Tesettür III

 "KALENİN KANDİLİ"
...

Soru: Ailesi veya eşi bir hanımın örtünmesi yönünde zorlayabilir mi?

Cevap: Bu soru, günümüzde şu ifadelerle yuvarlanmaktadır: “Örtünme kişisel tercih meselesidir; bir hanım, kendi özgür ve hür iradesiyle örtünebilir.”

Meseleye salt özgürlük çerçevesinden bakıldığında yukarıdaki ifade yeterlidir. Ancak Yüce Allah’ın emri ve bir insanın ahireti söz konusu olduğunda, bu cümle üzerine ilavede bulunmak gerekir: Mesture olmayan bir hanıma, ailesi ya da eşi rehberlik yapabilir. Veyahut da evlilik aşamasında, dini hassasiyetleri bulunan erkek veya ailesinin, bunu gündeme alarak en başta konuşması gerekir.

Çünkü Allah’ın örtünme emrine imtisal etme, kişisel tercihin önünde gelir. Örtünmek istemeyen hanım, kapanmaya zorlanmaz, zorlanamaz. Dolayısıyla (örtünme ya da örtünmeme noktasında) kişisel tercihlere saygı duyulmalıdır. 

Soru: O zaman sizin bu dediklerinizden şu anlam çıkıyor: Bir anne ya da baba, kızının örtünmesi noktasında ona baskı uygulayamaz?

Cevap: Ebeveynler, çocuklarının dünya ve ahiret saadeti için sorumluluk sahibidirler. Onlara güzel ahlâkı, dini bilgileri öğretmekle mükelleftir. Aynı zamanda cehennem ateşinden koruma sorumlulukları vardır. Bu sebeple, kızlarının başını örtmesi için ellerinden gelen rehberliği ve önderliği yaparlar. Böylesine hayati bir meselede, iddialaşmanın yaşanmaması adına, baskı uygulamak yerine ikna metodunu seçerler.

Bazen şöyle bir durumla karşılaşabiliyoruz: Anne ya da babanın baskısıyla geçici bir süreliğine başını örten hanımefendi, kendi ayakları üzerinde durmaya başladığı an, bütün engelleri aştığını düşünerek tesettürü terk ediyor. Baskı altında örtünüyormuş gibi izlenim bırakıyor. Oysa örtünmeyi kendi iç dünyasında halletmelidir.

Soru: Tesettüre mâni olabilecek unsurlar nelerdir?

Cevap: Bu soruyu birkaç madde altında değerlendirebiliriz.

  1. Karakter: Ergenlik çağı çok hassas bir süreçtir. Bu andan itibaren hanımefendinin karakter yapısı, iç dünyası, beğenilme iç güdüsü, izlediği ya da takip ettiği sanatçı veyahut da özendiği fenomenler
  2. Çevre:
  1. Gittiği okul: Bazı okullar vardır, açıldığı günden itibaren saplantılı ya da uç ideolojilerin arka bahçesi konumundadır. O okulda eğitim görmeyi hayal eden tesettürlü bir hanımefendi, ister istemez bazı zorlukla karşılaşabilir. 
  2. Oturduğu muhit.
  3. İş ve arkadaş ortamı: Kimi zaman, “Eller ne der?” düşüncesiyle hayatımıza yön veriyoruz. Oysa amellerimizle Allah’ın huzuruna varacağız.
  4. Yetiştiği çevre: Dini bilgi eğitiminden mahrum ve yoksun kalan hanımefendi, tabiatıyla örtünmenin temel felsefesini içselleştirememiştir.
  5. Psikolojik baskı: Sözlü saldırılarla çevresi tarafından psikolojik baskı görebilir.
  1. Aile: Ebeveynlerin, mesture olmayan birini kınamaları, büyük konuşmaları, başkalarıyla mukayesede bulunmaları, psikolojik baskı yapmaları, aile içerisinde büyüme tarzı
  2. Algı Operasyonları:

