Alaattin Karaer

Alaattin Karaer

Bugün sevgililer günü! (Canım, herşeyim!)

sevgililer-gunu[22286].jpg

     Koronavirüs de olsa, yasaklar olsa da, kavuşamamak olsa da, karamsarlıklar olsa da, arka arkaya gelen zamlarda olsa;

     Bugün sevgililer günü!

     İnsanoğlu var olduğundan bugüne, dil, din, ırk farkı gözetmeksizin, aşkı, sevgiyi her zaman her yaşta yaşamayı düşünmüşlerdir, hissetmişlerdir. Şarkılar, türküler, şiirler genelde sevgi üzerinedir ayrılıklarda yaşansa,  acılarda yaşansa! Teknoloji ile belki farklılıklar göstermiştir, sevgililerin birbirlerine duygularını açıklamaları. Hiçbir şey sevginin üstünde olmadığını her insan bilir. Bilir bilmesine de, bunu ifade etmekte belki güçlük çekmektedir. Kimi beyaz sayfalara dökmüştür, kimi kitaplara…

     Yıllar önce sevgililerin de işi kolay değildi, günlerce postacı yolu beklerlerdi. Sevgiliden, yardan, bir satır için! Telefon yoktu ki evlerde, mahallelerde, bir iki komşu dışında.  

     Telefon kulübelerinde insanlar dakikalarca kuyrukta, ellerinde Jetonlarla,  sevgiliye bir kelime söylemek için, sesini duymak için beklediği günler, doğru dürüst bir kelime dahi söyleme fırsatının olmadığı günler!

     Sanırım şimdi sevdalanmakta kolay, sevmekte sevilmekte!

     Ferhat gibi dağları delmeye, Mecnun gibi yolara düşmeye gerek yok. 

     Cep telefonları ellerde, bilgisayarlar keza öyle!

     Silah icat oldu, mertlik bozuldu desek de, telefondaki mesaj, internetteki chatleşmede olsa, bir duygunun yüze çıkmasıdır.

     Yasaklar olsa da, kavuşamamak olsa da, karamsarlıklar da olsa, bir efkardır sevda!

     Şairin dediği gibi;

    “En derin denizlerin dalgalarında bir efkardır sevda… Bazen ne yaşanılacak ne de konuşulacak bir şey bırakmadan alıp başını gidendir sevda…!”

                            *   *    *    *    *

14.Ocak.1983 Saat: 12.45

    Canım, herşeyim!

    Dün öğleyin telefonla aradım, zil çalıyormuş cevap veren yokmuş! Canım sıkıldı. Bugün yine yazdırdım bekliyorum ve bu arada sana bu satırları yazıyorum Başka çaremiz olmadığı için, hiç olmazsa sık sık gelen mektuplarla günler daha çabuk geçer düşüncesiyle, bende usanmadan yazıyorum, yazacağım. Yeter ki senin moralin düzgün olsun. Canının sıkıntılı olduğu gözümün önüne geliyor, üzülüyorum. Sakın üzülme ve moralini bozma…

     Şu anda telefonun zili çaldı. Bana gelmiş, kalktım. Cevap vermediğini söylediler. Şimdi canım iyice sıkıldı. Sana üzülme sıkılma diyorum bitanem, fakat elde olmuyor. İşte şimdi yine moral sıfıra indi. Kendim için değil, senin orada perişanladığın aşikar, beni üzen bu durum. Onun için bu telefon işine bir çare bulalım. İstersen oradan aramak uzun sürüyorsa, hastaneden öğleyin sen arayabilirsin. Ben öğleyin buradayım. Görüyorsun iki gün aradım çıkmadın. Bundan sonra he Perşembe yine ararım. Çıkmazsan Cuma günüde ararım, o günde çıkmazsan gelecek Perşembe ararım. İnan her günde ararım. Biliyorsun bekleyip de konuşamamak daha zor oluyor. Bu yazıyı öğleyin tamamlayamadım. Canım sıkılmıştı telefon cevap vermeyince Bir arkadaş tavla oynayalım dedi, oynadık. Tabi ki yenildim. Eğer telefon olsa her akşam arasan ben buradayım. Gece dahi olsa arasan olur. Yattığımız yerde telefon var. Şu havalar bir yoluna girse buraya gelirsin. Benim düşündüğüm havalar ve yolların durumu. Biraz daha sabret bitanem.  Havalar düzelince üç veya dört haftada stajına göre ayarlar gelirsin. Şu soğukları biraz hafifletelim.

