kayıtlara geçen bu kilise, Abbasi Halifesi Me’mun döneminde (813-833), camiye dönüştürülmüştür. Minare, Selahattin Eyyubi’nin yeğeni El Melik’ül Eşref Muzafferüddin Musa tarafından 1211–1212 yıllarında onarılmıştır. Yapı, Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566) döneminde restore edilmiştir. 1810 yılında yapı kapsamlı bir onarım görmüştür. Evliya Çelebi, Seyahatnamesi’nde bu camiden “İbrahim Halil Tekkesi” olarak bahsetmektedir.

Kaynak: "Kültür ve İnançlar Diyarı Şanlıurfa" Şanlıurfa Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü.

*     *     *

 

     Her yıl milyonlarca turistin, ziyaret ettiği ve gelen ziyaretçiler tarafından beslenilen, içerisinde milyonlarca balığın olduğu, kutsal sayılan yerler arasındaki Balıklıgöldeyiz!

 

     Balıklıgöl: Ziyaret amacı ile gidilen bölgelerin ilk sıralarında yer alıyormuş! Balıklıgöl Şanlıurfa ilinin merkezinin güney-batısında yer alan, Hz. İbrahim Peygamber'in ateşe atıldığı düşünülen yer olarak bilinen; kutsal balıklar ve çevresinde bulunan tarihi eserler ile Şanlıurfa Bölgesinin en çok ziyaretçi çeken yerlerindendir.

     Hz. İbrahim Peygamber o devirde bulunan zalim hükümdar Nemrut ve halkının taptığı putlarla mücadele ederek; bu bölgede yaşadığı düşünülmektedir. Ayrıca tek tanrı fikrini savunmaya başlayan Hz. İbrahim, Nemrut tarafından bugünkü Urfa Kalesi'nin bulunduğu tepeden ateşe atılmıştır.   Bu esnada Allah tarafından ateşe" Ey Ateş İbrahim'e karşı serin ve Selamet ol" emri verilir. Bu emir üzerine ateş suya dönüşür ve içindeki odunlar balığa dönüşerek; Allah'ın mucizesi gerçekleşmiş olur. Hazreti İbrahim bir gül bahçesinin içerisine sağ olarak düşmüştür. Hz. İbrahim'in düştüğü yer Halil- ür Rahman gölüdür. Rivayet edildiğine göre Nemrut'un Kızı Zeliha da, İbrahim Aleyhisselam'a inandığı için ve onu sevdiği için kendisi de onun peşinden ateş atlamıştır. Zeliha'nın düştüğü bölgeyi ise Ayn- ı Zeliha Gölü adı verilmiştir. Harran ovasının bereketli toprakları arasında bulunan; ancak yeterli tanıtımı yapılmadığı için, Halil- ür Rahman adıyla da bilinen Balıklıgöl, yerli ve yabancı turistler tarafından ziyaret edilmektedir.

 

    Balıklı Göl Efsanesi: Balıklı gölü ile ilgili üç büyük dinin de tanıdığı, Hz. İbrahim Peygamber'in inanışlara göre bu beldede doğup, büyüdüğü düşünülmektedir. Bir gün o dönemin Baş Kahini Kral Nemrut’a gelir ve bu sene doğacak olan erkek bir çocuğun putperestliği ortadan kaldıracağını ve kendisini öldüreceğini söyler. Bunun üzerine Kral Nemrut o sene içerisinde doğacak bütün erkek çocuklarının öldürülmesi emrini verir. Kralın askerlerinden birinin karısı olan Nuna hatun hamile olduğu için, onu kale yakınlarındaki bir mağarada gizler. Nuna Hatun oğlu İbrahim doğurduktan sonra, onu mağarada bırakarak; eşinin yanına gelir. Anlatılanlara göre Hz. İbrahim kendi baş parmağını emerek ve baş parmağından gelen süt ile beslenir. Başka anlatılan rivayetlere göre ise bir ceylan gelerek Hz. İbrahim'e süt ile besler. Hz. İbrahim büyüdüğünde babasının yanına gelerek onun yanında yer alır. Fakat onların inandığı putperestliği değil, dünyadaki her şeyin yaratıcısı olan Allah'a inandığını söyleyerek; ona iman eder. Ancak burada Kral Nemrut ve babasını bile dinlemeyerek putları kırar. Bunun üzerine Nemrut olanlara sinirlenir ve İbrahim'in biran önce öldürülmesini emreder. O gün o ülkede yemek için dahi olsa ateş yakılması yasaklanır. Bütün odunlar toplanır ve öyle büyük ateş yakılır ki ateşler göklere yükselir. Daha sonra Hz. İbrahim    Urfa Kalesi'nin burçlarından hazırlanan mancınığa konularak; bugünkü bulunan Balıklıgöl'ün yani   Halil- ür rahman gölü denilen yere doğru atılır. Bu esnada Allah tarafından ateşe "serin ol  İbrahim'e karşı" emri gelir. Bunun üzerine Balıklıgöl meydana gelmiş olur. Hz. İbrahim'in ateşe atılması dan sonra, Zeliha da sevgilisi olduğu söylenen Hz. İbrahim'e inandığı için kendini İbrahim Peygamber'in arkasından atmış olur. Böylece Balıklı gölün arkasında bulunan Ayn- ı Zeliha gölü oluşur. Başka anlatımlara göre ise aynı Zeliha Gölü İbrahim'in arkasından ağladığı için gözyaşlarıyla dolmuştur. Böylece rivayete göre Balıklıgöl meydana gelmiş olur.

    

devam edecek…

gap-gezimiz--27-2.jpg

gap-gezimiz--27-3.jpg

gap-gezimiz--27-4.jpg

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Alaattin Karaer Arşivi

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (25)

08 Haziran 2026 Pazartesi 13:20

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (24)

03 Haziran 2026 Çarşamba 16:17

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (23)

20 Mayıs 2026 Çarşamba 10:03

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (22)

13 Mayıs 2026 Çarşamba 10:52

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (21)

05 Mayıs 2026 Salı 12:23

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (20)

29 Nisan 2026 Çarşamba 10:15

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (19)

20 Nisan 2026 Pazartesi 11:18

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (18)

13 Nisan 2026 Pazartesi 15:20

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (17)

08 Nisan 2026 Çarşamba 12:46

Avukatlar Günü!

05 Nisan 2026 Pazar 11:03