DEVLET BÖYLE Mİ YÖNETİLİR?

Ağustos ayının ikinci haftasında Kanada ile Suudi Arabistan prensi arasındaki karşılıklı atışmalarla başlayan siyasi sıkıntı her iki devleti de zor durumda bıraktı. Bunda da en çok zararı Kanada devleti gördü. Kanada dışişleri bakanının attığı (TWEET) yüzünden Suudi Arabistan tarafından misilleme geldi. Suudilerin ilk uyguladığı kararla Kanada’nın uğradığı yirmi milyon dolar zarar olduğu duyuruldu.

Devamında Kanada da tedavi gören Suudi hastalarını başka ülkelere taşımaya başladı. Kanada da okuyan burslu öğrencilerini geri çekme kararı aldı. “Kanada menşeili buğday ve arpayı da almayın” kararını verdi. Suudi Arabistan, Kanada büyükelçisini istenmeyen adam ilan edip, en kısa zamanda ülkeyi terk etmesini istedi. Dahası Suudi Arabistan’ın Kanada’dan almak için yaptığı on beş milyar dolarlık hafif ve ağır askeri zırhlı araç paketinin de etkileneceğini söyledi.

 Yukarıda bahsetmeye çalıştığım iki ülke arasındaki bozulmanın sebebine Kanada dışişleri bakanının attığı (TWEET) bunun içeriği ne Kanadalı insan hakları aktivistlerinin Suudi Arabistan tarafından serbest bırakmasını istemesi. Devletlerarasındaki ilişkiler sosyal medya hesabından böyle mi çözülür? Şimdi ki devlet yönetiminde bazı devletler tarafından uygulanan bu (TWEET) doğru mu? Bunu Amerika Birleşik Devletleri Başkanı başlattı hâlen böylelikle dünyayı karıştırıyor.

Devlet yönetiminde bir ciddiyet olur. Devletlerarası bir gizlilik vardı. Öyle olması lazımdır. Devletlerarası ilişkiler medyanın huzurunda mı yapılır. Devlet işleri medyayla çözülmez. Hâlen bunu bilmeyen devlet adamları var. Onların yüzünden devletlerarası ilişkiler gün geçtikçe bozuluyor. Devletlerarasındaki sorunlar heyetler hâlinde veya başkanlar düzeyinde yapılır. Bunun açıklanacak kısımları olur, açıklanamayacakları olur. Bu görüşmeler tutanaklar hâline getirilir. Bunlar devlet sırrıdır. İlgililerden başkasına bilgi verilmez.

Bu kadar önemli konuların sosyal medyadan (TWEETLERLE) konuşulması her devleti zarara uğratır. Ondan sonra da aracı bularak zarardan dönmeye çalışırlar. Esas olan özür dileyeceğin hatanın yapılmamasıdır. Hatayı yapıp da ondan sonra da özür dilemenin anlamı ne olur?

Zamanımızda sosyal medyadan efelenmek, hakaretler etmek, gelişigüzel konularla iftiralar yapmak ve insanları lekelemek moda oldu.

Ondan sonra da bunun adına basın özgürlüğü demeye başlanıyor. “Basın özgürlüğü ağzına geleni söyle, önüne geleni lekele” bu basın özgürlüğü mü? Şunu hiçbir zaman unutmayalım; “Her bireyin özgürlüğü karşısındakinin özgürlüğünün başladığı yerde biter.” Bunu bile bile demokrasinin nimetlerinden olan basını, sosyal medyayı keyfine göre kullanamazsın.

Bunu kullananların engellenmesi gerekir. Böyle bir uygulama yapılabilirse bu fikir özgürlüğünü engelleme anlamına gelmez. Bu mağdurların korunması olur. Bunların kanuni müyedileri olmalıdır. Teknoloji kötüye kullanılmamalıdır. Teknoloji insanların faydalanması için kullanılır. İnsanları lekelemek için kullanılmaz. Kullananların cezalandırılması lazımdır. Bu uygulama bütün insanlığın menfaatinedir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İhsan Akça Arşivi

Nedir bu küstahlık?

19 Aralık 2024 Perşembe 11:59

Terör karşısında birleşelim

09 Kasım 2024 Cumartesi 11:11

En büyük bela uyuşturucu

06 Kasım 2024 Çarşamba 14:33

Ha zararlı mikrop! Ha terör!

28 Ağustos 2024 Çarşamba 14:24

Yangın, yangın, yangın!

20 Ağustos 2024 Salı 13:57

Filistin’in hali ne olacak

15 Ağustos 2024 Perşembe 11:37

Düğünlerde silah atmayalım!

01 Ağustos 2024 Perşembe 12:02

Türkiye’de gelir dağılımı

26 Temmuz 2024 Cuma 11:33

15 Temmuz sen neymişsin?

18 Temmuz 2024 Perşembe 16:00

KIZILAY’I BİLİYOR MUYUZ?

03 Temmuz 2024 Çarşamba 11:00