İnsan zihni çoğu zaman düz mantıkla çalışır ve algılar da bu doğrultuda şekillenir. Dinimizin emir ve nehiy içeren ayet ve hadislerini doğrudan içselleştirip uygulamak bu nedenle oldukça kolaydır. Bununla birlikte, analitik düşünme, tersinden okuma, mefhum-ı muhalif ile hareket etme, mukayese yapma ve verilenlerden verilmeyenleri çıkarma gibi zihinsel süreçler ise farklı bir düşünce derinliği kazandırır.
Kerim Kitabımız Yüce Kur’an, muhteva ve üslup bakımından diğer kitaplardan ayrılan özgün bir yapıya sahiptir. Bu özgünlüğe dikkat çekmek amacıyla Kur’an’da yerilen insan tiplemelerini yazımızın konusu olarak ele aldık.
Daha açık ifadeyle, Kur’an’a çeşitli açılardan baktığımızda, Allah’ın razı olmadığı karakter örneklerini derleyip bunları hayatımıza rehber kılabiliriz. Bu yöntem, Kur’an’ın özgün üslubunun sunduğu mesajları daha derinlikli kavramamıza ve kişisel dönüşümümüze katkı sağlar.
İtikattan ahlâka, sosyal ilişkilerden ekonomik davranışlara ve ibadet hayatına kadar günlük yaşamımızı etkileyen pek çok alanda, Kur’an bazı insan tiplerini olumsuz örnek olarak karşımıza çıkarır. Bunlardan birkaçı şunlardır:
- Allah’ın rahmetinden ümidini kesecek kadar kötümserdir.
- İman yönünden zafiyetleri vardır.
- Bir işe kalkışacağında “inşallah” demez.
- Allah’ı (zikirden) anmaktan yüz çevirir, tövbe ve istiğfarda bulunmaz.
- Mukaddesata saldırabilecek kadar çok cesurdur, kutsal sayılan değerlere ya da kavramlar hakkında maksadını aşan söylemlerde bulunur.
- Kanaat, sabır ve tevekkül gibi ahlâkî erdemleri terk etmiştir, acelecidir.
- Servetini ve mallarını sayar, mal biriktirerek çoklukla övünür.
- Mala karşı aşırı düşkünlüğü vardır.
- Miras taksimatında hak yer.
- Yetimi horlar, misafiri, fakir ve miskini gözetmez.
- Haksız ve batıl yere başkalarının mallarını ele geçirir.
- Zekatını vermez, infak nedir bilmez.
- Ölçü ve tartıda hile yapar.
- Sekülerdir; dünyayı önceler, haddinden fazla dünyaya önem verir
- Denge hâlini yitirerek (israf ve cimrilik gibi) aşırı uçlara savrulur.
- Hasetlik, fesatlık, kin ve gıybet gibi kalbi hastalıkları vardır.
- Nankördür, kendisine karşı yapılan iyiliklere sağır, kör ve dilsizdir.
- Irkçılık yapar.
- Gayretsizdir; iyilikleri emretmez, kötülüklerden alıkoymaz, kötülükte yarışır.
- Yeryüzünde böbürlenerek yürüyecek derecede kibirlidir.
- Namazını kılmaz ya da huşu içerisinde dosdoğru kılmaz.
- Geçimsizdir; eşi, ailesi ve çevresiyle uyum içerisinde yaşayamaz.
- Boşanma esnasında zorluk çıkarır, iftira atar, verdiği mehri türlü hilelerle geri alır.
- Ana-babaya asi davranır.
- Aile efradını güzel ahlâk üzerine yetiştirmez.
- Bilmediği bir işin/konunun arkasına düşer, zanda bulunur.
- Darlık anında Allah’ı anmaz.
- Bu dünyaya gönderilme gayesini unutarak kendisini dünyaya kaptırır.
- Geçmiş ümmetlerin yaşadığı olaylardan ders çıkarmaz. Yeryüzünü dolaşırken ya da gözlem yaparken bu pencereden bakmaz.
- İnsan için konulan sınırları aşar.
- Çok güler, az ağlar.
- Zalimdir, cahildir, akıl etmez.
- İyiliği kendinden, kötülüğü başkasından bilir.
- Başına gele bela ve musibetlerden ibret almaz.
- Riyakardır, ihlas ve samimiyet nedir bilmez.
- Adaletle hükmetmez.
- Nebevî yöntemleri ilke olarak benimsemez. Bu bağlamda sert, rövanşist, hesapçı, faydacı, rantçı/çıkarcı vd. bir kişiliğe sahiptir.