SANIK KÜRSÜSÜNDEKİ KAHRAMANLAR
Bu iki nüfus kağıdını taşıyanlar Türkiye de Türk, İran’da İran vatandaşıydı. Bundan dolayı bölge halkı bunlardan çok mustariptiler. Bölge karışıklık altında orgeneral Mustafa Muğlalıyı sıkı yönetin komutanlığına getirilir. Muğlalı paşa işi sıkı tutar, canilere karşı amansız bir mücadele başlatır. Bir takım tedbirler alır. Bu tedbirler arasında Şiirdeki gezici jandarma taburunu bu bölgeye kaydırılması, çobanların silahlanması, gezici ekipler kurulması da vardı. Ayrıca Paşa eşkıyanın sınır ötesine kaçmasını önlemek için elindeki birliklere İran ve Iraka kaçan eşkıyayı takip etme, gerekirse vurma emri verir. 1943 yılında Van Özalp ilçesinin sınır bölgesinde İran’a kaçmaya çalışan bir gurup güvenlik güçleri tarafından sıkıştırılır. Çatışma çıkar ve dur emrine uymayan Kürt eşkıyalardan 33 tanesi öldürülür. Bundan sonra olaylar biraz sükûnete uğrar. Bölge huzur ve sükûn içinde içişleri bakanlığınca bölgede huzur sağlandığı için valiliğe, jandarma komutanlarına teşekkür yazıları yazılır. 20 Aralık 1943 de Vsn ceza evinde yatan İsmail Özay isimli bir mahkûm T.B. M. M. sine yazdığı dilekçesinde: Bu 33 kişinin kaçmalarının söz konusu olmadığını bilerek katledildiklerini iddia eder. Olaydan yaralı olarak kurtulup İran da yaşayan kardeşinin affedilmesini ve olayın tahkikini talep eder. Adalet bakanı genelkurmay başkanlığından konunun adli takibinin yapılmasının talebine karşı Mareşal Fevzi Çakmak’ın verdiği cevap yiğitçedir. Türkçedir: ordu komutanı o günkü şartlarda gereğini yapmıştır, görevini yerine getiren bir kumandanı mahkemeye veremem. Böyle şey olmaz. Fevzi Çakmaktan sonra genelkurmay başkanı olan Kazım Orbay’da aynı tavrı sürdürür. 1945 yılında ikinci Dünya savaşı sona erer. Her şey normale döner. 1946 seçimleri sırasında bu olayı kendi lehlerine oya tahvil etmek isteyen siyasetçiler bu olayı saptırırlar. Bir taşla iki kuş vurulacaktır. İkinci Dünya savaşı sırasında yabancı ajanların kaşıdıkları Kürtcülük çıbanı yeniden kaşınarak olay oya tahvil edilecek, Atatürk’ün yakın silah arkadaşı zor duruma bırakılarak, şuur altındaki Atatürk düşmanlığına dayanan aşağılık duygusu tatmin edilecek, menemen olaylarında yargılamayı yapan kahraman bir asker yargılanarak gerici çevrelere
Menemenin rövanşının alındığının mesajı verilecektir. 1946 seçimlerinden sonra meçlise giren Demokrat partili milletvekilleri bu olayı yeniden meclis gündemine getirdiler. Öne sürülen iddia şu: " çatışma sırasında öldüğü iddia edilen 33 kişi masumdu!. Ve kurşuna dizildiler. Mecliste kıyamet kopar, muhalefet milletvekilleri bu olaydan Cumhurbaşkanı İnönü ve milli savunma bakanı Ali Rıza Altınkol, içişleri bakanı Hilmi Uran'ı sorumlu tutarlar. İktidar ise Demokrat partinin derdinin 33 masum vatandaşının öldürülmesi değil. İnönü iktidarını yıpratmak ve oy toplamak olduğunu söyler. 1943 yılındaki bu olay hakkında meclis araştırma komisyonu kurulur. Komisyon.