SANAT KALEMİ
Kırıkkale Tren Garı
Giderem Van’a doğru uy aman aman aman
Yolum İran’a doğru var elinden el aman
Kes başım kanım aksın uy aman aman aman
Kadir bilene doğru var elinden el aman
Vanlıyam hem (men) şanlıyam
Kılıcı kanlıyam
Özüm sözüm hep biridir
Men bu yurda bağlıyam
Giderem belesine uy aman aman aman
Bahçevan mehlesine yar elinden el aman
O yar mennen ayrılmış uy aman aman aman
Düşesem ensesine var elinden el aman
Vanlıyam hem (men) şanlıyam
Kılıcı kanlıyam
Özüm sözüm hep biridir
Men bu yurda bağlıyam
Ereg’in karı menem uy aman aman aman
Gün vursa erimenem yar elinden el aman
İstersen gücen bana uy aman aman aman
Men sana gücenmem var elinden el aman…
Bir günde dört mevsimin yaşandığı, her yeri görülmeye değer kültür hazinelerin bulunduğu ve görmediğimiz Van’a doğru yolculuğumuz başlıyor…
Güneşli bir pazar gün…
Saat 10.48 - Emine Oya Uygur; Günaydınlar, biz buluştuk.
Saat 10.49 – Alaattin Karaer; İyi yolculuklar.
Saat 10.50 - Emin Aygül; Abi geliyoruz.
Saat 11.13 – Yurdanur Duman; Hareket edince yazın.
Saat 11.15 – Emine Oya Uygur; 10.55’de hareket ettik. Kayaş’ı geçtik.
Saat 11.17 – Yurdanur Duman; Ooo süper.
Saat 11.18 – Beyhan Akbıyık; Irmakta mesaj atarsanız
Saat 11.18 – Emine Oya Uygur; Tamam atarız.
Saat 11.51 – Yeşim Demirci; Elmadağı geçtik.
Saat 12.20 – Emine Oya Uygur; Irmak İstasyonuna geldik.
Saat 12.35 – Emin Aygül; Abi merhaba! 20 dakikaya ordayız.
Biz bu arada Kırıkkale Gar Tren İstasyonun gelmiştik, Av. Mustafa Duman ve Yurdanur Duman arabalarından kocaman valizlerini indiriyorlardı. Valizlerini de her arabanın bagajı da almıyor. Bizim iki valizden büyük neredeyse… Sanki aylarca gidiyoruz!
Sait Altıntaş-Sevinç Altıntaş’da Gar’da yerlerini aldılar.
Faruk Doğrul-Berna Doğrul’da geldiler. Faruk Doğrul eşofmanları giymiş, maça hazırdı.
Hüseyin Akbıyık-Beyhan Akbıyık’lar ortalarda yoktu. Telefon ettim. Gelmek üzereyiz dedi.
Kırıkkale grubunu hazır bulmuşken, fotoğraflarını çekmeye başladım.
Emin Aygül’den telefon, Gara yaklaşmak üzereyiz…
Ankara Gar’ından kalkan Van Gölü Ekspresi, Kayaş, Elmadağ, Irmak, Yahşihan üzeriden Kırıkkale Gar’ına girmek üzereydi…
Gözüm yolda gönlüm darda
Ya kendin gel ya da haber yolla
Duyarım yazmışsın iki satır mektup
Vermişsin trene halini unutup
Kara tren gecikir belki hiç gelmez
Dağlarda salınırda derdimi bilmez
Dumanın savurur halimi görmez
Kan dolar yüreğim gözyaşım dinmez
Yara bende derman sende
Ya kendin gel yada bana gel de….
Buharla çalışan çocukluğumuzdaki, Kara tren değilse de, mazotla çalışan, kırmızı tren Kırıkkale Gar’ına yaklaşmıştı. Gelen geçen yolculardan nazlı yarı sormaya gerek yoktu. İki satır mektupta bekleyen yoktu. Herkesin sevdiği, yarı yanındaydı…
TOLSTOY’un dediği gibi; “Öyle zamanlar olur ki; Nereye gittiğin önemini yitirir. Çünkü asıl önemli olan, yanında kiminle gittiğindir.”
Kompartmanlarımıza yerleştik. Saat 13.00 gibi hareket eden trenimizden, hava kararana kadar çok yerleşim yeri görme olanağı bulacaktık.
Ben birkaç kez Kayseri’ye Kırıkkale’den gitmiş olmama rağmen, yeniden bilinmeyen bir yola gidiyor hissine kapılmıştım.
Vagonda herkes bir çocuk gibi şendiler.
Daha hatır sormadan, herkes el emeği göz nuru yaptıkları börek ve çörekleri ikram etmeye başladı.