     Bugün öğleden sonra, daha doğrusu her Cuma öğleden sonra tüfek bakımı vardır. Şu anda saat 15.50. Bugün hava güneşli ve güzel. Kış mevsimi olmasına rağmen genellikle iyi sayılır. Maraş’ın rüzgarı ve poyrazı meşhurmuş. Dağlardan şehre doğru esen rüzgarın etkisi o kadar etkiliymiş ki, ağaçların yönü şehre doğru eğilmiş durumda. Akşam Havuzbaşında tavla oynadım. Moralim iyi olursa yeniyorum Erkenden gelim yattım sayılır, 23.30 da!

     Canım bir rahata kavuşabilsen, seninle doyasıya bir gezelim, çok istiyorum. Kendi kendimize bir tatil yapalım.  Gerçekten bu bizim doğal hakkımız. Beşinci yıl oldu birlikte olalı. Doğru dürüst bir gezme, tatil olanağı olmadı. Senin okulun, benim işim bir türlü kendimize gelemedik. Her ne pahasına olursa olsun, bu yaz veya kışa doğru muhakkak baş başa gezmek istiyorum.  Sana ne yapılsa azdır bitanem Sen herşeye layıksın.

     Mutlu günler yakın canım, üzülme zamanı da yeneceğiz. Belki zamanı ilerde uzun yaşamda yenemeyiz. Fakat bu askerlik süresince zaman bize yenik düşecek. Daha doyamadan birbirimize acılı günler görmemek dileğiyle…

     Defalarca öperim.

     Alaattin.

*    *    *    *    *

 

     Kah bir şiirle, kah bir şarkının sözleriyle. İster bizim olsun kelimeler ister başkasına ait. Ama biliriz ki karşımızdaki insana söylerken, yazarken bizim sevgimiz girer içine.

     Ne güzel şey birisine bunları söyleyebilmek, ondan duyabilmek.

     14 Şubat ticari mi, romantik mi? Belki her ikisi de doğru olabilir. Ama sevginin paylaşıldığı, hatırlandığı her gün özeldir.

     Ancak insanlar için sevginin varlığıdır önemli olan. Hızla akıp giden yaşamımızın da, hiç farkında dahi olamadığımız değerleri belki de bir anlamda hatırlama günüdür.

     Geçen yıl ki, sevgililer günündeki son cümlelerle yazıma son vermek istiyorum.

   Tüm dünyada kabul gören ve kutlanan bir gündür bu gün. Önemli olan gönüllerin bir olmasıdır.

      Aşkı ve sevgiyi daha da güçlendiriyor belki de Sevgililer günü…

      Bir orkide, bir gül tüm kırgınlıkları bir anda yok edebiliyor… Gülen gözlerden, tebessüm eden dudaklardan çıkacak tek bir cümleyi herhalde sevende sevilende söylemek istiyor.

     “Seni Seviyorum!”

     Çünkü sevmek inanmaktır, yaşamaktır, paylaşmaktır, beklemektir.

     Bu hayat pahalılığında, birkaç saat da olsa, zamlı gelen elektrik faturasını, doğalgazı, benzini düşünmeyin ve maddi sıkıntı çekeceğiniz hediyeden de uzak durun hiç olmazsa!

     Sevdiğinizle, sosyal mesafelide olsa, maskeli de olsa, ele ele olmasa da, bir mum ışığında, göz göze olabilirsiniz. Bugün sizlerin günü, kimseden sıkılmadan, çekinmeden, kalbinizden geçirdiğiniz ve söyleyemediğiniz o cümleyi hiç olmazsa bugün en gür sesinizle haykırabilirsiniz.

    “Seni Seviyorum!”

     Bende bu güzel günde, torunlarımın babaannesi, çocuklarımın annesi eşimi, sevdiğimi bir kez daha haykırıyorum “Seni Seviyorum!”

    SEVGİLİLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN !

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Alaattin Karaer Arşivi

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (27)

22 Haziran 2026 Pazartesi 11:20

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (26)

17 Haziran 2026 Çarşamba 10:32

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (25)

08 Haziran 2026 Pazartesi 13:20

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (24)

03 Haziran 2026 Çarşamba 16:17

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (23)

20 Mayıs 2026 Çarşamba 10:03

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (22)

13 Mayıs 2026 Çarşamba 10:52

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (21)

05 Mayıs 2026 Salı 12:23