a) Osmanlı döneminde pek çok dinî ve etnik unsurun bir arada yaşadığı toplum yapısında, hatırat türü eserlerde Müslüman hanımların tesettürlü bir şekilde çarşı ve pazara çıktıkları; buna karşılık konak ve evlerde görev yapan gayrimüslim hademelerin başı açık olarak ve genellikle arkadan yürüdüklerinin aktarıldığı görülmektedir. Ancak Yeşilçam filmleri, sistematik bir algı inşasıyla bu tarihî manzarayı tersine çevirmiştir. Sinemada başörtülü kadınlar çoğunlukla ev hizmetlisi olarak tasvir edilirken, tesettürlü olmayan kadınlar ev sahibi veya varlıklı kimseler olarak sunulmuştur. Bu temsil biçimi zamanla toplumsal algıda normalleşmiştir.

b) Dizi ve filmlerde, aile büyükleri mesture iken; ikinci ve üçüncü kuşak yetişkin hanımlar, bariz ve dikkat çekici türden açık. Bu manzara, tabiatıyla çıplaklığa meşruiyet kazandırıyor.

c) Moda ve çağdaşlık adı altında, “yeni kreasyonlar” ile kadınlar âdeta bir çembere alınmakta ve algılarına hükmedilmektedir. Mayo defilesinde yer alan bir manken, ertesi gün tesettür giyim ile sosyal medyada kadınların karşısına çıkmaktadır. Gereksiz harcama bağlamında israf kapsamında değerlendirilen ve İslâm’a zıt olan moda, algı ile normal ve sıradanlaştırılmaktadır. Buna karşın, tesettür ise gericilik olarak algılanmaktadır.

  1. Özgürlük Vurgusu: Kadının istediği gibi giyinerek vücudunu teşhir edebileceği, tesettürün ise hür iradeye karşı konulan bir ipotek olduğu kimi çevrelerce vurgulanmaktadır.

Soru: Olumsuz tepkilere ve saldırılara maruz kalan tesettürlü olan bir hanımefendi, nasıl vaziyet almalıdır?

Cevap:

  1. Tesettürle zorlu bir teslimiyet yolculuğunda mesafe kat eden hanımefendi, tepeden ve alaycı gözle bakılmaya ya da horlanmaya moral bakımından kendisini hazırlamalıdır.
  2. Özgüvenini yitirmeden ve serin kanlı bir şekilde gelecek tepkilere olumlu karşılık vermelidir. Zira karşı taraf taassup, ideolojik saplantılar, cehalet ve kin gibi gerekçelerle saldırıya maruz kalmıştır. Güçlü iletişim ve medeni cesaret altında, özgür iradeyle niçin kapandığını belirtmelidir. Hatta bu olumsuz durumu, yapıcı bir diyalogla fırsata da çevirebilir. (Nahl, 16/125.)
  3. Kişisel tercih sebebiyle kapandığını ve insan olması nedeniyle tercihine saygı duyulması gerektiğini ifade ederek mevcut durumu rasyonel gerçeklerle fırsata çevirmelidir.

Soru: Böylesine önem arz eden örtünmeyi yukarıdaki unsurlar bağlamında nasıl sentezlememiz gerekir? Bu süreci nasıl aşabiliriz?

Cevap: Ergenlik çağı, tabiatıyla çok zor bir süreçtir. Zira bireyin iç dünyasında derin gelgitler yaşanmaktadır. İşte bu vasatta, sert ve ani çıkışlar ya da engellemeler yerine tatlı ve yumuşak geçişle örtünmenin altını doldurmalıdır.

Buluğ çağına ereceği ana kadar, hevesini alması ve merakını yenmesi adına oje, ruj, takma tırnak gibi günümüzde moda olan kozmetik ürünleri kullanmasına göz yumulabilir. Böylece içinde ukde kalmasın. Alışkanlık edinebileceği ihtimaline binaen bu yöntemin riskli olduğunu da belirtmek gerekir.

Ergenlikle birlikte mükellef oluncaya kadar özgür iradesi ile tesettüre bürünebileceği ve bunun gerekliliği teşvik ikna yöntemi ile anlatılır.

Konu hakkında son bir yazı daha yazacağız inşallah.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Köşe Yazıları Haberleri