ÖLDÜRMEYİN YETER!

...

Yine o malum günün eşiğindeyiz. Şehrin her yanını saran plastik bir romantizm, vitrinleri kuşatan kırmızı kalpler ve en derini vaat eden o hediyeler... Kapitalizmin sevgiyi paketleyip barkodladığı o büyük pazarı izliyoruz yine: 14 Şubat.

Restoran masaları aylar öncesinden rezerve edildi, pırlanta reklamları ekranları istila etti. Ancak bu ışıltılı dekorun hemen arkasında, o dev ayıcıkların ve ithal güllerin gölgelediği devasal, sağır edici bir sessizlik var. Sosyal medyada bir kadının, gözlerindeki kırık cam parçalarıyla yankılanan o feryadı kulaklarımda uğulduyor:

"Çiçek de istemiyoruz, hediye de. Dövmeyin, sövmeyin, öldürmeyin yeter!"

Ne büyük bir utanç, değil mi? İnsanlığın en yüce duygusu adına kadehler kalkarken, bu toprakların kadınları en temel hakkını, yani yaşama hakkını dileniyor. Sevginin olduğu yerde korku barınır mı? Sevginin ikliminde morluklar, hakaretler, kırık kemikler ve yarım kalmış hayatlar yeşerir mi?

Açık konuşalım; biz sevgiyi yanlış anladık. Sevgiyi bir mülkiyet ilişkisi, bir tahakküm aracı, bir ele geçirme operasyonu sandık. "Ya benimsin ya kara toprağın" nakaratlarıyla, cinayeti tutkuyla soslayan bir zihniyetin; 14 Şubat’ta aldığı o bir buket çiçek neyi örtmeye yeter?

Daha dün gece ruhunu örselediğiniz, haysiyetini çiğnediğiniz kadına ertesi gün "Sevgililer Günün Kutlu Olsun" demek, ikiyüzlülüğün zirvesi değil de nedir? Şunu artık kafamıza kazımamız gerekiyor:

  • Kadınların bugün pırlantaya değil, adalete ihtiyacı var.
  • Kadınların kırmızı güllere değil, sokakta arkasına bakmadan yürümeye ihtiyacı var.
  • Kadınların özel gün şovlarına değil, yılın her günü insan gibi muamele görmeye ihtiyacı var.

Bir kadının "öldürmeyin yeter" diye haykırdığı bir dünyada hiçbir kutlama samimi, hiçbir hediye temiz değildir. O parçalanmış bakışlar, aslında toplumun felç olmuş vicdanının resmidir.

Gerçek sevgi; korumaktır, saygı duymaktır, her şeyden önce özgür bırakmaktır. Eğer birini gerçekten seviyorsanız, ona verebileceğiniz en büyük hediye, ona sunduğunuz güvenli bir hayattır.

Bu 14 Şubat’ta vitrinlere değil, gerçeğe dönüp bakalım. Çiçeklerin altına gizlenen o şiddeti, hediye paketlerine sığdırılmaya çalışılan esareti reddedelim. Çünkü bir kadının nefesi, dünyadaki tüm pırlantalardan, tüm yakutlardan daha kutsaldır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Kırıkkale Haberleri