Alaattin Karaer
(15-17 Aralık 2023- Sivas-Kemaliye-Divriği Turu) (12)
![]()
Vali Recep Yazıcıoğlu Köprüsünden, biraz önce yakınından geçmiş olduğumuz Apçağa Köyüne dönüyoruz. Apçağa Kemaliye’ye bağlı 6 km uzaklıkta bir köy. Ancak köyün bir özelliği "Orada bir köy var uzakta" şiirini yazan şair Ahmet Kutsi Tecer’in köyü olması.
Köye yaklaşırken, rehberimiz eşliğinde şiiri hep birlikte okumaya başladık…
Orda bir köy var, uzakta O köy bizim köyümüzdür. Gezmesek de, tozmasak da O köy bizim köyümüzdür.
Orda bir ev var, uzakta O ev bizim evimizdir. Yatmasak da, kalkmasak da O ev bizim evimizdir.
Orda bir ses var, uzakta O ses bizim sesimizdir. Duymasak da, tınmasak da O ses bizim sesimizdir.
Orda bir dağ var, uzakta O dağ bizim dağımızdır. İnmesek de, çıkmasak da O dağ bizim dağımızdır.
Orda bir yol var, uzakta O yol bizim yolumuzdur. Dönmesek de, varmasak da O yol bizim yolumuzdur.

Köyün girişinde bulunan Apçağa Köyü Ahmet Kutsi Tecer Kültür Evi ilk durağımız oldu. Taş kaplı sokakları ile Apçağa Dağı’nın eteklerine yaslanmıştır. Kaynaklar köyün I. Dünya Savaşı’na kadar 700-800 haneli zengin bir yapıya sahip olduğunu, sonrasında ise, tersine bir sürecin yaşandığını söylemektedir. Başta İstanbul olmak üzere çoğunlukla erkek nüfusun büyük kentlere göçü, Kemaliye ve yakın çevresi için önemli bir olgudur.
Babasının görevi nedeniyle 1901 Kudüs doğumlu olan şair, yazar ve siyasetçi Ahmet Kutsi Tecer’in, “Orda Bir Köy Var Uzakta o Köy Bizim Köyümüzdür” isimli şiirini ata memleketi olan Apçağa köyü için yazdığı bilinmektedir. Ahmet Kutsi Tecer’in babası bu köyde doğmuştur. Kendisi ise burada hiç yaşamamıştır. Fakat köylüler, Ahmet Kutsi Tecer’in şiirini bu köy için yazdığını düşünerek, bu kültür evini açmışlar. Ev restore edilerek, köy halkından toplanan eşyalar ile etnografya müzesine dönüştürülmüştür.
![]()
Aslen Erzincan İli Kemaliye ilçesi Apçağa köyü nüfusuna kayıtlı olan Ahmet Kutsi Tecer babasının o dönemde Duyun-u Umumiye müdürü olarak Kudüs’te çalışıyor olmasından dolayı 1901 yılında Kudüs’te dünyaya geldi. Dört çocuklu ailenin en küçüğü olan Ahmet’e Kudüs’te dünyaya gelmesinden dolayı Kutsi adı verilmiştir. İlköğretimini Kudüs’te bir Fransız okulunda tamamladıktan sonra babasının tayini sebebiyle ortaokulu Kırklareli’nde lise öğrenimini Kadıköy
sultanisinde tamamlamıştır. İlk eserini Halk Bilgisi mecmuasında yayınlamıştır. 1929’da İstanbul Üniversitesi’nden mezun. 1929’da Samsun’a tayini çıkmasına rağmen Samsuna gitmeyerek Ankara Erkek Lisesi’nde Türkçe öğretmenliği ve müdür yardımcılığı yaptı. Daha sonra Ankara’dan Sivas Erkek Lisesi’ne edebiyat öğretmeni olarak tayin edildi. Ahmet Kutsi Tecer için her şey aslında Sivas’a tayin edilmesi ile başladı. İlk olarak Sivas Lisesi’nde edebiyat öğretmeni olarak göreve başlayan Ahmet Kutsi Tecer, buradaki başarılı çalışmalarından ötürü Sivas İl Milli Eğitim Müdürü olarak atandı. Gerek öğretmenlik yıllarında gerekse Milli Eğitim Müdürlüğü yaptığı dönemde tarihi not düşecek çalışmalar yaptı. Sivas Lisesi’nde “Toplantı” ası altında bir dergi çıkardı. Daha sonra Muzaffer Sarısözen ile birlikte halk kültürü üzerine çalışmalar yapıp köy köy dolaşarak derlemeler yaptı. O derlemeler esnasında “Orda bir köy var, uzakta” şiirini yazmıştır.
Geleneksel Eğin mimari dokusuna uygun olarak projelendirilen Ahmet Kutsi Tecer Kültür Evi, 2014 yılında faaliyete geçmiştir. Giriş katı Eğin halıları ve sedirleriyle donatılarak yaşam alanı olarak tasarlanmıştır. Kültür Evi’nin üst katı ise müze olarak dekore edilmiş; ev ve tarım üretim araçlarından, oyuncaklara, fotoğraf makinelerinden geleneksel kıyafetlerine kadar, çok sayıda etnografik objenin yanı sıra, Ahmet Kutsi Tecer’in kişisel eşyaları, kitapları, bazı belgeleri ve mektubu sergilenmektedir. Ayrıca eski el yazması Kuran-ı Kerim de Kültür Evi’nde sergilenen önemli eserlerdendir.
![]()
Ahmet Kutsi Tecer’in halen Apçağa köyünde yaşayan akrabaları mevcut olup köy halkı Ahmet Kutsi Tecer’in mirasına sahip çıkmış ve köyün içinden geçen en önemli caddeye de adını vermiştir.
Kültür Evi’nden Çarşı Meydanına geçtik. Sabah kahvaltı yapmamıza rağmen, bide gibi ekmeği meşhurmuş. Çay ocağının önünde oturduk. Rehberimiz Hatice hanım, fırından ekmek, yanına tereyağ ve peynir de alarak ikramda bulundu. Kahvaltımızı yeni yapmamıza rağmen, hepsi yendi bitti. Tam o sırada yaşlı bir kişi, bastonuna dayanarak gelip, gruba yaklaştı. Emekli öğretmen olduğunu belirterek, öğretmenler için yazdığı şiiri bizlere okudu. Kısa sohbetler ve Köyün girişindeki aracımızda yerlerimizi alarak gezimize devam ediyoruz…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.