Alaattin Karaer

Alaattin Karaer

5 Nisan Avukatlar Günü!

2-avukatlar-gunu-2022.jpg

     Bugün, yaşanan bütün zorluklara, karşı karşıya kaldıkları tehdit, şiddet ve engellere rağmen vatandaşın hak arama özgürlüğünün sesi olmaktan asla vazgeçmeyen avukatların günü…

    “Görevinizi yaparken kimseye, ne müvekkile, ne hakime, hele ne de iktidara tabiiz. Bizim aşağımızda kişilerin varlığı iddiasında değiliz. Fakat hiçbir hiyerarşik üst  de tanımıyoruz. En kıdemsizin, en kıdemliden veya isim yapmış olandan farkı yoktur. Avukatlar esir kullanmadılar, fakat efendileri de olmadı.” Molierac

     Molierac’ın son cümlesi çok hoşuma gitmişti. “Avukatlar esir kullanmadılar, fakat efendileri de olmadı.”

     Bugün, İnsanların en zor dönemlerinde var olan, özgürlüğün ve bağımsızlığın savunucuları Avukatlar’ın günü!

     Oğlum aradığında hatırlatıyordu;

  •  5 Nisan,  avukatlar günü!

Anlamıştım ne demek istediğini.

  • Evet öyle diye cevap verdim. Duramadı.
  • Yazı yazacak mısın.
  • Yok yazmayacağım. Ne yazayım. Değişen ne var ki!
  •  Evet doğru söylüyorsun dedi ama biraz buruklaştığını anladım sesinden…

      Genç bir avukatın sözleri aklıma geldi:

     “Sartre’nin çok sevdiğim bir sözü vardır. ‘‘Zenciler eziliyor denmedikçe, zencilerin ezilmesi bir anlama gelmez.’’ Bu ifadeler bana hep avukatlık mesleğinin olması gereken pratik yönünü anımsatır. Avukatlık mesleğinin özü ‘‘ötekinin ezildiğini’’ ifade edebilen, bu ifade özgürlüğünün sağlanabilmesi için gerektiğinde baskıya direnmesinden ve bedel ödemesinden gelir.

Yargı mekanizmasının Hâkimlik ve Savcılık mesleği ile birlikte üç sacayağından biri olarak gösterilen ‘‘Avukatlık’’ ne yazık ki hep topal bırakılmak istenilmiştir. Kuşkusuz bunun temel nedeni mesleğin özü gereği sisteme itiraz etmesi ve muhalif olmasıdır.

     Topal bırakılma eylemi kimi zaman savunmanın susturulması, mahkeme salonlarından atılmakla tehdit edilmesi, savunmasını üstlendikleri müvekkilleriyle özdeşleştirilip soruşturmalara maruz bırakılması veya tutuklanması şeklinde olmuştur. Kimi zaman ise adliyelerde alan kısıtlamasına maruz bırakılarak, mesleğini icra ederken karşı tarafın tehditlerinde yalnız bırakılma şeklinde gerçekleşmiştir.”

     Avukatların sayısının günden güne arttığını söyleyen genç avukat, nitelikli bir hukuk eğitiminin de verilmediğini ifade ediyor:

     “Artan mezun sayısının yanında, iş olanaklarının da gitgide daralmasıyla sürekli olarak baskı altına alınmaya çalışılan avukatlık mesleği, aynı zamanda maddi zorluklarla baş başa bırakılmıştır. Toplum nezdinde çok kazanç sağlandığı düşünülen meslekte, hatırı sayılır bir gelir sağlayan kesim buzdağının görünen kısmı olup; geçim sıkıntısı çekip, maddi zorluklarla uğraşan avukat sayısı ise günden güne artış göstermektedir. Son yıllarda avukatların yaşadığı ekonomik baskıyı görebilmek için CMK ve Adli Yardım şeklinde sürekliliği olmayan işlerle geçinmeye çalışan serbest avukat veya hukuk şirketleri, avukatlık ortaklıkları şeklinde dönüşen avukatlık mesleğindeki işçi avukat sayılarındaki orana bakılabilir. Maddi zorluklar nedeniyle intihar eden avukat sayısındaki artış ise maalesef bu durumun sonuçlarındandır.”

