Yoksulluk sınırı Ankara ve Türkiye genelinde Türk-İş verileriyle sarsıcı bir seviyeye ulaştı; açlık sınırı 34 bin TL’ye dayanırken, yoksulluk sınırı 112 bin TL’yi aştı. Yeni Ankara TV ekiplerinin sokağa çıkarak nabız tuttuğu Başkent’te vatandaşlar, artan maliyetler karşısında verdikleri yaşam mücadelesini çarpıcı sözlerle özetledi. Kuaförden emekliye, öğrenciden ev hanımına kadar herkesin ortak cümlesi ise değişmedi: "Geçinemiyoruz".
YOKSULLUK SINIRI ANKARA HALKINI NASIL ETKİLEDİ?
Yoksulluk sınırı Ankara sokaklarında geçim derdini birinci gündem maddesi haline getirdi. 22 yaşındaki bir erkek kuaförü, 25 bin TL'lik dükkan kirası ve iki çocuğunun masrafları karşısında ezildiğini belirterek, "Günde üç müşteri gelse 450 TL kazanıyorum; bez ve mama derken para bitiyor, yastık altına koyacak bir şey kalmadı" sözleriyle esnafın durumunu gözler önüne serdi. Vatandaşlar, bir öğünlük yemeğin bile 400 TL’yi geçtiği bu dönemde sosyal hayata katılmanın imkansızlaştığını ifade ediyor.
ESNAFIN FERYADI: "300 TL'LİK TIRAŞA BİLE PAHALI DİYORLAR"
Ekonomik krizin en ağır yükünü omuzlayan kesimlerden biri olan öğrenciler, 4 bin TL'lik devlet kredisiyle ayı çıkarmanın mümkün olmadığını dile getirdi. Aile desteği olmadan gıda ve kira masraflarının karşılanamadığını belirten gençler, sosyal hayattan mahrum kaldıklarını vurguladı. Benzer şekilde emekliler de 20-21 bin TL seviyesindeki maaşların temel ihtiyaçlara dahi yetmediğini, rahat bir yaşam için gelirin en az 50-60 bin TL bandında olması gerektiğini analiz etti.
EMEKLİ VE ÖĞRENCİ İÇİN GEÇİNMEK MUCİZE HALİNE GELDİ
Kendi evinde oturan ev hanımları dahi çocuklarının desteği olmadan geçinemediklerini söylerken, yaşam standartlarının yalnızca karın doyurmaya indirgenmesinden şikayetçi. Yoksulluk sınırı Ankara sakinleri için seyahat etmek, kitap okumak veya sosyal aktivitelere katılmak gibi ihtiyaçları "lüks" kategorisine itmiş durumda. Başkentliler, 21. yüzyıl Türkiye'sinde insanca bir yaşam sürdürebilmek için acil ekonomik iyileştirme bekliyor.