Alaattin Karaer

Alaattin Karaer

GAP GEZİMİZ ! (15) 72 -BATMAN

1..[50101].jpeg    

Kaldığımız otelde sabahın erken saatinde kahvaltının ardından saat 07.00’de aracımız hareket etmişti.  41 km. sonra Diyarbakır’ın ikinci ilçesi Bismil’den geçiyoruz…

     Bismil'de çıkan eski mezar taşları 250-400 yıllık olduğunu öğreniyoruz. Bunların bir kısmının Konya ve bir kısmının da Musul tarafından geldikleri söylenir. Aracımız durmadan yoluna devam ediyor.  50 km. kadar sonra Batman tabelasını görüyoruz…

     Batman denince çoğumuzun aklına Petrol gelir. 1990 yılına kadar Siirt iline bağlı olan Batman, 16 Mayıs 1990 tarih ve 3647 sayılı kanunla Beşiri, Kozluk ve Sason ilçeleri Siirt’ten, Hasankeyf ve Gercüş ilçeleri Mardin’den alınıp Merkez'e bağlanarak Türkiye'nin 72. ili olmuştur.

     Batman tarihi itibarıyla yeni bir şehir olmasına karşın yerleşim alanında kurulan şehirlerin tarihi Sümerlere kadar uzanır. İluh Tepesi'nin bulunduğu alanda bir Sümer şehir yerleşiminin bulunduğu, ancak bataklık bir arazi üzerine kurulu olduğundan şehrin zaman içerisinde yeraltına göçtüğü düşünülmektedir. Ayrıca İluh Tepesi olarak adlandırılan Arazi, araştırmalar sonucunda doğal olmadığı ve yapay bir tepe olduğu kanıtlanmıştır. Batman'ın adını "batmak" teriminden bu nedenle almış olabileceği düşünülmektedir. 1940 yılında Batman civarında petrol bulunmuştur.

     Batman’ı da aracımızdan seyrederek Hasankeyf doğru devam ediyoruz. 35 km. kadar sonra, merak ettiğimiz, tarihi ve doğal güzellikleriyle önemli turizm merkezlerinden biri olan  Hasankef’te mola verecek ve tarihi yerleri görecektik. Saat 10.00 gibi mola verdiğimiz cafe’deyiz! Yöresel Cevizli Hilve kahvelerimizi yudumlarken, sular altında kalan, iş makinalarının çalıştığı Hasankeyf’i seyrediyoruz.  Ben kahveyi çok beğenmedim onu da söylemeden geçmeyeyim!

    Batman iline bağlı, Hasankeyf iki yakasını Dicle’nin ayırdığı tarihi bir ilçe…

     Kayalara oyulmuş konutları nedeniyle, Süryânice Kifo (kaya) kelimesinden türetilmiş Kifos ve Cepha / Ciphas isimleriyle bahsedilen şehir "Mağaralar Şehri" ya da "Kayalar Kenti" anlamına Arapça ve "Hısnı Keyfa" denilmiştir. "Hısn-ı keyfa" adı Osmanlılar zamanında Hısnıkeyf, halk arasında da Hasankeyf şekline dönüşmüştür.

     1981'de doğal koruma alanı ilan edilmiştir. Ilısu Barajının su tutması sonucunda tarihi yerleşim 2020 yılı Mayıs ayında sular altında kalmıştır.

     Hasankeyf, Dicle üzerinde yapılması planlanan Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Santrali baraj gölü nedeniyle sular altında kalma ve tüm kültürel hazinesini yitirme tehlikesi ile karşı karşıyadır. Bu nedenle Ilısu barajı suları altında kalmadan önce Hasankeyf'te kurtarma kazıları ile tarihi eserlerin taşınmasıyla ilgili çalışmalar yapılmıştır.

