Karamanlılar, Türkiye-Yunanistan nüfus mübadelesinden önce İç Anadolu’nun Karaman bölgesinde yaşamış Rum Ortodoks dinine bağlı Türkçe konuşan ve Hıristiyan Türklerdi.Kayseri, Keskin, Konya, Sivas ve Tokat bölgelerinde yaşayan Karamanlılar mezhep olarak Ortodoksluğu benimseyen Hıristiyan Türkler idi. Balkanlar üzerinden Anadolu’ya gönderilen veya Kafkaslar bölgesinden Anadolu’ya gelen Kıpçakların, Oğuzların ve Peçeneklerin soyundan geliyorlardı.Osmanlı vergi kayıtlarında Karamanlılar’ın eski Türklere mahsus adlar kullandıkları ve Aslan, Kaplan, Durmuş, Tursun, Budak, Sefer, Karaca, Karagöz, Kaya, Ayvaz, Bahadır, Pazarlı, Bayram, Beyrek, Devletyar gibi isimler taşıdığı görülürdü.Fatih Sultan Mehmet devrinde Karamanoğlu Beyliği’nin fethinden sonra bu beylik ahalisinden olup İstanbul’un Yedikule semtine iskân edilen Rumlar Rumca bilmeyip Türkçe konuştukları için, Türkçe konuşan Anadolu Rumlarına genel olarak “Karamanlı” adını vermek adet olmuştur.Süreç içerisinde Karamanlılar Yedikule’den Fener, Cibali, Tahtakale, Kumkapı semtlerine ve Rumların yaşadığı diğer mahallelere dağılıp yerleştiler. Karamanlılar’ın büyük çoğunluğu ticaretle uğraşırlardı. Niğde’nin Kurdonos Köyü’nden gelenler sabun tüccarı, Aravan’dan gelenler kuruyemişçi, Uluağaç’tan gelenler kabzımal, Niğde’den gelenler zahireci ve peynirci, Fertek’ten gelenler beratlı şarapçı idiler.Ürgüp’ün Sinasos Köyü’nden gelenler havyar ve tuzlu balık ticareti, Kayserililer ise pastırma ve sucuk ticareti yaparlardı. 1551 yılında İstanbul’a gelen gezgin Nicolas de Nicolay , Karamanlılar’ın Yedikule yakınlarında büyük bir mahallede oturduklarını, geçimlerini ticaret ve zanaatla sağladıklarını, özellikle kuyumculukta ve işletmecilikte çok yetenekli olduklarını belirtir.Nicolay’a göre Karamanlı kadınları hamam ve kilise ziyaretleri dışında, sokağa nadiren çıkarlar. Evlerinde nakış işlemekte ve işlemelerini Kapalıçarşı ve pazarlarda satarlar.Anadilleri Türkçe olan Karamanlılar Yunanca bilmezler, dualarını dahi Türkçe ederler ama Yunan alfabesini kullanırlar ve Türkçeyi de Grek harfleriyle yazarlardı. Karamanlılar, aynı dinden oldukları için de Rum-Ordodoks patriğine tabi idiler.1896’da yayınlanan “Kayseri Mitropoliti ve Malumat-ı Mütenevvia” isimli şiir kitabından alınan bir dörtlük, Karamanlılar’ın bu gizemli yapısını çok güzel anlatmaktadır.“Rum isek de Rumca bilmez, Türkçe söylerizNe Türkçe yazar okuruz, ne de Rumcayı söylerizÖyle karışık yazı biçimimiz vardı kiHurufumuz Yunanca, Türkçe meram eyleriz.”1923 Lozan Antlaşması gereğince Türkiye’de yaşayan 193.000 Karamanlı Hıristiyan Türk, Rum sayılarak zorunlu nüfus mübadelesine tabi tutuldular. Ne yazık ki hiç Rumca bilmeyen talihsiz Karamanlılar Yunanistan’daki yaşama kültürel anlamda uyum göstermekte zorlanmışlar ve yakın zamanlara kadar da evlerinde Türkçe konuşmaya devam etmişlerdir.Aslen Akdağmadeni doğumlu olan “Baba Eftim” isimli Keskin Metropoliti Karamanlı Ortodoks papaz, milli mücadele yıllarındaki vatansever katkılarından dolayı bizzat Atatürk’ün özel izniyle İstanbul’a ailesiyle birlikte yerleştirilerek mübadeleden muaf tutulmuşlardır.O dönemde Baba Eftim kendini şöyle tanıtıyordu. “Ben Türk dostu değil; Türkoğlu Türk Eftim’im.” İlk Türk Ortodoks patriği olan Baba Eftim, daha sonra oğlu Turgut Erenerol ve kardeşi Selçuk Erenerol’dur.T.B.M.M ilk dönem milletvekillerinden aslen Bodrum’lu olan İstamat Zihni Özdamar Ortodoks Türk, Karamanlı kökenlidir.Türkçe’de 12 ağızdan biri olarak bilinen ve “Karamanlıca” ağzıyla konuşan Karamanlılar öz be öz Türk’türler. Din dışında Türk halkıyla özdeşleşmiş idiler. Karamanlılar konusunda XVIII. yüzyıldan başlayarak Türkiye ve Avrupa’da birçok kitap yazılmıştır. ( Kaynak, Prof.Dr. Orhan TÜRKDOĞAN, Günümüzde Karaman ve Hazar Türkleri)
Karamanlı (Ortodoks Hristiyan) Türklerin dramı
Karamanlılar, Türkiye-Yunanistan nüfus mübadelesinden önce İç Anadolu’nun Karaman bölgesinde yaşamış Rum Ortodoks dinine bağlı Türkçe konuşan ve...
İlk yorum yazan siz olun