Alaattin Karaer
Taşucu’na giderken! (Alaoda Kilisesi) (2)


Yurt dışı gezilerimizde, gördüğümüz basit tarihi eserleri, ülkelerine gelen turistlere öyle bir reklamla, görmesini sağlıyorlar ki, tarihe fazla ilgim olmayan ben dahi ilgi duymaya başlamıştım.
O nedenle de iki haftalığına gitmeye karar verdiğimiz Taşucu’na hazırlık yapıyorduk. Yıllardır gittiğimiz ve yol üzerinde bulunan tarihi yerleri tespit etmeye başladım. Eşimin çok ilgisi olduğu için söylemedim. Sürpriz yapacaktım. İnanamayacaktı bu sürprizime sanırım. Çünkü yolda çok durmayı sevmiyordum. Bir an önce gideceğimiz yerdi hedefim.
Çoğu zaman Kırıkkale’den Bahşılı - Karaahmeli - Kulu- Konya üzerinden gitmeyi tercih ediyordum. Kulu’ya kadar yapılan yol geniş olmasına rağmen yapıldığı günden beri yamalı bohça gibi. Deyim yerindeyse Kevgir… Aracın içinde konuşmak, müzik dinlemek ne mümkün!. İnsanın içi dışına çıkıyor. Araçlar iyi dayanıyor bu yollara…
Kulu’dan sonra yol, deyim yerindeyse yağ gibi!
Sonradan gelen trafik cezasını da sizlerle paylaşmadan devam etmek istemiyorum. Çevre yolu olmadığı için Konya şehir içinden Karaman yoluna devam etmemiz gerekiyor. Ne kadar kurallara uyulursa uyulsun, cezadan kurtulmak mümkün olmuyor. Trafiğinin akışı benim elimde olmuyor. Önümde araç, yanımda araç, arkamda araç! Hızımızı, akan trafik araçlar belirliyordu. 81 hızla ceza tutanağı geliyordu arkamızdan!
Alaoda; Kızıl renkten dolayı yöre halkı tarafından Al Oda olarak adlandırılan kilisenin, Karaman ilinden Mut ilçesine giderken 55 km sonra sağ da yıllardır değişmeyen tabelası aynen duruyordu. Mut ilçesine de 25 km kadar kalmıştı. Yolun kenarına aracımızı park ederek, tabela yönüne doğru ilerledik. Fakat, her yer kayalık, Göksu Vadisi’ne bakan derin bir uçurumun kenarı. Ben bir şey anlamadım. Eşim anlıyor herhalde, o biraz dolaştı. Vadinin iki yamacında da kayalara oyulmuş mekânlar bulunmakta. Ben en iyisi Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü arşivindeki bilgiyi sizlerle paylaşayım;
“Al Oda olarak adlandırılan kısım bir kaya kilisedir ancak burada bir de manastır kompleksi yer almaktadır. Manastır olacak bölüm ile kilise bölümü derin bir uçurum ile ikiye ayrılmıştır. Ayrıca Geçimli Köyü’ne giden yol da bu uçurumun eteklerinden geçmektedir. Kilise büyük bir mağaranın şekillendirilmesi sonucu yapılmıştır. Kilisenin girişi kuzeydoğudadır. Yarım yuvarlak planlıdır. Mekan içerisinde duvarlara oyulmuş nişler ve khamasorion tipte lahit vardır. Bu lahit önemli bir din adamına ait olmalıdır. Mağaranın doğusunda apsis vardır. Bu kısım mağaranın uçurum kenarında olan güney bölümüne yapılmıştır. Burada bir duvar olduğu izlerden anlaşılmaktadır. Mağaranın batısında da bir oda bulunmaktadır. Bu odanın güneyinde pencere ve duvarlarda küçük nişler yer almaktadır. Mağaranın ana mekanı beşik tonoz, batıdaki bu odanınki ise düz tavandır.
Al Oda Kilisesi’nin en dikkat çekici yanı, içerisinde bulunan resimler ve mozaiklerdir. Buradaki motifler boğa ve güvercin, çeşitli haç kompozisyonları, saç örgüsü motifleri, geometrik şekiller, bitkiler bulunmaktadır. Saman ve alçı ile oluşturulan sıva ile kaya yüzeyleri düzleştirilmiş ve resimler bu yüzeylere yapılmıştır. Resimlerde siyah, sarı, turuncu, yeşil, mavi, kırmızı, eflatun ve kahverengi kullanılmıştır. Batıdaki odanın solunda bir yazı vardır. Grekçe yazılmış olan bu yazıda Hz. Meryem’in Tanrı anası olduğu iki kez tekrarlanarak ondan yardım istemektedir. Burada daha geç dönemde üzerine figürlü kompozisyonlar ve iki dikdörtgen pano ilave edilmiştir. Bunlar ise fresko tekniğinde yapılmışlardır. Bu frekolarda “İsa’nın Çarmıhtan İndirilmesi”, “Mezarda Melek ve Kadınlar” ile “İsa’nın Cehenneme İnmesi” konuları gibi İsa’nın yaşamı ile ilgili konular tasvir edilmiştir.
Mozaikler ise mağara tabanında yer almaktadır. Ancak bu kadar tahrip olmuştur ki motifler anlaşılamamaktadır. Burada M. Gough kazı yapmıştır ve tabanda yan yana sıralanan iki büyük dairenin varlığından bahsetmektedir. Daire ortasındaki yuvarlaklar içerisinde aslan yelesine benzer motif, dairenin dört tarafında ise karşılıklı yerleştirilmiş balta motifleri bulunmaktadır. Yine dairenin birinin köşesinde haç ve nar olabilecek bir motif ve bu kompozisyonların etrafında ikili örgüden oluşan bordür mevcuttur. Al Oda resimleri ve mozaikleri değişik dönemlerde geçirdiği yangınların yanı sıra diğer doğal tahribatlar sonucunda da çok zarar görmüştür ve 8-10. Yüzyıllara tarihlenmektedir. “
devam edecek…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.