Alaattin Karaer

Alaattin Karaer

GAP GEZİMİZ ! (23) 47 – MARDİN

thumbnail_2-.jpg    

Mardin yazısı önünde, Kale ve Müze manzaralı fotoğraf çekimlerimizden sonra yürüme mesafesindeki, Mardin’in simgesi Ulu Camideyiz!

     Artuklular, devri mimari örneklerinden, Mardin merkezde bulunan tarihi cami. Yapıldığında iki minaresi olan yapı, kesme taştan yapılmıştır. Cami kubbesi dıştan yivleme tekniği ile oluşturulan dilimli yapıdadır. Bu yapı stili daha sonra Mardin mimarisinde gelenek haline gelmiştir. Enine gelişen yapı, mihrap önü kubbelidir. Dikdörtgen biçimli avlusu caminin kuzeyinde bulunur.

     Bugünkü minare, kare kaide üzerine 1888/1889 tarihinde inşa edilmiştir. On altı kitabesi bulunan camiyi, minare üzerindeki 1176 tarihli kitabeye göre Diyarbekir Meliki II. Kutbettin İlgazi yaptırmıştır. Avludaki kitabeye göre ise Artuklulardan Hüsameddin Yavlak Arslan tarafından 1186 yılında yaptırılmıştır. Cami Timur istilasından zarar görmüş, yıkılan minare Memluklu ve Akkoyunlular devrinde tamir görmüştür.

     Cami, Osmanlılarca 1764-65, 1870,1886, ve 1889 yıllarında tadilat görmüştür. Yakın zamanda, 1967-68 ve son olarak 2010-12 yıllarında onarım görüştür. Mihrabın solunda duvar içerisinde bulunan Sakal-ı Şerif halk tarafından ziyarete edilir.

     Bazı Süryani yazarlar kiliseden çevrildiğini söylerler. Yapı kiliseden çevrilmemiş olsa bile, yerinde eski bir kilisenin bulunması muhtemeldir.

     Yapı 12'nci yüzyıl Artuklu Dönemi mimarisinin temel özelliklerini yansıtır. Erken dönemde özellikle güneydoğuda meydana çıkan, mihrap önü kubbeli enine gelişen cami plan ve formunun çok önemli bir örneğidir. Yapının malzemesi düzgün kesme taştır. Ulu Cami’nin kubbesi dıştan yivleme tekniğiyle yapılmıştır. İlk olarak bu binada kullanılmış ve sonraları Mardin’de gelenek halini almıştır ki bazı geç dönem Artuklu yapılarında karakteristiktir.  Avlunun güneyinde mihrap duvarına paralel, beşik tonozlu üç neften oluşan, mihrap duvarına yakın iki nefin kubbe ile kesildiği, enine gelişmiş, mihrap önü kubbeli bir şema görülür. Bu şema, aynı zamanda, çevredeki birçok yapı tarafından taklit edilmiş bir modeldir.

  • Kaynak: Mardin Valiliği, "Kent Haritası ve Şehir Planı", 2013

 

     Ulu Cami ziyaretimizde çok uzun sürmedi, akşam karalığı basmıştı. Mardin Artuklu'da Ulu Cami’den çıkınca, rehberimiz bir akşam çayı ikramında bulunacağını söyledi. Mardin sokaklarında bulunan Süryani çöreği yapan fırında mola verdik. Küçük bir fırındı, fakat müşterisi çoktu. Fırının içinde birkaç masa, dışarıda yol kenarında da taburelere yerleştik. Çöreğin içinde hurma ezmesi vardı. Güzel bir pasta türü diyebiliriz. Fırın başka çeşit çörekler de imal ediyordu. Çaylarımızla birlikte Süryani çöreğimiz yedikten sonra, yolda yemek için de aldık.

     Yapılışı da şöyleymiş:

    “Bütün malzemeler ve hamurun yapılışı Paskalya çöreğindeki gibidir. Farklılık hurmanın kullanılmasıdır.
    Hurmalar çekirdekleri çıkarıldıktan sonra ayrı bir tavada üzerine zeytinyağı yağı eklenerek ısıtılır, aynı kapta yoğrulur ve macun kıvamına getirilir. Hazırlanan hamur uzun bir şerit haline getirilir. Aynı şekilde hurmadan hazırlanan macun da hamurdan daha ince bir şerit haline getirilerek hamurun ortasına yerleştirilir ve macunun üzeri tamamen hamurla kapatılır.
    Üzerine yumurta ya da un, su, şeker karışımı sürülerek ve badem eklenerek 200 derece sıcaklıkta önceden ısıtılmış fırına atılır. Yaklaşık 15 dk. sonra üzeri kızaran çörekler çıkarılıp soğumaya bırakıldıktan sonra servis yapılır.”