     Avukatlık mesleğinin hem maddi hem de manevi olarak itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını söyleyerek, şöyle devam ediyor:

     ‘‘Çoklu Baro’’ düzenlemesi ile de taraf olan, olmayan ayrımına maruz bırakılmıştır. Çözülmesi gereken bunca mesleki sorun varken, bu sorunlar bir tarafa itilmiş ve kendi meslek örgütü içerisinde zaten çok sesliliği barındıran bir yapılanma bölünmek istenmiştir.

     Maalesef yaşanılan mesleki zorluklar anlattığım sorunlarla bitmemektedir. Böyle bir zamanda avukatlık gününü hakkını vererek kutlayabilmek için bekleyen onca sorunun çözüme kavuşturulması gerekmektedir.”

      Bu güzel gününüzde, sizlerin sorunlarından bahsetmek istemiyorum.

      Hukuk devleti ve eksiksiz demokrasi için gerekli olan bağımsız ve tarafsız yargının kurucu unsurlarından biri olan savunmanın önemini idrak edemeyen zihniyetlerle mücadele etmek zorunda kalmaktasınız. İşlerine geldiğinde avukatlık mesleğini kamu görevi olarak kabul edenler, işlerine gelmediğinde ise mesleğimizi serbest meslek olarak gören bir tavır sergilemektedirler. Tabi ki bu zihniyetin temelinde savunmanın yargı içindeki yerini tam olarak anlayamamak ve adaletin savunmasız olamayacağını bilmeme cehaleti yatmaktadır.

     HERKES İÇİN ADALET, ADALET İÇİN AVUKAT

     Avukat, müvekkilinin taleplerini ne pahasına olursa olsun yerine getiren, iş bitirici tek odak noktası başarı ve kazanç olan kişi olmalıdır. Avukat, kimsenin memuru olmamalıdır. Halkın adalete erişiminde en önemli ve etkili unsur, yargılamada vatandaşın tek temsilcisidir. Bu nedenle avukatın sorunları vatandaşın sorunlarıdır.

     Sizler, savunanlar kim olduğunuzu, mevkiinizi, makamınızı gayet iyi bilenlerdensiniz. Özgürlüğünüzün, bağımsızlığınızın karşısına çıkartılacak bilançonun hesabını da vermeye her zaman hazır olunuz.

     Avukat olan oğlumuz İstanbul’da yaşadığı için,  yok yanımızda. Oda artık baba oldu, kurulu bir düzeni ailesi var. Daha önce canı sağ olsun, mutlu olsun diyorduk. Artık; canları sağ olsun, mutlu olsunlar, gelecek günler ve yaşam onları bekliyor diyoruz. Biz büyükleri olarak onların iyi insan olması için gerekeni yapmaya çalıştık….

     Kayseri’ye gittiğimizde, ölen dedesi devamlı bana bakarak takılırdı; “Baba oğluna bir bağ bağışlamış da; oğlu ona bir salkım üzüm vermemiş.” diye!

     Biz ne bağ bağışlıyoruz, nede bir salkım üzüm istiyoruz!

     Onlara gönül sevgimizi bağışlıyoruz.

     Ne kadar büyüseler de onlar bizim çocuklarımız...

     Yaşam ve yaşamak en güzel günlerde onların da hakkı...

     Geçen yıl gününüzde birlikte olamadık. Bu sene de olamayacağız.

     Sana ne şirket, ne villa, ne de bir araba gönderiyoruz.

     Sana yüreğimizi gönderiyoruz.

     Yaşam da seni nasıl bir hayat bekliyor bilemeyiz ama, sen bizim kara gözlü, sevimli küçük oğlumuzsun. Haktan ve adaletten ayrılma, haklının ve yoksulun yanında ol, onurlu ol, dürüst ol!

     Her zaman yanındayız.

   Gününüz kutlu olsun oğlum!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Alaattin Karaer Arşivi

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (38)

11 Eylül 2026 Cuma 17:30

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (37)

07 Eylül 2026 Pazartesi 17:00

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (36)

02 Eylül 2026 Çarşamba 17:00

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (35)

27 Ağustos 2026 Perşembe 17:00

Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri! (2)

21 Ağustos 2026 Cuma 17:00

Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri! (1)

20 Ağustos 2026 Perşembe 15:00

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (34)

13 Ağustos 2026 Perşembe 17:00

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (33)

04 Ağustos 2026 Salı 10:07

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (32)

28 Temmuz 2026 Salı 17:00