TARİHTE TÜRK DİNLERİ

Kadim Türk Milleti, tarih boyunca pağan (putperest) olmamış ender milletlerden biridir. Türkler tarih boyunca eski dinleri olan Gök Tanrı (Tengri)  dininden...
Kadim Türk Milleti, tarih boyunca pağan (putperest) olmamış ender milletlerden biridir. Türkler tarih boyunca eski dinleri olan Gök Tanrı (Tengri)  dininden sonra Zerdüştlük, Budizm, Maniheizm, Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi dinleri seçmişler, büyük bölümü İslamiyet’i kabul etmişlerdir.Coğrafi etkiler sonucu, Doğu Türkistan’da oturan Uygurlar arasında Buda ve Mani gibi inançlara rastlanırken, Karadeniz kıyısındaki Hazarlar arasında da Hıristiyanlık ve Yahudilik gibi dinlerin etkisi görülmüştür. Türk Milli kültürünü en çok etkileyen yüce dinimiz İslamiyet olmuştur.GÖK-TANRI (TENGRİ) İNANCI. Eski Türklerin Gök-Tanrı inancında, ebedi ve her şeyin yaratıcısı, olan Tanrı tektir, tek kudret sahibidir ve en üstün olanıdır; can veren ve öldüren Tanrı’dır; savaşlarda ancak Tanrı’nın izniyle zafer kazanılabilir. Orhun Yazıtlarında Bilge Kağan, kardeşi Külteğin’in ölümü üzerine ” Zaman Tanrıya aittir. Biz bu dünyaya gitmek için geldik” demektedir. Türk dünyasını gezen Arap gezginlerden İbn-i Fazlan, Türkler bir kötülükle karşılaştığında başını gökyüzüne kaldırır ve “Bir Tengri” dediklerini yazıyor.BUDİZM: Türklerin bir bölümü tarafından inanılan diğer bir din de Budizm dini idi. 572 tarihinde Göktürk Kağanı Tabo Kağan zamanında bazı Türklerin Budizm’i din olarak kabul ettiklerini kaynaklardan öğreniyoruz. Fakat Budizm, halk tarafından rağbet görmemiş, ancak bazı devlet adamları tarafından benimsenmişti. Bunun için Budizm, Türklerin resmi dini olmamıştı. 840 tarihinde Uygur Türkleri tarafından resmi din olarak kabul edildi.YAHUDİLİK: Musevilik’i kabul eden tek Türk kavmi Hazarlar’dır. Bunu söylerken tabii ki Musevilik’in çok büyük bir olasılıkla siyasal amaçlarla kullanılmak için benimsendiğini belirtmeden geçemeyeceğiz. Zaten saray yöneticileri tarafından kabul edilen bu yeni din halkı hiç bağlamadı. Türk halkının büyük kısmı Gök Tanrı inancına veya Müslümanlığa inanıyordu. Hıristiyan olanlarda vardı. Hazarlar, Museviliği Kafkasya ve özellikle Dağıstan Musevilerinden öğrendiler. Bir ikinci kaynak ise Harezmî Musevileri idi.  Hazarlar, 800’de Museviliği resmi din olarak kabul etiler. Karay Türkleri Musevi hazarların günümüze gelen hatıralarıdır.HRİSTİYANLIK: Dinlerini değiştirip Hıristiyan oldukları halde günümüze kadar dillerini ve kültürlerini koruyan Türk gruplar arasında Gagavuzlar ve Yakutlar yer almaktadır. Uygur Türklerinin bir kısmının, Bizans’la yapılan ticari ilişkiler sonunda Hıristiyanlığı kabul etmişlerdir. Avarlar, Uzlar, Kıpçaklar ve Peçenekler arasında da Hıristiyanlık dini yayılmıştır. 1071’de bu hristiyan Türklerin büyük kısmı Alparslan’ın ordusuna katılarak Müslüman olmuştur.  Tuna Bulgarları ve Macarların Hıristiyanlığı kabul etmelerinden sonra Türk kimliklerini kaybettiklerini biliyoruz.İSLAMİYET: Türklerin İslam diniyle ilişkisi Emevilerin Horasan valisi Kuteybe (705-715) zamanında başladı.  İlk Müslüman-Türk devleti de Karahanlılar değil İdil Bulgar Türkleridir. Sultan Şekkey’in oğlu İlteber Almış’ın, başa geçtikten sonra gördüğü bir rüya üzerine İslâmiyet'i kabul etmesiyle, İdil Bulgar Devletinin resmî dîni İslâmiyet oldu. Almış Han, 920’de Abbâsî halifesine din âlimi ve mimarlar göndermesi için ricada bulundu. Karahanlı hükümdarı Satuk Buğra Han’ın İslamiyet’i kabul etmesiyle de 940 yıllarında Karahanlıların tamamı İslamiyet’i kabul ettiler. 751’de yapılan Talas Savaşında Araplar ve Çinliler Orta Asya’ya hâkim olmak için savaştılar. Başta Karluk Türkleri olmak üzere diğer Türk kavimleri Araplara destek vererek Çinlilerin yenilmesine neden oldular.  Orta Asya'nın Çinlileşmesi Önlenip İslâmlaşma süreci başladı.  Türk-Arap yakınlaşması, Türklerin İslamiyet’e geçmelerine ortam hazırladı. Daha sonra Selçuklular ve Osmanlılar dünya stratejisi içinde en kuvvetli en büyük Türk-İslam devletleri olmuştur. Halifeliğin 1517’de Osmanlı soyuna geçmesinden sonra, Osmanlı Devleti İslam devletlerinin öncüsü durumuna gelmiş ve bu niteliğini 20.yüzyıla kadar sürdürmüştür. Türkleri İslamiyet’e yakınlaştıran en önemli sebep, tevhit inancı olmuştur. Allah'ın birliği inancı Türklerde çok yaygın olan bir inançtı. Din adamlarını huzuruna çağıran Mengü Kağan, "biz tek Tanrı’nın varlığına, onun sayesinde yaşadığımıza ve onun emri ile öldüğümüze inanıyoruz" demişti.Yüce Türk Milleti, İslamiyet’te kendini bulmuş ve çağlar boyunca İslamiyet’in bayraktarlığını yapmıştır. İslamiyet’in evrensel bir din olması, tüm insanlara eşit olarak bakması ve ahret inancı Türklerin Müslüman olmasında çok etkili olmuştur.İslamiyet Türkler için sadece geçmişin değil, geleceğin de dinidir. Türklük ve İslamiyet etle tırnak gibidir. Türklük bedenimiz, İslamiyet ruhumuzdur. 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Spor Haberleri