Kırıkkale, Balışıh, Çerikli, Sekili, Yerköy, Caferli, Şefaatli, Sarıkent, Karasenir, Kanlıca, Yenifakılı, Himmetdede, Boğazköprü, Kayseri…
Kompartman görevlisi, durulan garlarda ve duraklarda fazla kalınmadığını belirtti. En fazla 20 dakika kadar Kayseri Gar’ında mola vereceğiz, tren’e su alınacak…
Doğduğum şehre yaklaşıyoruz. Kilometreler ötesinden, eskiden olduğu gibi eteklerinde fazla kar olmayan heybetli Erciyes Dağı görülmeye değer, eğer sis olmaz ise…
Kayseri’ye yaklaşırken, sizlere kısa da olsa bahsetmek isterdim. Erciyes Dağı’nın eteklerinde kurulan, tarihi boyunca birçok medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan Kayseri iç Anadolu Bölgesi’nde yer alır. Kayseri, Ankara ve Konya’dan sonra İç Anadolu Bölgesi’nin üçüncü büyük şehridir. Aynı zamanda, asırlar boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Kayseri, dünyanın en eski şehirleri arasında yer almaktadır. Tarihin her döneminde önemini koruyamaya devam eden Kayseri, İç Anadolu’nun en gelişmiş şehirleri arasındadır. Mimar Sinan’ın memleketi, hanları, medreseleri, camileri, kervansarayları ve müzeleri ile görülmeye değer şehirlerimizden biridir ay zamanda!
Tarihi ve kültürel değerlerinin yanı sıra tabiat ve doğal güzellikleriyle de öne çıkan Kayseri hem kış hem de yaz turizmine katkı sağlayan bir şehirdir. Adını dünyada duyurduğu pastırma, sucuk ve mantısı ile tanımayan olmadığı Kayseri Gar’ına Saat 17.45 gibi Gar’ın karşısındaki çocukluğumun geçtiği, çelik-çomak, bilye oynadığımız, topaç çevirdiğimiz, bisiklete bindiğimiz, damımda kar kürüdüğüz, loğ taşıyla toprak damını sürdüğümüz, gecekondu evlerimizin bulunduğu yerlerin fotoğrafını çekmek için hazırlanmıştım, bir şeyler görebilir miyim diye! Nerde! Her yer, çirkin ve plansız bir şekilde betonlaşmış… Ülkemizin son dönemlerdeki kaderi olduğu gibi, her yer, çirkin ve plansız bir şekilde betonlaşmış… Hiçbir şey ne gördüm ne de çekebildim sizlerle paylamak için…
Ülkemizde görülmesi gereken 10 tarihi tren garı bulunmaktadır. Osmanlı Devletinin son yıllarına doğru kullanılmaya başlanılan demiryolu ulaşımı, o zamanlar Osmanlı Devleti gözetiminde bulunmayıp, zengin kişiler tarafından yap ve işlet prensibi ile sürdürülmekte idi. Daha sonra Cumhuriyetin ilanıyla birlikte çıkarılan bir yasa ile demiryolları devlet eline geçmiştir. Bu durum ile birçok tren garı inşa edilmiş ve Osmanlı zamanından kalan birçok özel gar ise, devlet eline geçmiş ve restore edilmiştir. Tarihin tozlu sayfalarından günümüze kadar gelen birçok tarihi önemi taşıyan, bazıları hala kullanım da olan ve bazıları ise, yorgun düşmüş tren garları bulunmaktadır.
- -Alsancak Garı – İzmir, 2- Basmane Garı – İzmir, 3 – Haydarpaşa Garı İstanbul, 4 – Sirkeci Garı – İstanbul, 5 – Konya Garı, 6 – Adana Garı, 7 – Edirne Garı, 8 –Ankara Gazi Garı, 9 – Yeni Ankara Garı, 10 – Kayseri Garı…
KAYSERİ GARI:
Yapımı 1933 yılında tamamlanmış olan Kayseri Garı, bina yapısı olarak birinci ulusal mimarlık dönemini taşımakta olan, anıtsal niteliğe sahip gar yapılarından birisi olmaktadır. Dikdörtgen bir plan şemasına sahip olan gar, bünyesinde lojmanlara da ev sahipliği yapmaktadır. Kayseri Gar Binası, yapı itibarı ile tamamıyla o dönemini yansıtmaktadır. Giriş boşluğu mermerden yapılmış olan Kayseri Garı, Osmanlı dekoratif öğelerinin de günümüzde yansıtılan en iyi bina örneğine sahip olmaktadır.
Önceden sipariş verilirse, trenin geliş saatinde getirildiğini söylemişlerdi. Fakat bizim, börek, çöreklerden sipariş vermeye gerek yoktu ki!
20-25 dakikalık molamız olduğu için rahatça inip, fotoğraf çekme fırsatımız oldu…
devam edecek…