     Hasankeyf’in ne zaman kurulduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte tarihi antik döneme kadar dayanmaktadır. Hasankeyf höyüğünde yapılan çalışmalarda 3.500 yıldan 12.000 yıl öncesine kadar arkeolojik buluntulara rastlanılmıştır

     Hasankeyf bölgesi zamanında Yukarı Mezopotamya'dan Anadolu'ya geçişi sağladığı ve Dicle Nehri kenarında yer aldığı için stratejik anlamda önemliydi. Bölgenin MS 2. ve 3. yüzyıllarda Bizanslılar ile Sasaniler arasında el değiştirdiği biliniyor. O dönemlerde bölgeyi Sasanilerden koruyabilmek adına Roma İmparatoru II. Constantius tarafından sınır kalesi inşa ettirildi. İnşası MS. 363 yılına denk gelen kaleyle beraber bölge uzun bir süre Bizans ve Roma egemenliğinde oldu. Uzun süre Süryani piskoposluğunun merkezi olan Hasankeyf, 640 senesinde Halife Ömer ile beraber İslam ordusunun eline geçti. Bir süre Emeviler'in, Abbasiler'in, Hamdaniler'in ve Mervaniler'in elinde olan Hasankeyf Artuklular tarafından 1102 senesinde ele geçirildi.

     Artuklular döneminde en parlak dönemini yaşayan Hasankeyf, şehir haline geldikten sonra 1232 senesinde Eyyübiler tarafından ele geçirildi ve 1260 senesinde Moğollar tarafından tahrip edildi. 14. yüzyıl itibariyle Hasankeyf şehir olma özelliğini koruyor olsa da bir daha eski güzel günlerine geri dönemedi. Bir dönem Akkoyunlular'ın, yeniden Eyyübiler'in ve sonra da Safeviler'in denetiminde olan Hasankeyf 1515 yılında ise Osmanlı Devleti topraklarına katıldı. 17. yüzyıl itibariyle ticaret yolları değiştiği ve savaşlar nedeniyle ticaret durakladığı için Hasankeyf şehir olarak önemini kaybetti.

     Kalkerli yapısı nedeniyle kayalık tepelerde ve derin kanyonlarda, doğanın ve insanların oluşturduğu ve sayısı binlerce olan "Hasankeyf Mağaraları", Roma döneminden kalma Hasankeyf kalesi Köprüsüne girişte soldaki tepe üzerinde bulunan ve İslam ordularının Hasankeyf'i kuşatması sırasında hayatını kaybeden İmam Abdullah için yapılmış İmam Abdullah Türbesi, Artuklular tarafından yapıldığı düşünülen ve günümüze kadar önemli kısmı yıkılan Hasankeyf Dicle Köprüsü, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın Otlukbeli Savaşı'nda hayatını kaybeden oğlu için yaptırdığı  Zeynel Bey Türbesi, Akkoyunlular tarafından yapılan ve son halini Eyyubiler döneminde alan Ulu Cami, 1328 yılında Eyyubiler tarafından yapılan Küçük Saray, günümüze harabesi ulaşan ve  Akkoyunlu dönemine tarihlenen Büyük Saray, 15. yüzyılda yapılan Mescid-i Ali Cami, Eyyubiler döneminde yapılan Rızık Cami, Süleyman Cami, Koç Cami, Kızlar Cami ve Küçük Cami, Eyyubilerden kalma Kale Kapısı, halk arasında "Yolgeçen Hanı" olarak adlandırılan doğal mağarası yerleşimin önemli tarihi eserlerini oluşturmaktadır.

     Günümüzde; ilçenin çoğunluğunu Kürtler oluşturmak üzere Araplar ve Türkler beraber yaşamaktadır. Hasankeyf'in merkezinde yaşayanların çoğu Arapça ve Kürtçe, köylerinde yaşayanlar ise genellikle Kürtçe konuşmaktadır.

devam edecek

5..[50105].jpeg

4..[50104].jpeg

3..[50103]-001.jpeg

2..[50102].jpeg

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Alaattin Karaer Arşivi

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (31)

15 Temmuz 2026 Çarşamba 12:02

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (27)

22 Haziran 2026 Pazartesi 11:20

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (26)

17 Haziran 2026 Çarşamba 10:32

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (25)

08 Haziran 2026 Pazartesi 13:20

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (24)

03 Haziran 2026 Çarşamba 16:17

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (23)

20 Mayıs 2026 Çarşamba 10:03