“Nasıl geçerdi günler, aylar, yıllar, kitapsız? İpin ucunu kaçırmaz, hastalanmaz, yanmaz mıydık?” Enis Batur
Kulağa nasıl da iddialı geliyor değil mi? Kitap. Öyle bir kelime ki her duyan da farklı bir etki uyandırıyor. Yüzyıllardır herkesin bir derdi var kitaplarla, okumayla. Kimisi çok severken kimi karanlıktan korkan çocuk misali o dünyaya girmek istemiyor. Kimisi okumadığı kitaplardan koca bir kütüphane oluşturuyorken, kimisi de kitap alacak parası olmadığı için kütüphanelere koşuyor. Bir zamanlar kadınların kitap okuması istenmezken, şimdilerde herkes bir koşturma içinde çocuğuma nasıl kitap okutabilirim diye, kız erkek farketmeksizin.
Peki bu okuma eylemi neden bu kadar önemli? Okumasak ne kaybederiz? Ölü Ozanlar Derneği filmini izlemişseniz şu meşhur repliği de biliyorsunuzdur :
-Kitap okuyor musunuz Bay Anderson?
-Okumuyorum, eksikliğini de hissetmiyorum!
-Ama biz hissediyoruz!
Kitap okumaya başladıktan sonra kendinizde olan değişimi siz de farkedersiniz. Düşünceleriniz, kurduğunuz cümleler, hayata bakış açınız zamanla değişir. Okuduğunuz kitaplara ve okuma yolculuğunuza göre tabii. Geçmişten günümüze yaşamış olan tüm dünya liderlerinin hayatını incelediğinizde her birisinin yaşamında kitapların yeri olduğunu görürsünüz. Şu anda dünya devi dediğimiz şirket yöneticilerinin, bilim insanlarının hayatlarını incelediğinizde yine kitapların hep ilk sırada olduğunu fark edersiniz. Bir de yazarlar var tabii. O klasik dediğimiz eserleri, klasik olmayan ama kült kitaplar olarak nitelendirilen eserleri, şimdiye kadar yazılmış tüm kitapları yazan yazarların da hayatında ilk sırada kitaplar vardır. Bu insanlar sadece okumakla kalmıyor, okudukları üzerinde düşünüyor, kendi değerleri ile harmanlıyor, okuduklarından çeşitli çıkarımlar yapıyor ve onları bir çok tespite, buluşa, fikre dönüştürüyor. İşte tüm insanların asıl odaklanması gereken nokta da burası. Yoksa sadece kitapları okuyup bir kenara kaldırmanın, kitaplığınızda gördüğünüzde ne anlattığını bile hatırlamamanın size bir katkısı olmayacaktır. Okuyor muyuz, “gerçekten” okuyor muyuz? Kendimize sormamız gereken soru bu.
İki çeşit okur vardır. Birincisi “alelade okur”: Metin üzerinde hiç düşünmeyen, sadece okuma eylemini yerine getiren okur. İkincisi “profesyonel okur”: Metin üzerinde düşünen, alt metinleri kavramaya çalışan, “Kitap bana ne katıyor?” sorusuyla hemhal olan, bir iz sürücü gibi kitapta geçen her şeyin izini süren okur. Profesyonel okur olmak emek ister, çaba ister ama sizi zirveye ulaştıracak olan da odur. Entellektüel birikiminizi sağlayacak olan, bakış açınızı değiştirip hedefinize ulaşmanıza yardımcı olacak olan odur. Eğer bir kitabı safkan bir okur olarak okursanız, okuma eyleminin size verdiği lezzeti başka hiçbir şeyde bulamaz, kitaplardan vazgeçemezsiniz.
Borges gözleri iyi görmediği halde her gün kitap okumaya devam ediyordu. 90 yaşındaki annesi onun için okuyordu. Cemil Meriç’in gözlerinde ciddi bir rahatsızlığı vardı. Yazıları daha net görebilmek için sandalyesini çalışma masasının üzerine koyuyor ve orada lambaya en yakın yerde kitaplarını okuyordu. Görme yetisini tamamen kaybettikten sonra da vazgeçmedi. Kendisine okunan kitapları dinleyip, analiz edip, yorumlayıp hakkında makaleler yazdı.
Öyle bir çağda yaşıyoruz ki bu hız içinde birçoğumuzun durup da kitap okumaya vakti olmuyor, öyle diyoruz. Tanıdıklarımızın tüm sosyal medya paylaşımlarını tek tek okuyup yorum yaparken, ünlülerin hayatlarında olan biten her şeyi bıkmadan usanmadan okumaya devam ederken kitap okumaya vaktimizin olmadığını söylüyoruz. Tüm magazin programlarını ve dizileri soluksuz izlerken, dizilerle yetinmeyip araya konan ve dakikalar süren reklamları da itinayla, atlamadan izlerken kitap okumaya vaktimiz olmuyor. Bu dert yanmayı şu şekilde yapabilsek çok güzel olurdu, “Okumak istediğim bir çok kitabım var ama bitirmek için vaktim yok.” Şu anda bu satırları okuyor olmanız bu bahanelerin ardına saklanmadığınızı gösterir. Hayatınızda okumaya ayıracak vaktinizin olduğunu gösterir. Bu vakti daha nitelikli hale getirmek ve nitelikli bir okur olmak sizin elinizde. Ben de bu yolculuğunuzda, hakkında yazılar kaleme alacağım kitaplarla size eşlik etmek, minik bir katkı sunmak isterim. Kitapların sihirli dünyasına yapacağımız yolculuk hepimiz için faydalı olur umarım.