Uzman psikologdan korkuyu azaltacak öneriler! Deprem çocuğa nasıl anlatılmalı ?
Çocuklar, özellikle 8-10 yaş arası küçük yaştaki bireyler, soyut düşünme yeteneğine sahip olmadıkları için depremin nasıl gerçekleştiğini anlamakta zorlanabilirler. Yahşi, bu yaştaki çocukların somut düşünmeye meyilli olduklarını belirterek, depremin çocukların zihninde belirsiz ve korkutucu bir kavram haline geldiğini ifade etti. Bu belirsizlik, çocuklarda kaygının artmasına ve çeşitli ruhsal ya da fiziksel belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabilir.

DEPREMİN ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
Çocuklar, deprem gibi büyük bir felaketi anlamlandırırken kendilerini suçlu hissedebilirler. "Bu olayın sorumlusu benim" gibi obsesif düşünceler geliştirebilir, hatta "Benim yüzümden bu başımıza geldi" gibi aşırı suçluluk hisleri yaşayabilirler. Ayrıca, depremi anlamlandırmaya çalışırken gerçek dışı düşünceler de ortaya çıkabilir. "Evimizi kim sallıyor, dinazorlar mı saldırıyor?" gibi sorular, çocuğun kafasında belirsizliği ve korkuyu artırabilir.
Yahşi, çocukların deprem sonrası yaşadığı kaygıların fiziksel etkiler de yaratabileceğini söyledi. Korkulu rüyalar, yalnız kalma korkusu, alt ıslatma, parmak emme ve tırnak yeme gibi ruhsal belirtiler görülebilirken, mide bulantısı, karın ağrıları ve uyku bozuklukları gibi fiziksel semptomlar da ortaya çıkabilir.

DEPREMİ ÇOCUKLARA ANLATIRKEN SOMUTLAŞTIRMAK GEREKİYOR
Uzman Psikolog Müjde Yahşi, çocuklara depremi anlatırken somut bir dil kullanmanın çok önemli olduğunu vurguladı. Çocukların zihnindeki belirsizliği ortadan kaldırarak, olayı daha anlaşılır ve korkutucu olmayan bir şekilde aktarmak gerektiğini belirtti. Yahşi, “Deprem nasıl oluyor, biliyor musun? Yerin altında büyük kayalar var. Bunlar zamanla parçalanıyor ve diğer kayaları da sallıyor, biz de yerin üstünde olduğumuz için sallanıyoruz. İşte deprem böyle olur.” gibi somut örneklerle çocukların kafasında depremi daha anlaşılır hale getirebileceğimizi söyledi.
Oyunlar ve oyuncaklar da çocuklara depremi anlatırken etkili bir araç olabilir. Yahşi, oyunla anlatılan bir depremin, çocukların kaygıya kapılmadan, olayın gerçek boyutunu anlamalarını kolaylaştıracağını belirtti. Ayrıca, depremle ilgili konuşmaların uzun uzun yapılmaması gerektiğine de dikkat çekti. Çocuklar duygusal olarak aşırı yüklenmemeli ve olayın tekrarıyla endişe daha da büyütülmemelidir.

GÜVEN DUYGUSUNUN ÖNEMİ
Deprem anında ebeveynlerin ve öğretmenlerin tutumları çok önemli. Yahşi, çocukların, etraflarındaki insanların davranışlarına göre büyük bir psikolojik etki altında kalabileceklerini ifade etti. Deprem anında panik, ağlama, çığlık atma gibi davranışlar çocukları daha da korkutabilir. Bu nedenle, yetişkinlerin soğukkanlı ve güven verici bir şekilde davranmaları gerektiğini söyledi. Çocuklara, "Sen güvendesin, biz her zaman yanındayız" gibi güven verici mesajlar verilmesi, onların rahatlamalarına yardımcı olacaktır.
ÇOCUKLARIN PSİKOLOJİK HAZIRLIĞI VE ÖNLEMLER
Yahşi, depremle ilgili olarak çocukların sadece fiziksel değil, psikolojik olarak da hazırlıklı olmaları gerektiğini belirtti. Deprem gibi olaylara karşı ailelerin sadece pratik önlemler almakla kalmayıp, çocuklarını ruhsal olarak da bu tür olaylara karşı hazırlamaları gerektiğini ifade etti. Çocuklara, korkularıyla yüzleşmeleri ve duygusal olarak sağlıklı bir şekilde baş etmeleri için uygun yollar gösterilmelidir.
Deprem gibi doğal afetlerin çocuklar üzerindeki etkisi büyük olabilir. Ancak doğru iletişim ve güven verici bir yaklaşım sayesinde çocukların bu tür olayları daha az travmatik bir şekilde atlatmaları mümkündür. Ebeveynlerin ve öğretmenlerin, çocukların duygusal ihtiyaçlarına uygun bir şekilde yaklaşmaları, onların güvenliğini hissettirmeleri büyük önem taşır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.