Bir deve, bir öküz ve bir koç, yolda giderlerken bir bağ ot buldular.
Koç dedi ki: Bunu paylaşırsak hiç birimiz doymayacağız. Fakat kimin ömrü daha fazla ise bu otu o yesin. Yaşlılara hürmet Muhammed Mustafa’nın sünnetlerindendir.
Koç, öküzle deveye arkadaşlar dedi, mademki böyle bir ota rastladık. Hadi bakalım her biriniz ömrünüzün başlangıcını söyleyin. Kim daha yaşlı olduğu anlaşılsın, öbürleri de sussun. Önce koç söze başladı: Benim vücuda gelişim, Hazreti İsmail’in koçu ile başlar. O vakitten beri varım ben. Öküz, ben dedi, Âdem peygamber, bir öküzle çift sürüyordu ya, işte ben o zamandan beri varım.
Deve, öküzle koçtan bu sözleri duyunca çok şaşırdı. Başını indirip otu aldı. Havaya kaldırdı. Hiçbir söz söylemeden otu yedi, sonra dedi ki:
“Benim için doğum tarihine zaten hacet yok. Bende bu çeşit gövde ve bu uzun boy varken buna ne hacet? Yavrum, herkes bilir ki ben, sizden küçük değilim. Akıl, fikir sahipleri, bilirler ki yaratılışım sizden üstündür. Siz yaşın büyüklüğüne değil, başın büyüklüğüne bakın, otu yemek benim hakkımdır.
Allah’a emanet olunuz..
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.