Uzman Psikolog uyardı: "Çocuk evliliği kurtarmaz!"
Uzman Klinik Psikolog Kaan Üçyıldız, toplumda yaygın olan "çocuk evliliği kurtarır" mitini kesin bir dille reddederek, özellikle yüksek çatışmalı evliliklerin çocuklar üzerindeki yıkıcı etkisine dikkat çekiyor. Üçyıldız, bozulmaya başlayan bir evliliğin sinyallerini ve boşanma kararının ne zaman alınması gerektiğini detaylıca açıkladı.
ÇOCUK EVLİLİĞİ KURTARMAZ, AKSİNE SORUN YARATIR
Türkiye'de köklü bir yanlış inanç olan "çocuk evliliği kurtarır" tezi, uzmanlar tarafından bilimsel gerçeklerle çelişiyor. Uzman Klinik Psikolog Kaan Üçyıldız, bu konudaki görüşlerini şu sözlerle aktarıyor:
"Hayır, çocuk evliliği kurtarmaz. Aksine, zaten sorunlar yaşayan bir ilişkiyi daha karmaşık hale getirir. Çocuk, bir ilişkinin krizlerine çözüm üretme kapasitesine sahip bir birey değil, ilgiye ve sağlıklı bir çevreye ihtiyaç duyan savunmasız bir bireydir. Sorunlu bir evlilikte çocuk dünyaya getirmek, hem çocuğun gelişimini riske atar hem de çiftin kendi içsel çatışmalarını çözme motivasyonunu azaltır."
Psikolog Üçyıldız, bir bebeğin varlığının geçici bir birlik sağladığını ancak altta yatan problemler çözülmediği sürece bunun yerini daha büyük bir duygusal karmaşaya bıraktığını vurguladı.
EVLİLİĞİN BOZULMAYA BAŞLADIĞINI GÖSTEREN 4 KRİTİK SİNYAL
Bir evliliğin sona ermeye yaklaştığını gösteren belirtiler çoğu zaman küçük çatlaklarla başlıyor. Üçyıldız, boşanmanın öncüsü olan en yaygın davranışları şu şekilde sıralıyor:
-
Sürekli Eleştiri ve Küçümseme: Eşin sürekli ve yıkıcı bir şekilde eleştirilmesi veya aşağılanması.
-
Savunmacılık ve Duvar Örme: Yapılan eleştirilere karşı sürekli savunmaya geçme ve iletişimden tamamen çekilme (duvar örme).
-
Duygusal Yalnızlık: Ortak hayallerin kaybolması, cinsel yakınlığın azalması ve eşler arasında duygusal bir bağ kurulamaması.
-
Merakın ve Empatinin Kaybı: Eşlerin birbirine karşı merak duymaması, empati kuramaması veya birlikte zaman geçirmekten kaçınması.
Uzmana göre, bu sorunlardan üç ve daha fazlasının birliktelikte mevcut olması, evliliğin geri dönüşü olmayan bir bozulmaya sürüklendiği anlamına gelebilir.
BOŞANMA KARARI NE ZAMAN ALINMALI?
Boşanma kararının anlık öfkeyle değil, derinlemesine bir içgörüyle verilmesi gerektiğini belirten Üçyıldız, sağlıklı bir karar süreci için şu yolu işaret ediyor:
"Terapide sıkça önerilen yaklaşım şudur: Çift olarak, mümkünse bir evlilik terapisti desteğiyle, tüm iletişim ve çözüm yollarını denedikten sonra hâlâ temel ihtiyaçlar karşılanamıyorsa ve ilişki duygusal, fiziksel ya da psikolojik açıdan zarar verici bir hale geldiyse, boşanma bir seçenek olarak düşünülmelidir."
Özellikle şiddet, manipülasyon ve ihmal içeren toksik ilişkilerde ise beklemenin değil, güvenliği önceliklendirmenin şart olduğunu ekliyor. Üçyıldız'a göre, evlilikte tek taraflı çaba varsa ve saygısızlık bulunuyorsa, o evlilikte bulunmamak çok daha sağlıklı bir tercih olacaktır.
ÇOCUK İÇİN MUTSUZ EVLİLİK SÜRDÜRÜLMELİ Mİ?
Uzman Klinik Psikolog Kaan Üçyıldız, toplumun en büyük yanılgılarından birine daha net bir cevap veriyor: Hayır, sadece çocuk için evlilik sürdürülmemelidir.
Araştırmaların, yüksek çatışmalı evliliklerde büyüyen çocukların, boşanmış ancak huzurlu bireylerle büyüyen çocuklara kıyasla daha fazla psikolojik sorun yaşadığını gösterdiğini belirtiyor. Çocuklar için en önemli şeyin ebeveynlerinin birlikte olması değil, huzurlu olmaları olduğunun altını çiziyor:
"Ev içinde sevgi yerine gerilim, anlayış yerine suçlama varsa, çocuk bu atmosferin duygusal yükünü taşır. Tartışma, kaos ve mutsuz bir evliliğin içerisinde büyüyen bir çocuğa ebeveynleri birçok travma yaşatabilir. Bu da uzun vadede özgüven, bağlanma ve sosyal ilişkilerde sorunlara yol açar."
Uzman Psikolog Üçyıldız, son olarak evliliğin dinamik bir yapı olduğunu ve her ilişkinin sürdürülebilir olmadığını ifade ederek, "Bazen en sağlıklı karar, vedalaşmaktır. Evliliklerin değil, insanların iyilik hali önceliklidir," mesajıyla sözlerini tamamladı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.