     Tellallar Çarşısı’nın içinden Mardin Caddesine gezmek için uğrayıp, oradan buluşacağımız yer ve saatte buluşarak kalacağımız otele gidilecekti. Bir kısmımız, otele dönelim yorulduk deseler de, böyle durumlarda çoğunluktan çok, bir kişinin dediği olurdu. Rehberimiz programı uygulamak zorunda kaldı.

     Tellallar çarşısı akşam olduğu için sanırım kapalıydı.

     Tellallar Çarşısı’nın veya diğer adı ile Revaklı Çarşı’nın hangi tarihte kurulduğu tam olarak bilinmemektedir. Ancak bilindiği kadarı ile tarihi geçmişi 17. yüzyıla dayanır. Tellallar Çarşısı’nın nasıl yapıldığı da tam olarak bilinmemektedir. Ancak Tellallar Çarşısı’nın mimarisi incelendiği zaman yapılışı esnasında kesme taşların kullanıldığı görülür. Zaman içinde Tellallar Çarşısı’nın mimari yapısında bazı yıpranmalar olduğu fark edilir. Tellallar Çarşısı’nın mimarisinde görülen bu yıpranmalar 2002 yılında MERDİNAR Projesi ile restore edilir. Böylece Tellallar Çarşısı günümüzdeki görünümüne kavuşmuş olur.

    Mardin’in merkezinde bulunan ve tarihi değeri olan Tellallar Çarşısında:

  • Bakır araçlar
  • Şahmeranlar
  • Tablolar
  • Çalgı enstrümanları
  • Kumaşlar
  • Hediyelik eşyalar satışa sunuluyormuş…

     Biz bunların hiçbirini görmede, yorgun argın, caddedeki satış yapan dükkanlara dağıldık. Özellikle, badem şekeri almamız tavsiye edildi. Neredeyse hepimiz aldık.

     Mardin badem şekeri, badem şekeri denildi mi akla gelen ilk şey Mardin'dir. Mardin badem şekeri ile ünlenmiş bir şehirdir. Bu makaleyi yazan bir Mardinli olarak Mardin'de üretimi yapılan badem şekerinin nasıl yapıldığını, nerelerden temin edildiği, kalitesini, nerede satıldığını bilmek açısından çok yararlı olabileceğini düşünüyorum. Din ve dillerin birleştiği bir şehir olarak bilinen Mardin birçok gıda üretiminde olduğu gibi, badem şekeri yapımında çok başarılıdır. Hemen hemen ağza atıldığı zaman çabuk eriyebilen badem şekeri, her dükkanda bulunup ve satılır. Arapçada “ımlebbes” yani üzeri giydirilmiş olarak tanımlanan Mardin badem şekeri tadıyla de tüketenlerin hoşuna gitmektedir. Mardin badem şekeri hijyenik ortamlarda üretildikten sonra hem Mardin’in merkezinde hem de ilçelerinde satılmaktadır. Özellikle eski Mardin dediğimiz yüksek taş yapılı evlerin olduğu yerlerde kahve ile birlikte Mardin badem şekeri aralıksız şekilde ikram edilmektedir. Gelip yerinde görülmeye değer bir manzara karşısında Mardin’e has olan badem şekerini yemek gerekir.

 

     Buluşma noktasında aracımızla otelimize hareket ettik. Yorgunluktan bitkin düşen gezgincilerimizin çoğu, odalarına dinlenmek üzere çekildiler. Biz bir müddet, otelin lobisinde sohbet ettikten sonra, sanırım, otelin salonun da nişan vardı. Eşimle beş on dakika salonun kapısından töreni izledik. Kadınlı – erkekli halayları görülmeye değerdi!

 

 devam edecek…

y4mgwd~1.jpg

y4mbtm~1.jpg

y4m0ak~1.jpg

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Alaattin Karaer Arşivi

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (33)

04 Ağustos 2026 Salı 10:07

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (32)

28 Temmuz 2026 Salı 17:00

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (31)

15 Temmuz 2026 Çarşamba 12:02

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (27)

22 Haziran 2026 Pazartesi 11:20

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (26)

17 Haziran 2026 Çarşamba 10:32

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (25)

08 Haziran 2026 Pazartesi 13:20